You can enable/disable right clicking from Theme Options and customize this message too.



Book Online

* Please Fill Required Fields *

Timeline: Grubun, Themalsar harabelerine girmiş olmaları üzerinden kısa bir zaman geçmiştir. Bu hikaye, Merisoul Xyrotwu, Darly Dor ve Lorna Feymist ile karşılaşmalarından kısa bir süre sonra gerçekleşmektedir.

 

Neredeyse herkes, uzun ve kanlı bir savaştan sonra yorgun, kirli, kan ve ter içerisinde, oldukları yere çökmüştür. Buna istisna oluşturan iki kişi ortalıkta dolaşmaktadır.

Lady Magella teker teker bir yandan herkesin aldıkları yaraları temizleyip sararken, bir yandan da onları dikkatsizliklerinden dolayı azarlamaktadır.

Diğer istisna ise Aager’dir. Elinde kanlı bir bıçakla, yerde yatan cesetlerin öldüklerinden emin olmaktadır!

Udoorin, Aager’e yüzü buruşuk bir ifadeyle, “Lütfen keser misin şunu?! Öldüler işte!”, diye oldukça sesli bir şekilde homurdanır.

“Lütfen sen de öldürürken düşmanı dörtten daha az parçaya ayırır mısın? Şuna bak! Kafasını kesmişsin, göğsünü yarmışsın, yaratığın bir eli, bir kolu, bir bacağı ve bir de ayağı eksik!”, diye hırlar Aager.

Udoorin, arkada oturmuş grubun diğer üyelerinden birine doğru hızlı bir bakış atar, yüzü kızarır ve Aager’e diklenme hatasında bulunur; “Vurdum ve ölmedi. Ne yapsaydım yani? Beni geçip arkadakilere zarar vermesine izin mi verseydim?”, diye kendisini biraz fazla cesurca savunur.

Aager istifini hiç bozmaz, ancak önündeki son cesetle işini bitirdikten sonra Udoorin’e döner. “Yaratığın başını kesip göğsünü yardıktan sonra geri kalan parçalarının seni aşıp da arkadakilere nasıl zarar verebileceğini düşünemiyorum. Deniyorum ama bunun olası olduğu bir senaryo bir türlü gelmiyor aklıma”, der soğuk bir sırıtışla. Ve sonra acımasızca ekler, “..ama herkesin hafızasında kalıcı travmalar bıraktığına eminim.”

Udoorin’in yüzü kararır. “Herkesin tarzı farklıdır!”, diye kendisini savunmakta ısrar eder.

 

 

Aager işaret parmağı ile yerdeki ‘bütün’ olan cesetlerden birini gösterir; “Moira; boğazda bir inçlik, kılıçla yapılmış kesik! Tertemiz.” Bir başka bütün cesetlerden birine işaret eder; “Alnında bir delik. Laila. Tek atış. Beyin fonksiyonlarını anında bitirmiş. Temiz.”. Ardından kalan diğer cesetlere işaret ederek; “Bremorel; kalbe isabet etmiş bir kılıç. iki buçuk inç derinliğinde. Yanık delikler, Gnine. Arkadan, böbreğe isabet etmiş bir darbe, Darly. Kafatasının arkasındaki soğancığa atılmış bir çizik, ben. Yarım inç..” Sonra tekrar aynı cesetleri göstererek; “Temiz, temiz, temiz, temiz!”

Gözlerini kısarak Udoorin’e feci bir bakış atar, “Ortada eli, kolu, bacağı ya da başı eksik en az yedi ayrı ceset var. En az diyorum çünkü parçaları kafamda bir araya getirdiğimde, artan parçalar var!.. Eksiği anlarımda, ARTMASI NEDİR?!”

“Sen ve o salak kız.. Bir tane bile temiz iş çıkartamamışsınız.”

Udoorin, profesyonelce yapılmış bu teknik analiz karşısında yüzü biraz daha kararır. Ama Aager’in son sözleri, gözlerinin kısılmasına ve topuklarından ensesine kadar bir hiddetin yükselmesine sebep olur.

“Hangi kız dedin?”, diye fısıldar soğuk bir şekilde.

Aager, Udoorin’in hiddeti karşısında oralı bile olmaz. Yerde yan yana yatan üç cesedi gösterir. “Şuna bak. Apış arasından saç hizasına kadar tek, bir yardalık otopsi açılımı.. EVET YARDA DEDİM! Üçü de aynı. Apış arasından saç hizasına. Hepsi de aşağıdan yukarı doğru. Bu ne anlama geliyor biliyor musun?”

“Hepsinin aynı şekilde öldüğü?”, diye burnundan solur Udoorin.

“Aferim. Eminim baban, senin bu gözlem yeteneğinle gurur duyardı!”, der Aager büyük bir hiciv gösterisiyle.

Udoorin’in yüzü iyice kararır.

“Ben sana söyleyeyim görmemekte ısrar ettiğin şeyi; hepsinin, AMA HEPSİNİN, ölmeden önce ilk ve son hissettikleri şey, ilk kesilen yerleriydi!”, der Aager ekşi bir şey yemiş gibi dudaklarını bükerek.

Udoorin bir an Aager’in ne demek istediğini anlamaya çalışır. Sonra birden “Ooooooof!”, diye ayılır. Yüzünde, sanki kendi canı yanmışcasına bir ifade oluşur ve doğal koruma içgüdüsüyle iki eliyle de önünü kapatır.

“İşin kötü yanı, üç cesette de aynı yara izleri mevcut. Belli ki kızın bildiği tek saldırı tekniği bu.”

Udoorin defansif bir şekilde, “Olabilir. Ama etkili olduğu kesin.”, der. Sesinde saklayamadığı bir gurur vardır. Udoorin’in sesindeki bu ayrıntı Aager’in dikkatinden kaçmaz; “Olm sen salaksın!”, der ve acımasızca ekler, “Kız mızrak mı kullanıyor, süpürge mi, belli değil!” ve Udoorin’in itiraz etmesine fırsat vermeden Aager konuyu kapatır; “Görüyorum ki bana laf yetiştirecek kadar enerjin var.. Güzeeeel.. O zaman gel ve eserlerinizi toplamama yardım et. Burada dinleneceksek, bu cesetlerin buradan gitmeleri gerekiyor.”

Udoorin, Aager’e pis bakışlar atarken Aager ise ona yakıcı bir sırıtışla karşılık verir, “Sen başları, elleri, kolları, bacakları, ayakları ve hazır başlamışken, kızın geride bırakıp, kaldırma zahmetinde de bulunmadığı kadavraları toplarsın. Gerisini ben hallederim.”

 


 

Frostmourne

 

< önceki | sonraki >

1 Comments
  • deja nim / January 2, 2020 / Reply

    Oyun esnasında atılan zarlara tekabül eden savrulan baltalar ve kılıçlar, atılan oklar, saplanan bıçaklar ve yapılan büyüleri ve bunların açtığı kesikleri ve yaraları canlı, anında ve doğaçlama anlatımı ve hepsinin takibi ciddi konsantre isteyebiliyor. Ama iş bittiğinde ve oyuncular yaralarını sarmak, dinlenmek ve harcadıkları büyüleri tekrar ezberlemek için “Burada dinlenelim”, dediklerinde geçen sekiz saatte ne oluyor, bunu canlandırmak istedim.

    Yazdığım bu ve bunu takip eden “Voiceover” hikayelerinde gerçekleşen komik olayları biraz geliştirdiğim doğru. Ancak Udoorin ile Lorna arasındaki “kokma” yanlış anlama durumusu gerçekten oldu ve Udoorin’i oynatan arkadaş, sağolsun, hepimizi gösterdiği tepkilerle çok eğlendirdi.

Leave a reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.