You can enable/disable right clicking from Theme Options and customize this message too.



Book Online

* Please Fill Required Fields *

A Bard’s Tale II, “Bremorel”

dungeons and dragons, duygusal, karakter analizi, komedi, role play, serenity home, tarihçe / 1 Comment / 18/12/2019

 

Timeline: Bu hikaye “Hiç Biri” ile yaklaşık aynı zamanda gerçekleşir.

 

Yeni NPC’ler:

  • Thokan Silversong: Serenity Home kasabası müzisyeni (human, yaş 56, bard)
  • D.D. Dexter “Raptor” Summersong: Thakon Silversong’un öğrencisi (half elf, yaş 28, bard)
  • Thomas Dimwood: Serenity Home kasabası tapınağının en kıdemli bakıcısı (human, yaş 21, cleric)
  • Moorat Maelstrom: Serenity Home kasabasının iki Master Ranger’larından biri ve Bremorel’in efendisi. (human, yaş 56, ranger)
  • Davien Hart: Serenity Home kasabasının iki Master Ranger’larından diğeri ve Laila’nın efendisi. (half elf, yaş 64, ranger)
  • Arthandos Yuleman: Serenity Home kasabası belediye başkanı (human, yaş 62)
  • Standorin Shieldheart: Serenity Home şerifi, Udoorin’in babası (human, yaş 56, fighter)
  • Demos Lightshand: Serenity Home tapınak bekçisi (human, yaş 102, cleric)

 

Şölende Laila ile dans edebilmek için onu kuzeninden ayırması gerektiğini anlayan kişi, kasaba müzisyeni Thokan Silversong‘un umut veren öğrencisi D.D. Dexter “Raptor” Summersong isimli genç bard’dır.

Bu fikrin uygulanması için önce Bremorel’in, Laila’dan uzaklaştırılması gerekmektedir ve D.D. Dexterbunun için arkadaşı Thomas Dimwood’dan yardım ister. Dimwood fazla itiraz edemez ve bombanın üstüne atlayarak kendisini feda eder; Bremorel’e korku içerisinde yaklaşır ve onu dansa kaldırır.

D.D. Dexter Summersong, iyi giyimli, yakışıklı, düzgün diksiyonlu, harika, dolgun bir sese sahip karizmatik bir gençtir.

Onun arkadaşı Thomas Dimwood ise, Serenity Home’un kuzeyindeki engin ormanların Dimwood bölgesindendir. Ailesi seyahat esnasında yağmacı orc baskıncılarına kurban gider ve hem yetim, hem de öksüz kalmış ve kasaba tapınağına bağlı yetimhanede büyümüştür.

Gerçekte Bremorel’in geçmişi de Thomas’dan çok da farklı değildir. Bremorel’in ailesi de aynı orc çapulcuları tarafından Thomas’ın ailesinden sadece bir hafta arayla öldürülmüştür. Thomas’dan farklı olarak Bremorel, tapınağa veya yetimhaneye sadece çok soğuk havalarda uğramıştır. Vaktinin çoğunu ya kuzeni Laila ile ormanda, ya Laila’nın evinde ya da sadece ormanda, kuzeni ile yaptığı ağaç evinde takılarak geçirmeyi tercih etmiştir.

On iki yaşında, birini hastanelik edecek şekilde üç çocuğu fena halde dövdükten sonra, şerif olaya el koymuş ve Bremorel bir hafta nezarette kalmış ve bu şekilde Serenity Home kasabası tarihinde nezarete atılan ilk çocuk olma ünvanını kazanmıştır.

O güne kadar, haftada ortalama üç kavgaya karışan genç kız en sonunda, geçmiş günahlarına kefaret olarak Hunt Master Moorat Maelstrom’un yanına verilir.

İki yıl önce ise LailaHunt Master Davien Hart’ın yanına verilmiştir.

Thomas Dimwood, genç yaşında yetimhaneye keyfince gelip giden bu kızdan çok etkilenmiş ama ondan çok da korkmaktadır. Onun dikkatini nasıl çekerim diye düşünürken aklına Bremorel’in kuzeni gelir ve ondan kendisine bu konuda yardımcı olmasını istemek için gittiğinde, kötü bir şanssızlık eseri o anda genç Udoorin, Laila’ya yeni duyduğu ve ne anlama geldiğini bilmediği bir laf etmiş ve onun faturasını ödemektedir. İki kız arasında yediği yumruk, tekme, tırmık ve ısırıklar karşısında yerde kıvranan Udoorin’den hıncını alamayan Bremorel, arkadaşına yardıma geldiğini sandığı Thomas’a dalar. Thomas, sessiz, sakin ve efendi bir çocuktur ve o güne kadar hiç kavga etmemiştir. Bremorel’in ilk yumruğu onu duvara çarpar, ikinci yumruğunu ise hatırlamaz bile. İki gün sonra hastanede uyanır!

Bu olaydan sonra, zincirleme birkaç şey gerçekleşir:

  1. Udoorin bir daha asla Laila’ya bulaşmaz.
  2. Udoorin bir daha asla anlamını bilmediği küfürleri kullanmaz.
  3. Udoorin bir daha asla küfür kullanmaz.
  4. Udoorin kızların, erkeklerde olduğu gibi adil dövüşmediklerini öğrenir.
  5. Udoorin eve döndüğünde babasından hayatındaki ilk ve tek dayağı yer ve ertesi gün, yüzünde koca bir el iziyle Laila’nın evine gelir ve onun babasından da, Laila’dan da özür diler.
  6. Udoorin başta Bremorel’den uzak dursada, Laila ile arkadaş olur ve zamanla Bremorel ile aralarındaki buz da çözülür ve onunla da arkadaş olur.
  7. Bremorel, Serenity Home tarihinde nezarete atılan ilk çocuk olur.
  8. Bremorel bundan kısa bir süre sonra Hunt Master Moorat Maelstrom’un yanına verilir.
  9. O günden sonra Thomas, Bremorel’i bir daha görme fırsatı elde edemez.

 

Aradan yıllar geçer ve şölen gecesi D.D. Dexter kuzenleri ayırma planını yaparken gerçekte Thomas Dimwood, Bremorel’i dansa kaldırmaya gönüllü olur!

Dans esnasında Thomas, Bremorel’i herkesin partnerine yaptığı gibi döndürmeye kalkar ama Bremorel buna sessizce itiraz eder ve kendisi yerine Thomas’ı döndürdüğü gibi bir de onu yere çalar..

Utanç ve acı içerisindeki Thomas’ı Lady tamir eder ve ona, imkansızlıklar karşısında pes edip etmeme tercihinin, bilgelik yolundaki ilk adım olmasıyla ilgili mutlu bir vaazda bulunur.

Thomas şölenden ayrılır. Tam bir yenilgi içerisinde tapınağa geri dönerken, gecenin karanlığında Merisoul Xyrotwu ile pek de tesadüfi olmayan bir karşılaşma yaşar.

Uhrevi güzelliğe sahip olan bu succubi melezi karşısında Thomas’ın hiçbir şansı yoktur.

Merisoul, teknik detaylara imtina gösteren biridir ve onun gözünde bu çocuk ‘atılmıştır’ ve ‘reddedilmiştir’, dolayısıyla da adil bir avdır.

“Merhaba şeker çocuk”, diye fısıldar Merisoul büyülü sözlerle. Thomas, olduğu yerde çivilenmiştir..

“Yoksa istemediler mi seni.. Çok ayıp!”, diye ekler Merisoul, alt dudağını pörtleterek.

Thomas, karşısındaki kıza alık alık bakar.

Merisoul “Seni istemiyorlarsa ben alırım. Sen hiç üzülme. Birlikte çok eğlenece—”, derken bir yandan ona doğru uzanır..

Şölen dolayısıyla kimse Merisoul’un beklenmedik, acı dolu çığlığını duymaz ve hemen ardından çakan, tek dal yıldırım’ı da görmez.

Thomas, tam anlamıyla yerle bir olmuş, acı içerisinde kıvranan yaratığa bakar ve nezaketle “Hanımefendi, iyi misiniz?”, diye sorar.

Merisoul, kömür olmuş bir kolunu, yamulmuş bedeninden ayırır ve ‘Burada görülecek bir şey yok. Lütfen devam ediniz!”, der gibi sallar.

Thomas döner ve gider.

Merisoul şanssızlığına lanet eder. Çocuğun bir tapınak görevlisi olduğunu, dahası, tapınağın koruması altında olacak kadar da güçlü bir inancı olabileceğini hiç düşünmemiştir..

Acı içerisinde bu durumdan nasıl kendisini kurtaracağını düşünürken biri gelmiş, tepesinde durmaktadır.

 

Bremorel, elinde çeliği buzla kaplanmış kocaman kılıcıyla Merisoul’a acımasızca bakmaktadır. “Farkındasın değil mi? Seni şuracıkta öldürsem kimsenin haberi bile olmaz, seni küçük şırfıntı!”

Bremorel’in gözleri manyak bir ateşle yanmaktadır.

“Sana iyi niyetle gelmiş genç, bakir bir erkeği herkesin içinde kaba gücünle yerden yere vurarak rezil ettin. Sonra da onu başından savdın. Sen onu bitirmekle kalmadın. Sen onu kırdın! O artık adil bir av..”, diye mırıldanır Merisoul, yüzükoyun tüttüğü yerden.

“Ben onu kırdım çünkü sırf beni dansa kaldırdığı için havalara girdi. Ben kolay lokma değilim ve aradan geçen yıllar ona bu dersi öğretmemiş belli ki.”, diye burnundan solur Bremorel.

“Belli ki..”, diye onaylar Merisoul, kıvrandığı yerden. “Senin kolay lokma olmadığını herkesin bilmesi çok önemli olmalı. Kaç yaşındasın sen, sekiz mi?.. Ama dert etme. Ona dokunduğumda olay benim için bitmişti zaten..”, diyerek avucunu açıp Bremorel’e gösterir.

Bremorel önce kuşkuyla, sonrada şaşkınlık içerisinde Merisoul’un avucuna bakar.  İblisin yanmamış neredeyse tek yeri avucunun içidir ama orada da stilize edilmiş gülü andıran bir mühür vardır. Mühür hala turuncu, kor ateşle tütmektedir!

Bremorel kaşlarını çatar. “Nedir bu?”, diye sorar.

“Bu.. bu aşkın mührüdür. Bizden biri, gerçek aşkın koruması altındaki birine musallat olduğumuzda şanslıysak sadece yanarız ve bunu aylarca taşırız. Şanssızsak zehirleniriz ve günlerce, bazen de haftalarca yatalak kalırız.. Çocuk aşık, sen salaksın ve ben de faturasını ödeyen aptalım!”, diye inler Merisoul.

Duydukları karşısında Bremorel’in bütün hiddeti kaybolur. Düşünceli bir şekilde baş parmağı ile alt dudağını kaşır. Sonra Merisoul’a yukardan acımasızca bakar ve “Müstahak sana!”, der.

Merisoul’dan kırık bir kıkırdama sesi gelir. “Daha değil!”, der ve gök yüzünden görünmez dev bir yumruk iner ve büyük bir gümlemeyle etrafa simsiyah tüyler saçarak Merisoul’u yerin dibine geçirir..

Kırılmış kaldırım taşları ve etrafta uçuşan yanık tüylerin ortasında açılmış bir çukurun içinden Merisoul’un boğuk, çatlak ve yenik sesi duyulur; “Şimdi.. oldu!..”

Bremorel, umarsız, hınç dolu bir kinle çukurun üstünden atlar ve arkasına bile bakmadan, izcilere özgü bir hızla tapınağa doğru koşar. ‘Belki o salağı ikinci bir dansa ikna edebilirim’, diye geçirir içinden. Sonra kaşlarını çatar, dişlerini sıkar ve haşin, kararlı bir sesle kendi kendine söylenir; “Ya da edemem.. ama benimle dans edecek!”

 

✱ ✱ ✱

 

 


 

 

< önceki | sonraki >

1 Comments
  • deja nim / December 4, 2019 / Reply

    Bu hikaye, ileride devamı geleceğini umduğum karakter geçmişlerini, gelişimlerini ve bugüne yansımalarını anlatan ve oyun esnasında bahsedilip adı verilmeyen NPC’leri biraz daha ayrıntılı olarak ele alıp oyuncular üzerindeki etkilerini anlatan kısa hikayelerden ilkidir. Bu hikayede Udoorin, Laila, Bremorel ve bazı kasabalıların geçmişleri gözden geçirildi.

    Merak edenler için; Merisoul, Thomas’a deydiği anda önce eli mühürlenir ve yanar sonra da tapınağın koruması dolayısıyla tepesine yıldırım düşer. En sonuncusu da anlaşma yaptığı gök varlığın cezasıdır. Merisoul için pek de iyi bir gece değildir..

Leave a reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.