You can enable/disable right clicking from Theme Options and customize this message too.



Book Online

* Please Fill Required Fields *

 

Timeline: Şölen bitmiş, grup ertesi gün belediye başkanı, şerif ve bazı anahtar belediye konsül üyeleriyle özel bir toplantı yapar. Toplantı sonucunda bazı gerçekler ortaya çıkar ve grubun ivedilikle büyük Arashkan şehrine gitmek için yola çıkmaları gerekir. Kaçınılmaz ayrılık vakti gelmiştir.


Bu hikaye “Hiçbiri..” ve “A Bards Tale I “Bremorel”” den sonra yer alır.

 

Moira, Lady’ye yaklaşır, üzerindeki ağır zırhtan dolayı büyük bir gürültüyle tek dizi üzerine çöker ve ona hürmetle “Lady Magella, şahsıma gösterdiğiniz sabır ve anlayıştan dolayı size minnettarım. Büyüklüğünüzü asla unutmayacağım. Beraber geçirdiğimiz süre boyunca bilgeliğinizle hep yolumu aydınlattınız ve bana varlığınızla güç verdiniz. Siz her zaman inancımın miğferi olacaksınız.”, der ve ona sarılır. İkisininde gözleri dolmuştur.

Lady ise Moira’ya sadece “Kendine iyi bak kızım.”, diyebilir.

Araba sallanır ve Lady kendisine gelir. Aylarca uzaktan gelen bir kızın kendisini bu denli etkilemiş olmasını fazla yadırgamaz. İnançları onu bu güne kadar hep yeni şeylerle karşılaştırmış ve yeni zorluklarla sınamıştır ama nedense bazıları ona diğerlerinden çok daha ağır gelmektedir.

Başını kaldırır ve gökyüzüne bakar. Gün, olağanüstü bir şekilde güzeldir. Masmavi gökyüzünde kuşlar uçuşup dururken kendisini bir deli kıza bu kadar bağlamış olmasına yine de hayret eder ve onu bir şekilde yalnız bırakıp göndermiş gibi hissetmektedir. ‘Bizsiz ne yapacak şimdi?’, diye hayıflanır içinden.

Whimsi Lola, Jay’in sırtına bağladığı sarmaşıklardan ve ince dallardan yaptığı ve daha çok avuç büyüklüğündeki bir sepeti andıran semerin içine oturmuş çılgınca bir hızla, naralar atarak kuşların arasına dalar ve kahkahalarla yeni bir sorti için yükselir..

Moira döner ve Lorna’ya bakar. Aralarında sessiz bir konuşma geçiyormuş gibi birbirlerinin gözlerine bakarlar sonra Moira ona da sarılır ve kulağına fısıldar; “Gün gelir ve seni geri almazlarsa, evim evindir.. Bari Na-ammen seni geri istemeyecek kadar basiretsiz ise, Durkahan seni seve seve alır zira bizim bir prensesimiz hiç olmadı..”

Lorna, semerine yan oturmuş, her zamanki sessizliği ile düşüncelerine dalmıştır. Harika bir gündür ve sürdüğü doru kısrak bile biraz heyecanlıdır ama kızın içinde bir ürperti vardır ve bu duygudan bir türlü silkinemez. Yanındaki iri yağız aygırın sırtındaki koca adam ona doğru eğilir ve sessizce “İyi misin?”, diye sorar.

Lorna, içindeki ürpertiye rağmen yine de Udoorin’e gülümser. “Teşekkür ederim sevgili Dorin”, diye geri fısıldar. “Karşılaştığımız günden beri bana hep iyi oldun, bunu hak edecek bir şey düşünemesem de..”

Udoorin biraz kızarır. “Leydim.. Lorna. Sana.. Sana iyi davranmadım. Sadece hak ettiğini düşündüğüm şekilde davrandım. Yaptığım ayıpları hor görmedin ve beni itelemedin. Bunun.. bunun sebebinin her zaman benimkiyle aynı olmasını umut ettim. Sen.. sen, seni yargılayanların hep ötesinde kaldın ve onları da hor görmedin. Bu yolculuğumuz bizleri nerelere götürür bilemiyorum ama.. ama işimiz bittiğinde seninle geri gelmeyi çok isterim.”, der. Udoorin fevkalade ciddidir teklifinde.

Bu sefer Lorna da biraz kızarır. “Bu yolculuk çok uzun sürecek. Bunu içimde hissedebiliyorum. Bir şey var. Yaklaşıyor. Korkunç bir şey. İsim veremiyorum çünkü daha bir adı yok. Ama geliyor. Bu yolculukta nelerle karşılaşırız bilmiyorum ve hayatta kalabileceğimizden bile emin olamıyorum. Ama gün gelirde bir şekilde şerefimiz ve onurumuzla geri dönersek ben de bunun seninle olmasını isterim.”, diye yumuşak bir sesle cevap verir.

‘Şeref ve onur’, diye mırıldanır Udorin.

Moira, Lorna’nın hemen yanında duran Udoorin’e döner ve ona resmi bir üslup ile “Samdorin ve Daniella oğlu Barbadorin ve Katishka oğlu Standorin ve Limnia oğlu Udoorin.. Tanıdığım birçok şövalyeden daha üstün bir şerefin var zira bana kafa tuttun ve kazandın! Seninle tanışmak ve yan yana çarpışmak benim için bir onurdu.”, der ve ona elini uzatır.

Udoorin biraz kızarır ama hiç istifini bozmadan, “Lord Paladin Delia Karakash Hooman ve Lady Alisia Sivara kızı Lady Moira Alisia Jean Hooman.. gerçek onur benimdi. Varlığınız, asaletiniz ve gösterdiğiniz cesaret ile bana örnek oldunuz. Sizinle omuz omuza çarpışmış olmak muhteşemdi!”, diye cevap verir ve kendisine uzatılan eli sıkar.

“Efendi Gnine!”, diye cüceye döner Moira. “Seninle beraber macera her zaman keyifliydi. Seni özleyeceğim”, der ve büyük bir gürültüyle yine yere iner ve ona da sarılır. Gnine fena halde utanmıştır ama yine de kendisine engel olamaz ve “Ben gruptaki en şanslı adamım!”, der sırıtarak..

Araba yine sallanır ve Gnine bir an dağılmış dikkatini tekrar yola verir.

‘Eveeet!’, diye düşünür Gnine. Gruptaki bütün kızların neredeyse hepsi sarıldı bana diye tekrar sırıtır. Arabanın arkasından bazı homurtular gelince “Kral yolu yamuk yaptırdıysa, suç bende değil!”, diye homurtulara cevap verir.

“Sorun kralda mı, yolda mı yoksa arabayı sürerken aklı Rook Dağında olan cüce de mi?”, diye arabanın içindeki battaniyelerin altında uyumaya çalışan kanatlı iblis mırıldanır.

“Sevgili Merisoul”, diye yarı iblise döner Moira. “İyi olmanın bir anlaşması yoktur. Bizi tercihlerimiz bağlar ve bizi iyi ya da kötü yapan da budur. Seni ve eşsiz perspektifini özleyeceğim.”, der ve tarihte belki bir ilk yaşanır; bir paladin, bir succubi melezini kucaklar.

Sonra kuzenlere döner ve hiçbir mahcubiyet göstermeden ikisine de beraber sarılır. “Bu yolculuğumuz benim için büyük bir kazanç oldu. İki kız kardeş ve bir de küçük kız kardeş kazandım. Bu dünyadaki en zengin kişi benim!”, der gözleri dolmuş bir şekilde. Moira’nın bu beklenmedik ilamı karşısında Laila ve Bremorel yutkunurlar. Onlarında gözleri dolmuştur.

Laila etrafı kolluyormuş gibi başını çevirir ve kimseye çaktırmadan gözlerini siler. Hem Moira, hem de Bremorel! Bugünün bedeli ona çok ağır gelmiştir. Atı kişneyince bir eliyle uzanır ve onun uzun, kızıl-kestane rengi boynunu okşayıp sakinleştirir ve bir gün nasıl bu kadar güzel olup da kendisini bu kadar kötü hissettirebilir, diye geçirir içinden.

Grubun gerisinden bir atlı hızla yaklaşır. Aager, Gnine’ın sürdüğü arabanın yanına gelir ve Lady’ye “Lady. İsterseniz buralarda duralım. Zaten geç çıktık yola. Erkenden yatıp gün doğmadan hemen önce kalkıp yola çıkarsak en azından bir düzene de oturmuş oluruz.”, der.

“Efendi Aager”

Moria, karanlık adama yaklaşır. Hafif gülümseyerek, “Arada bir tökezlemek çok da kötü bir şey değil, öyle değil mi?”, der gülümseyerek. “Kız kardeşimi sana emanet ediyorum çünkü aramızda hedef odaklı kalmayı başaran tek kişi hep sen oldun. Biz bazen -çoğu zaman- yanlış hedefler peşinde koştuk ama sen asla ana hedeften caymadın. Umuyorum ki aynı kapasiteni kız kardeşim için de gösterirsin.”

Aager durur. Bir şeyler söylemek ister ama önündeki kızın deklarasyonu o kadar büyüktür ki, tekabülünü düşünmekte zorlanır ama kati bir üslup ile “Görecek!”, der ve Moira ile el sıkışır sonra da hafif kenara çekilir.

“Bu mantıklı.”, diye sesli bir şekilde düşünür Lady, ısrarla sallanan arabanın içinden ve homurdanır “Sevgili cücemiz sayesinde bütün kireçlerim çözüldü!”

Aager istemsizce ‘hık’layınca Lady’den pis bir bakışı hak etmiş olur. Merisoul’un kafası bir anda Lady’nin yanında belirir. Kız arabanın yanından sarkar, bir hanımefendiye hiç yakışmayacak şekilde öğürür.. ve midesini boşaltır. Kız yere bıraktığı pise bakar ve “Kustum!”, der. Hemen arkasında duran Inshala, kızın sırtını sıvazlamaktadır.

Aager, devamından sakınmak için atıyla kenara çekilir..

Aager kenara çekilince, Moira onun arkasında saklanan kıza yaklaşır. Ona hiçbir şey söylemez, sadece sarılır. Neden sonra göğüs zırhının içinden hışırtıyla çıkardığı bir şeyi onun eline sıkıştırır ve “Bu senin.”, der. Inshala’da küçük yumruğunda sakladığı bir şeyi ona verir ve “Bu da senin abla..”, diye karşılık verir.

Moira ondan ayrılmadan önce “Artık yalnız değilsin ve bundan dolayı o kadar mutluyum ki. Kalbimde her zaman senin özel bir yerin olacak çünkü sen muhteşemsin!”, diye ona fısıldar. Inshala’nın sıskası çıkmış omuzları hoplar ve kızcağız iri göz yaşları yanaklarından süzülerek sessizce ağlamaya başlar çünkü ablası Moira onun muhteşem olduğunu düşünmektedir.

Moira geri çekilir ve Aager az evvel durduğu yere geri gelir ve Inshala’yı tekrar saklar.

Inshala, Merisoul’u arabaya geri çeker ve matarasından ıslattığı bir bezle onun ağzını, yüzünü ve ellerini temizler. “Hadi gel uzan biraz. Dinlenmelisin.”, der ve onu yavaşça battaniyelerin üzerine yatırır.

Merisoul ona “Beni kâle alma. Benim durumum dinlenmeyle ya da ilaçla geçecek bir durum değil, çekerek geçecek bir durum. Bunu yukarıdaki kalpsiz çok net ifade etti bence.”, der dramatik bir şekilde.

Inshala biraz gülümser ve “Olsun. Yukarıdaki kalpsiz sana bir şey yaptığında sonuçlarının seninle sınırlı kalmadığını, sıkıntısını hepimize çektirdiğini artık öğrenmeli.”, diye cevap verir.

“Bunu bildiğinden eminim. Mühür, yıldırım, yumruk ve akabinde rezil edilme yetmiyormuş gibi üstüne bir de sizden dolayı da kendimi kötü hissetmemi bekliyor!”, diye hicveder Merisoul.

“Haklı olabilir.”, diye Lady hafif iğneli bir ifadeyle lafı sokuşturur. “Thomas’a dokunmamalıydın. Ona dokunmamış olsaydın belki de bunların hiçbiri başına gelmemiş olurdu.”

“Belki de çocuğun alnına ‘BEN TAPINAĞIN MALIYIM’, diye yazmalıydınız! O zaman dokunmazdım ona..”, diye homurdanır Merisoul.

Lady derin bir nefes alır ve bıkkın bir şekilde burnundan solur. Bu kızla tartışmak imkansız gibidir. Merisoul için yapabileceği fazla bir şey yoktur. Kendisinin işlemiş olabileceği hangi günahtan dolayı mütemadiyen deli kızlarla sınandığını ister istemez merak eder. “Inshala, nedir o elindeki bohça? Arabaya bindiğinden beri bırakmadın onu bir türlü elinden.”

Inshala büyük bir mutlulukla “Bir elbise.. Sanırım!”, der.

Lady’nin bir kaşı yukarı kalkar. “Sanırım da ne demek? Açıp bakmadın mı?”

“Bana hediye edildi. Yuleman amcanın kızı benim için dikmiş ama açmaya kıyamıyorum.”, diye sırıtır.

“Bu harika bir şey. Ama aç da görelim.. Merak ettim şimdi.”, diye ikna etmeye çalışır Lady kızı.

 

✱ ✱ ✱

 

Grup, Laila’nın uygun gördüğü bir yere kamp kurar. Gece bastırmasına bir saatten fazla vardır. Aager ve Laila kamp alanının etrafını kontrol etmek için ayrılırlar. Udoorin de homurdanarak çadırları kurar ve ateş için odun toplamaya gider. Lady, Anglenna ve Lorna ile konuşurken, Whimsi Lola, Gnine’ın omzuna kurulmuş, merakla onun cebinden çıkardığı yepyeni bir pipoyu beceriksizce doldurmaya çalışarak, kötü bir alışkanlığa başladığını cesurca herkese ilan edişini seyretmektedir. Jay, yorgunluktan pestili çıkmış ve sahibesinin koynuna girmiş uyumaktadır. Merisoul da onunla beraber çadırında uzanmış oflayıp durmaktadır. Fırsattan istifade, Inshala gözden kaybolur.

Udoorin odunlarla dönüp kamp ateşini yaktığında, Laila ve Aager de kampa geri gelmiştir. Aager gözleriyle kampı tarar ve aradığını bulduğunda iki kaşı da havaya kalkar.

Inshala, çalıların arasından sıyrılarak gruba yaklaşır. Üzerinde oldukça zarif, sırtı biraz cesurca kesimli, kolları ve omuzları serbest, kenarları altın işlemeli soluk yeşil ipek bir elbise giymektedir. Elbisenin, aynı kumaştan yapılmış krem renginde bir pelerini ve koyu, pastel yeşili bir de korsesi mevcuttur.

Inshala yüzünde harika bir ifade vardır ve sanki eski cesaretini geri kazanmış gibi, bir hanımefendiye yakışır bir eda ile yanlarına gelir.

..ve herkesin ortasında dönerek “Nasıl? Güzel di mi?”, diye topuklarının üstünde zıplar!

Lady buruk bir şekilde gülümser zira yeni elbisesiyle kız çok güzel görünsede, gerçekte kızın erimiş halini daha bir vurguluyor gibidir.

Lorna, “Harika görünüyorsun.”, diye onu takdir eder. Laila, “Ben de isterim!”, diye atlar. Anglenna’nın bir kaşı kalkar. Udoorin sırıtırken Gnine ise utanmaz bir şekilde ıslık çalar.

Aager.. Aager afallar!

Ve karanlıkta yanan tek mumun ışığında büyülenip kalan bir güve gibi öylece yerinde kalakalır.

Inshala yüzü kızarmış bir şekilde kendisinden gözlerini ayıramayan adama yaklaşır ve ona, sımsıkı tutmaktan dolayı biraz büzüşmüş bir parşömen uzatır ve “Bu nedir?”, diye sessizce sorar. Aager istemsizce kıza biraz daha bakar sonra parşömeni alır, okumak için ateşin yanına gelir. Büzüşmüş kağıdı itina ile açar ve bir anda olduğu yerde kalakalır. Aager elindeki şey karşısında hayretle uzun bir ıslık çalar ve “Lady!”, diye seslenir.

Lady ona yaklaşınca parşömeni ona uzatır. Bir anda herkes merak eder ve Lady’nin üzerinden kağıda bakarlar.

Lorna gülümser.

Ortam bir anda sessizleşir!..

 

 


 

 

 

 


 

 

 

< önceki | sonraki >

1 Comments
  • deja nim / December 14, 2019 / Reply

    Flashbackli bir hikayenin, düz bir vedalaşmadan daha doğru olacağını düşündüm ve gerçekten öyle de oldu.

    Moira’nın Inshala’ya verdiği şey, bir “Declaration of Kinship” belgesidir. Çok özetle, iki kişi arasında kan bağı/akrabalık olduğunu ilan eden resmi bir belgedir. Altında Moira Alisia Jean Hooman mührü taşıyan resmi bir belge..

    Moira bu belge ile Inshala Frostmane’i, Inshala Frostmane Hooman olarak tanımlamış ve onu resmi olarak kız kardeşi ilan etmiştir. Bu belge tüm krallıkta ve mahkemelerde geçerlidir. Artık Inshala’nın bir annesi, anneannesi, kuzenleri, yengeleri, teyzeleri, dayıları ve amcaları var demek oluyor. Moira ona “Artık yalnız değilsin ve bundan dolayı o kadar mutluyum ki.” derken muallak bir sevgi gösterisinde bulunmadı. Moira ona asla sahip olmadığı bir şey vermiş oldu; bir aile.

    Inshala’nın Moira ya verdiği şey ise bir kestanedir ve adı “la Feys Grove” olarak değiştirilen Themalsar harabelerindeki ağacın ilk ve tek meyvesidir. Ağaç büyülü bir ağaçtır ve yaklaşık yüz yılda bir meyve verecektir. Meyvesi gömüldüğü bahçenin sahibine her zaman sağlık ve huzur getirecektir.

Leave a reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.