You can enable/disable right clicking from Theme Options and customize this message too.



Book Online

* Please Fill Required Fields *

“Teşekkür ederim.. Sanırım!”

dungeons and dragons, modül, role play, Ruins of Themalsar, serenity home, tarihçe, the plot thickens / 1 Comment / 14/09/2019

Timeline: Grup, Themalsar zindanlarının altındaki mağarada buldukları çok uzun bir tünelin sonunda, içinde ‘uyumakta’ olan ölüler, hayaletler ve devasa bir Otyugh’un da olduğu bir odaya ulaşmıştır.

Grup, ölüleri, hayaletleri ve Otyugh’u uyandırmadan odanın karşı tarafındaki tünelden sessizce geçmeye karar verir. Bu hikaye, grup tam odadan geçmek üzereyken, Mersoul ile Darly arasında geçmektedir.

 

Merisoul: “Pşşt, Daarliiii..”

Darly temkinli bir şekilde Merisoul’a bakar: “Ummm.. Efendim Soul?..”

Merisoul: “Sana minik bir bilmecem var.”

Darly bir kaşını havaya kaldırarak: “Sor bakalım..”

Merisoul: “Alfabetik sırayla; Aager, Inshala ve Bremorel..”

Darly: “Saydıkların alfabetik sırada değiller!”

Merisoul: “Sen öyle san!”

Darly: …

Merisoul: “Bunların arasındaki ortak şey nedir?”

Darly: “Ummm.. bilmem.”

Merisoul: “Hadi ama.. bi düşün:

Inshala, Aager’i hiç sevmez. Aralarındaki münasebet (Inshala’nın sesini taklit ederek) “sen iyi biri değilsin”, ile sınırlı. Aager bunu umursamaz gibi görünsede gerçekte buna gıcık olur.

Bremorel, Inshala’dan uzak durur çünkü onun hafif kaçık olduğunu düşünür – ki bence de haklı!

Bremorel’in Aager’le işi olmaz. Bugüne kadar konuştuklarını bile hiç görmedim.

Sence geriye ne kalıyor?”

Darly: ” ..ben?!”

Merisoul: “Eveeeet!”, der gülümseyerek.

Darly: “Shit!”

Merisoul: “Çok ayıp ama isabetli! Ancak daha spesifik olmak gerekirse, sana olan nefretleri..”

Darly: “Bunu neden söylüyorsun ki bana şimdi? Zaten biliyorum..”

Merisoul küçük omuzlarını silkerek: “Ama bilmediğin şey, seni buradan canlı çıkarmayacakları.”

Darly hafiften tırsak bir sesle: “Bu mümkün değil. Moira, Lady Magella, Lorna ve hatta Udoorin bile buna asla izin vermezler..”

Merisoul: “Darliii.. Daaarliiii.. Çok şirinsin ama bazen bir o kadar da kalın kafalı olabiliyorsun! Sence bu üçü bir araya gelip sana birşeyler yapmak isteseler, bunu Lady Magella ve Lady Moira’nın gözleri önünde mi yaparlar?

Büyük ihtimal Lorna da bu duruma karşı çıkar çünkü kendisi de en az Lady Moira kadar hanımefendi bi kız.. Ne var ki şu sıralar biraz dikkati dağınık ve bu da onu içine kapanık biri haline dönüştürmüş durumda. Senin anlayacağın, muhtemelen başına gelecekleri fark bile etmez. Udoorin’in kafası ise kaf dağında ve gerçekte sen onun için bir sorunsun ve Udoorin sorunları ve komplikasyonları sevmez. Ayrıca onun.. da başka dertleri var.

(Gnine’ı kastederek) Bücür, amcasına yaptıklarından dolayı her an patlamaya hazır durumda. Pratik anlamda dile getirmem gerekirse, seni patlatmaya hazır durumda! Sana baktığında bile elleri kaşınıyor olmasa, eminim bu konuda onu da aralarına alırlardı..

Laila ise zaten Bremorel’in kuzeni.”

 

 

Darly panik içerisinde: “Ama ben gerçekten masumum! Biraz daha zamana ihtiyacım var o kadar. Tamamını olmasada, çoğunu ikna edebileceğim den eminim..”

Merisoul: “Daarliiii.. o gemi çoktan iskeleden ayrıldı.. O şirin, beyaz gelinciği öldürdüğünde, aslında bütün ikna planlarını da öldürmüş oldun. Ve bunun farkına varmayan tek kişi de sensin..

Ben bile öldürmek istedim seni o an.. Seni benden kurtaran tek şey, seni öldürmek ile gelinciği kurtarmak arasında yaptığım tercihten dolayı kaybetmiş olduğum fırsattı.. ”

Darly iyice rahatsız olmuş bir ifadeyle: “Madem beni öldürmek istiyorsun, bunları neden anlatıyorsun bana?”

Merisoul biraz içli bir şekilde: “Seni kendime saklamayı düşünüyordum ama iyilik yapmaya mahkumun! Beni, o gece seni öldürmektense gelinciği kurtarmaya zorlayan mahkûmiyet, şimdi de seni ölüme terk etmektense kurtarmaya zorluyor..”

Darly, tam bir kaçık ile muhatap olduğunun farkındalığı ile terlemeye başlar.

Merisoul: “Şimdi beni iyi dinle. Bu önümüzdeki mağaradan geçerken herkesin dikkati başka yerde olacak. Bu da senin için harika bir fırsat bence..”

Darly: “Fırsat? Ne fırsatı?”

Merisoul: “Kaçman için tabii ki..”

Merisoul, içinde yiyecek, içecek, bazı değerli taşlar, mücevherler ve kitaplar olan bir bohça çıkartır ve Darly’ye uzatır.

Merisoul: “Al bunları..”

Darly: “Nedir bunlar?”

Merisoul: “Sana hazırladığım yolluk..”

Darly bohçanın içine bakar: “Bu kitaplar da neyin nesi?!”

Merisoul: “Yolda tek başına yalnızlık çekersen okuman için..”

Darly: …

Merisoul hafif burnunu çekerek: “Lorna böyle şeyleri seviyor sanırım, iki oturumda beşini de bitirdiğine göre.. ama pek benim tarzım değil. İçinde, şer bir varlığa karşı mücadele veren bir grup kahramanı anlatan yarı romantik hikayeler oldum olası bana pek inandırıcı gelmemiştir.. ama bu konumuzun dışında.

Önemli olan, grubun senin yokluğunu fark ettiklerinde herşeyi bırakıp peşinden gelmelerini engellemek için..”

Darly: “Nasıl yani?”

Merisoul: “Bugüne kadar kaç tane okumak için kitap çalan “suçlu” gördün hayatında?”

Darly: “Ummm.. pek yok sanırım.”

Merisoul: “Kaçmakta olan biri, çalmış olmak için kitap çalmaz çünkü kitaplar hantal ve ağırdırlar. Sadece okumak için kitapları aldığını sanacaklar -çünkü onlara bunun böyle olduğunu ben söyleyeceğim- dolayısıyla da senin için iyi şeyler düşünecekler. Çünkü kitap okuyan çocukları herkes sever! Bu da lehine işleyecek.”

Darly, Merisoul’un dile getirdiği akıl almaz olduğu kadar, fevkalade ince düşünülmüş mantık karşısında ağzı açık kalmış ve şaşkına dönmüş bir şekilde: “Sen.. pek de göründüğün gibi biri değilsin. Keşke çok daha önceden tanışmış olsaydık..”

Merisoul’un uhrevi güzellikteki yüzünde büyük bir kayıp ve derin bir hüzün ifadesi belirir. Minik kırmızı dudakları ise acı bir gülümsemeyle burkulur: “Çok daha önce tanışmış olsaydık, muhtemelen önce seni kullanır, sonra da ruhunu yerdim!”

Arkadan bir yerden Moira’nın fısıltılı sesi yankılanarak duyulur: “Soul, haydi, sıra sende. Bree’nin yaptı sessizlik büyüsü daha fazla dayanmaz.”

Merisoul arkasına doğru: “Geliyorum”, diye seslenir, sonra Darly’ye döner: “Hadi git.. Kaybol!”, diye tıslar.

Darly usulca kalkar, bir an duraksar, sonra beklenmedik bir şekilde Merisoul’a sarılır ve kulağına fısıldar: “Teşekkür ederim.. sanırım”, der ve karanlıkta kaybolur gider.

Merisoul döner, yüzünde hafif bir gülümsemeyle, birazda arkasında kaçmakta olan Darly’yi gizlemek amacıyla, kanatlarını bütün tüneli kaplayacak şekilde açar ve mağaranın ağzına doğru koşar. Mağaraya tek adım kala zarif bir hareketle havaya sıçrar ve büyülü alanın üstünden, etrafındaki uyuyan hayaletler kadar sessizce süzülerek geçerken küçük yumruğunu havaya çakarak, “Yeshh!”, diye sessizce haykırır..

 

 

 

 

< önceki | sonraki >

1 Comments
  • deja nim / November 22, 2019 / Reply

    Bu hikaye, uzun soluklu ve biraz da oyun dışı yazdığım ilk hikaye idi. Yazarken hem Merisoul Xyrotwu’nun karakterini doğru bir şekilde canlandırmak, hem de onun eşsiz olduğu kadar da dolambaçlı bakış açısını sergilemek istedim ve yazarken de çok eğlendim.

    Ve tabii, Darly Dor’u da, onu oynatan arkadaşın çizdiği tipe uygunluğunu da korumam gerekiyordu.

Leave a reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.