You can enable/disable right clicking from Theme Options and customize this message too.



Book Online

* Please Fill Required Fields *

Kamp Ateşi IV
“Bu sefer de ben yapayım..”

dungeons and dragons, komedi, role play / 1 Comment / 27/02/2020

 

 

Timeline: Arashkan yolu üzerinde bir gece daha kamp kurulur.

Belki de bir prenses olması dolayısıyla bu güne kadar kendisine yemek yaptırılmayan Lorna, en sonunda olaya el koymaya karar verir.

Bütün ısrar ve ricalara rağmen kız tencereyi ve kaşığı alır ve herkese saraylara layık bir yemek pişirmeye karar verir.

 

 

Burası..”

Laila yeni kamp yerini gösterir ve semerinin kemer tokalarını çözer. Atı rahatlamış bir şekilde kişneyince Laila onu nazikçe azarlar, “Ne yani, kilo aldığımı mı ima ediyorsun?”

Sonra semeri yere bırakır, çantasından çıkardığı kaşağı ile atını bir güzel yukarıdan aşağı tımarlar, cebinden çıkardığı bir elmayı ona verir ve fısıldar, “Bi daha kilomla ilgili dedikodular yayarsan bundan sonra sana bal elması yok! Sabahtan akşama kadar acı ot yersin..”

“Ama lütfen..”, diye Lorna’nın sesini duyar ve dönüp bakar.

Udoorin, kendi iri yağız aygırın semerini çıkarmış, Lorna’nın zarif doru kısrağıyla uğraşmaktadır.

Laila’nın gözleri melun bir ışıltıyla parlar ve içinden sırıtır.

“Prenses kendi atıyla ilgilenmek istiyorsa bence buna izin verilmeli. Ama illaki birine yardım etmek istiyorsan, Haş Teyze’ye yardım edebilirsin.. Sonra da Gnine’a.. ve arabayı boşaltmaya da yardım edebilirsin. Bana da yardım etseydin güzel olurdu ama geç kaldın..”, der masum bir ifadeyle.

Udoorin’in yüzü kararır. Laila ve Bremorel —ve Gnine—, kendisine böyle oyunlar daha önce çok oynamış ve birçok defa da kendileri yapmak istemedikleri angarya işleri onun üzerine yıkmışlardır. İşin acı yanı, bugüne kadar Udoorin, bu oyunlara karşı bir çözüm de bulamamıştır.

“Çok iyi bir fikir.”, der Lorna mutlu bir şekilde. “Neden sen onlara yardım etmiyorsun? Ben de kendi atımı tırmarlıyım.”

Udoorin’in yüzü daha da kararır çünkü Laila, Lorna’yı bu işe alet etmiştir ve kafasındaki kitaba göre bu açıkça bir şekilde kurallara aykırı bir hamledir. Belli ki yaşları ne olursa olsun, kızlar asla adil dövüşmemektedirler!

Udoorin homurdanmadan High Lady Anglenna’nın yanına gider. Udoorin asla bayanlara homurdanmaz. O sadece Aager’e homurdanır çünkü kural kitabında bu kabul edilebilir bir durumdur!

“Haş Teyze! Durun ben size yardım edeyim. Gençler yaşlılara her zaman yardım etmeli..”, diye seslenir ve toplu ‘fırk’lamaları ve bastırılmış kıkırdıları duymaz.

 

✱ ✱ ✱

 

Ama lütfen. Hiç bana yaptırmıyorsunuz.”

Lorna Feymist, kaşlarını çatmış, kollarını göğüslerinin altında bağlamış, kararlı bir şekilde kamp ateşinin başında durmaktadır. Önünde duran Laila, Lady ve Inshala’ya rağmen inatla üçüyle de, yemek yapma sırasının —iki ay sonra— artık onda olduğu konusunda tartışmaktadır.

Laila bir yandan kıza hak verirken, bir yandan da bu zarif kızın elinde sebze bıçağı ile patates, soğan ve havuç doğrayıp kazana doldurması fikrini zihninde bir türlü canlandıramaz. Inshala ise yarı ağlamaklı bir şekilde Lorna ablasına sorun olmadığını, Laila, Lady ve kendisinin yemek hazırlamak için fazlasıyla yeterli olduğunu anlatmaya çalışırken, Lady ise ona nazikçe, bir prensese yemek yaptırdıkları dedikodusunun yayılması halinde başlarına gelebilecek potansiyel sorunları hatırlatsa da, Lorna kararlıdır ve inatçıdır.

Aager hiçbir şekilde olaya kendisini dahil etmezken, Udoorin ise olaya müdahale etmesi ihtimali olabileceği ama bunun fevkalade kötü sonuçlanacağını tahmin eden birisinin hayatta kalma iç güdüsüyle, ne Lorna, ne de Lady tarafından destek için çağrılamayacağı bir mesafede saklanmaktadır. High Lady Anglenna olayı tiksintiyle seyrederken, Merisoul ise çıktığı bir ağacın dalına yüzükoyun uzanıp kanatlarını aşağı sarkıtmış bir vaziyette, olup bitenleri yukarıdan izlemektedir..

Gnine ise akıllıca bir şekilde ortalıkta yoktur.

Asında Gnine ortalıkta yoktur ama bu akıllıca sebeplerden dolayı değildir!

 

 

Bugüne kadar hiç yaptırmadınız. Burada ben bir prenses değilim. Aslına bakılırsa Bari Na-ammen’den beri bir prenses bile değilim ve sizlere bir prenses olduğumu söylemememin sebebi de buydu. Özel muamele istemiyorum. Buna rağmen bana hak etmediğim bir ayrıcalık gösterildi. Bizler dostuz.”, diye içten —ve aynı oranda da inatla— tartışır ve bir şekilde eline geçirdiği tahta kaşığı Lady’ye vermek gibi bir niyeti yok gibidir..

“Lütfen, bu sefer de ben yapayım..”, der yalvarırcasına.

High Lady Anglenna’nın kaşları çatılır, dudakları büzüşür, tiksintiyle burnundan solur ama tam bir şeyler söyleyecekken yukardan tanıdık birisinin boğazını temizleme sesini duyar ve gıkını çıkarmadan oturduğu yerde durur.

 

 

 

Peki, peki.. yap bakalım.”, diye Lady pes eder en sonunda.

Laila, bir dwarf’u pes ettirecek inada saygı gösterilmesi gerektiğini düşünür ve kamp ateşinin yanından ayrılır. Inshala ise alt dudağını pörtletir ve omuzları çökmüş bir şekilde o da ateşin yanından ayrılır, küskün bir ifadeyle Aager’in yanına oturur ve “Bana destek çıkabilirdin.”, diye söylenir ona.

Aager hiç sektirmeden “Çıktım zaten.”, der ciddi bir şekilde. “Sana tahta kaşıkla saldırması durumunda tencerenin kapağı ile seni korumaya hazır bekliyordum!”, der aynı ciddiyetle ve arkasında sakladığı tencerenin kapağını gösterir kıza!

Az ilerde Lorna bir elini pençe yapar ve bir anda kızın yanında kirli, dumanımsı bir şey belirir.

“Gel, Themalsar..”, der prenses, mutlu ve muzaffer bir şekilde. “Ben pirinci ayıklarken sen de şu patatesleri soy!”

 

✱ ✱ ✱

 

Uzun bir süre Lorna’nın yemek hazırlayışını seyreden Aager, Inshala’nın kulağına eğilir ve “Yorgun değilsen yürüyüşe çıkmak ister misin?”, diye sorar.

“Yürüyüş?”, diye tamamen anlamamış bir ifadeyle sorar Inshala.

“Yürüyüş.. beraber kalkıp ormanda biraz yürürüz ve istersen de konuşuruz. Yürüyüş işte..”, diye açıklar Aager.

Inshala, duyduğu şeyden hiçbir şey anlamamış birisi gibi kaşlarını çatar ve yanında oturan adam belki de bir başka şey kastediyordur diye düşünmeye başlar ve bir anda ayılır;

“Lorna abla ve Udoorin abi gibi mi?”, diye heyecanla sorar.

“Ummm.. Öyle de olabilir.. İstersen yani. Ama bu daha ziyade, nefsi müdafa babında.”, der ve aceleyle kızın elini tutup onu kaldırır ve beraber ormana, yeterince uzun olacak bir yürüyüşe götürür..

..ve tam onlar gözden kaybolduğunda Lorna “Yemek hazır.”, diye herkesi çağırır.

 

 

High Lady Anglenna, yüzünde acımasız bir gülümseyişle oturduğu yerden Aager, Inshala ve Gnine dışında herkesin kamp ateşi etrafında toplanışını seyreder. Son derece mutlu görünen Lorna, sırayla herkesin tabağına hazırladığı yemeği doldurur ve büyük bir beklenti içerisinde onların yemeklerini yemelerini bekler.

Lady yemekten bir kaşık alır ve hayret içerisinde tabağına bakar.

Udoorin, büyük bir hazla tabağına dalar ve durur.

Olanları gören Laila, tabağından temkinli bir kaşık alır ve o da durur..

Uzandığı daldan Merisoul’un ‘fırk’ladığı duyulur.

“Eee? Nasıl olmuş? Beğendiniz mi?”, diye merakla sorar Lorna.

“Bu.. ilginç olmuş kızım.”, diye boğuk bir sesle cevap verir Lady.

“Bence harika olmuş!”, der Udoorin ağzı dolu bir şekilde.

“Ben atları bi kontrol edeceğim, orda yerim.”, der Laila ve tabağıyla yerinden fırlar!

“Çok.. farklı bir.. tadı var.”, diye yutkunmaya çalışır Lady. “Gnine’ı gidip bulayım. O da acıkmış olmalı.”, der ve o da yerinden fırlar.

Lorna ile tek başına kalan Udoorin, zorlukla yutkunur.. Bir kaşık daha alır.. ve yine zorlukla yutkunur, başını kaldırır ve  “Siz.. yemeyecek misiniz Haş Teyze?”, diye yutkunmakta zorlanan bir sesle Anglenna’yı sofraya davet eder.

“Teşekkür ederim cesur çocuk.”, der Anglenna. “Ne yazık ki bu akşam pek iştahım yok. Ama lütfen. Benim hakkımı da siz yiyin. Çöpe gitmesin.”, diye ekler acımasızca.

Lorna çok mutlu olmuş bir şekilde “Yolda çok yoruluyorsun. Gücünü korumalısın.”, der ve Udoorin’in tabağını tekrar doldurur.

Udoorin mutluluktan inler!

 

✱ ✱ ✱

 

Aradan bir saat kadar geçmiştir ve kimse, mucizevi bir şekilde ortadan kaybolan tencerenin akıbetini merak etmez.

Aager, Inshala’yı ormanda yaptıkları yürüyüşten stratejik bir zamanlamayla geri getirmiş ve şimdi ikisi de ateşin başında oturmuş çantalarından çıkardıkları bir şeyleri atıştırmaktadırlar. Kaçırdığı yemekten dolayı Inshala, Lorna’dan özür dilerken, Aager ise Udoorin’e sırıtarak bakar. Lady ve Laila arasında, Lorna’nın en az iki ay daha sırasının gelmemesi konusunda sessiz bakışlarla yapılan bir anlaşma gerçekleşir.

Tam bu sırada Gnine, saçı başı darmadağınık, elbiseleri lime lime olmuş bir vaziyette ormandan çıkar ve topallayarak kampa gelir!

Cücenin başı yarılmış ve bir kolu da kırıktır.

Büyük bir hışımla Lady, Gnine’ın tepesine iner ve ona gürler;

“NE HALTLAR ÇEVİRDİN, BÜCÜR?!”

Beti benzi atmış ve acı içerisinde kırık kolunu tutan cücenin yüzünde ise uhrevi bir sırıtış vardır.

“UÇTUM! UÇTUM EN SONUNDA.. UÇTUM!”

 

 


 

 

 

 

 

< önceki | sonraki >

1 Comments
  • deja nim / March 14, 2020 / Reply

    Bu da gösteriyor ki, hiç kimse mükemmel değildir. Lorna çok uzun zaman, yaptığı yemeklerin ne kadar ber– umm.. ‘sınayıcı’ olduğunu öğrenmeyecektir. Bu çok sonra, beklenmedik bir anda öğreneceği bir şey olacaktır..

    Zavallı Udoorin..

Leave a reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.