You can enable/disable right clicking from Theme Options and customize this message too.



Book Online

* Please Fill Required Fields *

 

Timeline: Two-Day Woods’da grup beklenmedik bir baskına uğramıştır.

Oldukça tehlikeli anlar yaşayan kahramanlar, zorlu bir mücadeleden sonra, baskını yapan Greater Orken’lerden birini canlı yakalamayı başarmış, ancak kin ve nefret dolu yaratıkdan fazla bilgi alamadıkları gibi, onu öldürüp öldürmeme ikileminde kalmışlardır.

Bu hikaye, Kamp Ateşi II, “20,000 ft.” den üç gün sonra yer alır.

 

 

SENİ ÖLDÜRECEĞİM, KÜÇÜK KALDIRIM LOŞKASI! *

 

Yaralı Orken, Gnine’ın yaptığı büyülü sarmaşıklarla bağlanmış, olduğu yerde yatmaktadır. Gerilmiş kaslarıyla sarmaşıkları ısrarla zorlayan yaratık, basitçe ‘iri’ olarak tarif edilemezdi. Bu yaratığın cüssesini, sadece sıkıştırılmış yaylardan oluşmuş gibi duran gergin kasları ve patlamaya hazır duygu seli değil, bakışlarında odaklanmış katışıksız nefrettir onu gerçekte olduğundan daha büyük gösteren.

Yaratık, o nokta bakışlarda iki şeyi açık ve kati bir şekilde söylüyormuş gibidir;

BU BAĞLARDAN KURTULACAĞIM.

HEPİNİZİ KESECEĞİM.

 

Aager hayatında bir çok manyak, kaçık, sapık, cani ve her baharattan katil ile karşılaşmıştır. Ne var ki, yerde bağlı yatan bu yaratığın yaydığı aura onun için bile bir ilktir. Lorna ve Merisoul’un, fanatikler hakkında anlattıklarını yüzeysel olarak anlamış olsada, gerçekte anladığı şey oldukça sınırlıdır zira fanatiklik, anlatıldığı kadarıyla, çok büyük ve tamamen tek taraflı ‘kesin’lerden ve ‘kati’lerden oluşmaktadır.  Dolayısıyla kendisi gibi pragmatik ve kinik birisi için bu son derece yüzeysel anlaşılan, abstrakt bir mefhumdur.

Lady ve Gnine’ın bilgi almak için ortaya koydukları çabalara rağmen yaratık sadece artan bir nefretle onlara bakmış ve en sonunda da içindeki açık niyeti, hor seslerle ortaya koymuştur;

“SENİ ÖLDÜRECEĞİM, KÜÇÜK KALDIRIM LOŞKASI!”

Bu tehditin grup üzerindeki etkisi, her nasılsa kendisinden çok hakaretinde gizlenmiştir. Lady’nin yüzü bembeyaz olmuş, Laila keskin bir nefes çekmiş, Lorna elini ağzına götürmüş, Anglenna bir kaşını kaldırmış, bir anda ruhunun lanetlenmiş olduğunu öğrenmiş gibi bir ifadeyle yaratığa bakmaktadır. Udoorin elindeki kanlı baltasını sımsıkı tutmuş, Lady’den emir bekliyormuş gibi öldürmeye hazır dururken, Gnine’ın yüzünde çirkin bir ifade oluşmuştur. Aager’in gözlerinde ise öldürmek için hedefine kitlendiğinde peyda olan o donuk bakışları görülmektedir. Sadece Inshala ne olduğunu anlamamış, saf bir şekilde, “Kaldırım loşkası nedir yaa?”, diye fısıltılı bir sesle sorar.

Merisoul kanatlarını yavaşça açar ve önünde duran Laila, Lorna, Aager ve Inshala istemsizce kenara çekilirler.

Succubi melezinin gözlerinden kırmızı, kirli bir ışık yayılmaya başlamıştır.

Koca Orken ise bağlı yattığı yerden Lady’ye kitlenmiş, hırlı gırtlak sesleriyle, ağzından kan ve salya saçarak ona muazzam bir kinle bağırmaktadır;

“SENİN KOLLARINI KOPARIP ACINI SEYREDECEĞİM. YETERİNCE ÇEKTİĞİNE İNANDIĞIMDA, BACAKLARINI KOPARACAĞIM. SEN HALA YAŞIYORKEN ONLARI SENİN GÖZLERİNİN ÖNÜNDE YİYECEĞİM. SENİN İNADINI VE İNANCINI YIKINCAYA KADAR ETİNİ KEMİKLERİNDEN AYIRMAYA DEVAM EDECEĞİM! YÜKSELİŞİMİZE ŞAHİT OLDUĞUNDA ARTIK TAMAMEN KIRILMIŞ OLACAKSIN. ANCAK O ZAMAN SENDEN GERİYE KALANI DİRİ DİRİ YAKACAĞIM VE ÖLMENE İZİN VERECEĞiM!”

Merisoul yaratığın tepesinde durmuş onun kudurmuş lanetlerini izler. Sonra sakin ve soğuk bir sesle “Sanmam.”, der.

Orken’in gözleri bir anda tepesinde duran kıza odaklanır ve gözleri yuvalarından fışkırıyormuş gibi çığlık atar.

“SEN ‘O’ SUN!”

“Sen de ölüsün!”, ..

.. der Merisoul umarsızca ve beklenmedik bir hızla kılıcını çekip ucunu dev Orken’in kalbine batırır.

Sonra da kılıcı sokmaya başlar.. yavaşça!

Lady müdahale etmek için ileri atılır ama succubi melezi keskin bir sesle “HAYIR!”, diye tıslar, açık kanatlarını büyük hareketlerle çırpmaya başlar ve kimsenin yaklaşmasına izin vermez.

Merisoul bütün ağırlığını vererek kılıcını sessizce batırmaya devam eder. Koca yaratık acıyla böğürür. Ağzından, burnundan ve göğsünden fışkıran katranımsı kanı her yana sıçrarken bütün vücudu titrer ve topuklarıyla yeri tekmelemeye başlar.

Merisoul kılıcı sapına kadar batırdığında yaratığın kanlı suratıyla yüz yüze gelmiştir. Kız onun gözlerinin içine bakar ve “Gittiğin yerde efendine söyle, onu bulacağım ve bulduğumda da sözlerini ona yedireceğim!”, diye tıslar ve geri çekilir.

Doğrulduğunda kılıcı olduğu gibi göğsünde bıraktığı yaratık, kendi kanıyla boğulurken çırpınmaya devam eder.

Herkes Merisoul’un bu beklenmedik cinayeti karşısında hayret ve dehşet içerisinde kalakalmıştır.

Kız, soğuk ve soluk bir ifadeyle Lady’ye bakar. Yüzüne gözüne sıçramış orken kanı yanaklarından aşağı süzülürken “Ben asla iyi olmak istemedim. Buna zorlandım ve her gün bunun pişmanlığı ile yaşıyorum çünkü iyiliğin ne olduğu bana asla anlatılmadan üstüme yıkıldı. Bunun olmasıyla da gerçekte beni ben yapan özgür iradem de elimden alınmış oldu..”, der hırlayarak.

Melezin gözleri hala aynı kötürüm ışıkla parlamaktadır ama yüzündeki soğuk bakışlar yerini bıkkın bir ifadeye bırakır.

“Ama buradayım ve sana fazlasıyla borçlandım, Margaret Madish ve Gellator Bluntaxe kızı Lady Magella! Kimse Merisoul borçlarını ödemez, diyemeyecek. Ve kimse sana bu hayvanın söylediklerini tekrarlamayacak. Onun sana söyledikleri bir ölümlünün bir başka ölümlü için hissettiği basit bir nefreti ifade eden sözler değildi. O cümleler bir iblisin meşhur sözleriydi ve bu aşağılık ondan alıntı yaptı..

Şimdi sana pek az ölümlünün bildiği bir hikaye anlatayım;

Bir zamanlar, Ad Ara* adında bir melek vardı. Kendisi ve erdemleri hakkında pek çok şey söylenebilir, ancak onu en iyi anlatan şey ise hayata ve ölümlülere olan sonsuz sevgisi ve iblislere karşı verdiği amansız mücadelesiydi.

Ad Ara, binlerce yıl iblislere karşı savaştı ama bir tanesi devamlı elinden kaçmayı başardı.

Melek, binlerce yıl bu iblisin kurduğu planları, tuzakları ve amaçlarını bozup durdu. Öyle ki ‘Ad Ara’ adı bile artık bu iblisi çıldırtmaya yetiyordu. İblis, Ad Ara’dan o kadar nefret ediyordu ki, onu varlığının tek amacı haline getirdi ve onu ele geçirmek için bir plan yaptı. Planın işe yaraması için 400 yıl bekledi ve beklediği fırsat eline geçti. İblis planın işe yaraması için meleğin gözünü boyadı; 400 yıl boyunca akılsızca saldırıyor imajını besledi ve bunun için sayısız minyonu feda etti. Ona karşı yaptığı son saldırıda ise, meleğin ordusuna sızdırdığı ölümlüler Ad Ara’yı arkadan vurdular. Uzun, kanlı bir mücadele sonunda melek ağır bir şekilde yaralandı ve sonunda da esir düştü. İblis, nefret ettiği meleğin ordusuna hainleri sızdırması 400 yıl aldı ve gerçek plan da buydu.

Ad Ara, yaralı, acı içerisinde ve zincirlere vurulmuş halde, saçından sürüklenerek iblisin önüne getirildiğinde meleğe söylediği ilk şey, bu sefil yaratıktan duyduğun sözler oldu..

İblis, Ad Ara’ya 1600 yıl akla hayale gelmedik, isim konulmamış eziyetlerde bulundu ve sonunda da onu yok etti!”

Merisoul, Lady’nin gözlerinin içine bakar. Yüzünden damlayan kirli kanı umursamadan yerde son nefesini veren yaratığa işaret eder. “Bu hayvanlar, iyilik ve kötülük üzerine felsefe yapmazlar. Doğru ile yanlış arasında fark gözetmezler. Onur ve şeref onlar için düşmanlarında gördükleri bir zayıflıktan ibarettir. Onlar saldırır. Öldürür. Alır. Kullanır. Kırar!”

Succubi melezi yavaş, abartılı ve belli belirsiz şuh bir tavırla küçük kırmızı dudaklarına bulaşmış siyah kanı diliyle yalar ve “Bu bir ölümlü kanı değil. Bunda iblis tadı var! Senin duyduğun sadece kötü bir ork tercümesi idi ama o sözleri yine de onlara birileri verdi ve bu hayvanlar kendilerini o lanetle kutsadılar. Aslı..”, der ve melezin gırtlağından onlarca çakalın bir anda ürüdüğü, boğuk, hor kelimeler dökülmeye başlar. Uluyarak yayılan kelimelerle, güneşin üstüne perde atılmışçasına bir anda orman kararır. Herkes, beynine saplanan dayanılmaz, ani bir acıyla suratını buruşturur ve dizlerinin üstüne çöker. Buna tek istisna, kutsal bir ışık halesiyle parlamaya başlayan Lady’dir, ancak onun yüzü de bembeyaz olmuş, inadına ayakta duruyor gibidir. Laila hıçkırıklarla yere kapanmış, Udoorin gözlerini sımsıkı kapamış, içsel bir koruma dürtüsüyle önünde yere yığılmış olan Lorna’ya kalkan olmaya çalışırken hemen yanlarında duran Gnine, bütün zihinsel gücünü kullanarak Laila’ya ulaşmak için çabalamış, ama bunu başaramadan o da olduğu yere yığılıp kalmıştır. Anglenna, aniden ipleri kesilmiş bir kukla gibi olduğu yere serilmiş, Inshala küçücük bir topak haline dönüşmüş, ona sarılıp korumaya çalışan olan Aager’in kulaklarını elleriyle kapatmaya çalışırken kendinden geçmiş, Whimsi Lola ve Jay ise acınası birer çığlık atıp dehşet içerisinde kaçmışlardır.

Merisoul Xyrotwu demonik dilin korkunç cazibesi ile konuşmaya başlamıştır;

AH AD ARA! SENİN ÖNÜMDE BU ŞEKİLDE DİZ ÇÖKTÜĞÜNÜ GÖRMEK BANA SANDIĞIN MUTLULUĞU VERMİYOR ÇÜNKÜ GÖZLERİNDEKİ İNKARI VE İNANCININ GÜCÜNÜ GÖREBİLİYORUM. SENİ YAKALADIM AMA SADECE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ ALMIŞ OLDUM. SENİNLE İŞİM BİTTİĞİNDE, GERÇEKTE BANA ESİR DÜŞMENİN NE DEMEK OLDUĞUNU ANLAYACAKSIN.

AH AD ARA! BİLESİN; ÖNCE SENİN KANATLARINI KIRACAĞIM Kİ BURADAN ASLA KAÇAMAYACAĞINI VE ARTIK GERİ DÖNECEK BİR YERİN OLMADIĞINI ANLAYACAKSIN. SONRA KOLLARINI KOPARIP ACINI SEYREDECEĞİM Kİ BİR DAHA ASLA BANA KARŞI ELİNİ KALDIRAMAYACAĞINA AYILMIŞ OLACAKSIN. YETERİNCE ACI ÇEKTİĞİNE İNANDIĞIMDA İSE BACAKLARINI KOPARACAĞIM VE SEN HALA AYIKKEN ONLARI SENİN GÖZLERİNİN ÖNÜNDE YİYECEĞİM. BU DA SENİ SONSUZA DEK BURADA KALACAĞINA İKNA ETMİŞ OLACAK. SENİN İNADINI VE İNANCINI YIKINCAYA KADAR ETİNİ KEMİKLERİNDEN AYIRIP ÇOCUKLARIMI SENİNLE BESLEYECEĞİM!

AH AD ARA! BENİM YÜKSELİŞİMİ, ÇÜRÜDÜĞÜN KARANLIK ZİNDANLARDAN ACIYLA SEYREDECEKSİN. YÜZYILLAR SONRA, DÜŞÜŞÜNÜN GERÇEKTE O ÇOK SEVDİĞİN SEFİL ÖLÜMLÜLERİN SEBEP OLDUĞUNU FARK EDECEK VE UMUTSUZLUĞUN NE ANLAMA GELDİĞİNİ ÖĞRENECEKSİN. İŞTE O ZAMAN TAMAMEN KIRILMIŞ OLACAK VE BUNUNLA DA KATİ SONUNUN GELMİŞ OLDUĞUNU BİLECEKSİN. ANCAK O ZAMAN SENDEN GERİYE KALAN ERDEMSİZ CESEDİNİ DİRİ DİRİ YAKACAĞIM VE ÖLMENE İZİN VERECEĞiM!

AH AD ARA! ÖLÜMÜN BİLE ACINI BİTİRMEYECEK ZİRA KÜLLERİNİ NİSYANA ATACAĞIM VE GERÇEKTE BANA ESİR DÜŞMENİN DAHA EVLA OLDUĞUNU, SONSUZLUĞUN BOŞLUĞUNDA ÖĞRENECEKSİN.

 

 


* Loşka; Orkça hayat kadını, yosma, sahipsiz/aşiretsiz kadın. Özelde ise ‘kullanılmak’ için kaçırılan kadınlara verilen hakaret amaçlı lakap.

* Ad Ara; “Ad” – Noble/Asil/Soylu. “Ara” – Girl name; She who brings rain (serenity) / Kız adı; O ki yağmur (huzur) getirir. “Ad Ara” – “The noble ‘she’ who brings rain (serenity)”, “Yağmur (huzur) getiren soylu/asil kız.”

 

 

 

 

 

 

< önceki | sonraki >

1 Comments
  • deja nim / January 27, 2020 / Reply

    Yazmakta zorlandığım hikayelerden birisi de bu oldu. Temelde ne anlatmak istediğimi biliyordum ancak işin nasıllığı, ayrı bir mevzuu oldu.

    İnsan ötesi bir nefreti tasvir etmek gerçekten zor. Bu biraz ‘akıl almaz’ı tarif etmeye benziyor. Tarif edebildiğin an, olay zaten ‘akıl almaz’ olmaktan çıkmış oluyor. İblisin sözlerine gerekli ağırlı, dehşeti, zulmü ve insan ötesi nefreti vermek için 132 defa değişiklik ve düzeltme yapmak zorunda kaldım.

Leave a reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.