You can enable/disable right clicking from Theme Options and customize this message too.



Book Online

* Please Fill Required Fields *

 

Timeline: Kahramanlar, karşılaştıkları zorluklarla uğraşırken, başkaları da kendi amaçları çerçevesinde planlarını yürütmeye devam eder. Ne var ki bu planların hepsi büyük, yer sarsıcı olmayabilir..

Bazıları hiç beklenmedik yerlerden, beklenmedik sebeplerden dolayı, bir çıban gibi peyda olur. Diğerleri ise, sonuçlarının ne denli büyük olabileceğini düşünemeyen küçük, acınası sebeplerden doğar.

İşin gerçeği, hayatta yapılan her şey bir başka şeyin sonucu ve yeni bir şeyin de sebebidir..

Rahmetli Cathber Gwet’chen Bolgrig’in hayattayken küçük Inshala’ya yıllar önce dediği gibi; “Gerçek kötülerden korkma çünkü onlarla nadiren karşılaşırsın. Aptallardan ise her zaman sakın, zira onlardan her yerde var.”

 

Bu kadar basit bir şeyi halledemediniz mi? Size gerekli olan her şeyi söyledim..! Çok basit bir işti bu. Gideceği yeri, gideceği zamanı ve kiminle gideceğini.. Bırakın öldürmeyi, doğru dürüst yaralayamamışsınız bile. Bu kadar beceriksiz olduğunuzu bilseydim, bu işe hiç girmezdim..”

 

✱ ✱ ✱

 

Gecenin ölü saatlerinde, uzun, üç katlı evlerin arasında, karanlık, kuytu bir köşede dramatik, kara cübbe ve pelerinlere bürünmüş adam, sesini kalınlaştırarak konuşur..

Serenity Home kasabasında!

 

✱ ✱ ✱

 

 

“Verdiğin bilgi eksikti..”, der diğer adam, sakin, ölçülü ve.. sabırlı bir ses tonuyla.

‘Diğer adam’, normal kıyafetler içerisindedir. Herhangi bir şekilde sesini, duruşunu yada tavrını değiştirmez, dramatik pozlar vermez yada olduğundan farkı görünmeye çalışmaz.. Olağan dışı tek yanı, başındaki kukuletası ve elindeki uzun ve daha çok bir teberi andıran asasıdır.

“Bi grup şişirilmiş salak Arashkan’a gitti, diğeri ise Dim Woods’a.. Bunda anlaşılmayan ne var?”, diye umarsızca konuşur birinci adam.

Diğer adam bir süre sessiz kalır. Bu sessizlik, önünde duran adamı bir anda ve olabildiğince vahşice parçalamamak için gerekli sükunet arayışından mı, yoksa muhatabının bu kadar aptal olabileceğine inanamayışından dolayı mı olduğu tam olarak kestirilemez.. Neden sonra, “Ne kadar ahmak olduğuna bir türlü karar veremiyorum zira her ağzını açtığında yeni bir tavan belirliyorsun..”, der.

Birinci adamın yüzü kararır.

“Ben size gerekli bilgileri verdim. Siz bunları doğru değerlendiremediyseniz, bu benim suçum değil. Beni ilgilendiren tek şey, kız! —ve anladığım kadarıyla da o hala hayatta!”, der birinci adam.

“Senin verdiğin bilgilere göre kızın yanında sadece bir tapınak süprüntüsü olacaktı. Adam yetkin bir tapınak koruyucusu..”, diye gizler diğer adam hissettiği hiddeti.

“Koruyucuymuş..!”, diye neredeyse tükürür kara cübbeler içindeki adam horlayarak. “Burası Arashkan gibi büyük ve muhteşem bir şehir değil. Can sıkıcı, basit bir kasaba.. Tapınak dedikleri o yerdekilerin hepsi de birer şarlatan. Hiçbirinde gerçek bir güç yok. Olsaydı neden böylesi köhne bir ahırda dursunlar ki?”

“..Diğerleri de basit birer eğlenti paryası değiller.”, diye devam eder, diğer adam. “Tam teşkilatlı bir Orken baskınından kurtuldular. Dahası baskını tersine çevirip Orkenlerin hepsini öldürmeyi de başardılar.. ve şövalye de aralarında değildi!”, diye imalı bir şekilde ekler. Sesinde çok hafif bir gıcırtı belirmeye başlamıştır ancak muhatabı bu ipucunu da kaçırır.

“Şans. Başka bir açıklaması olamaz. Karalar içinde dolaşıp kendisini bi bok sanan bi şarap sirkesi, salak bi çocuk ve bi avuç fahişe! Bence sen bu Orkenleri gözünde fazla büyütüyorsun.. Dediğim gibi, size gerekli olan her şeyi söyledim ve bu kadar basit bir şeyi bile halledemediniz.”, der tiksintiyle birinci adam.

Diğer adam yine sessizliğine bürünür.

“Sen çok şanslı bir çocuksun.”, der en sonunda.

“Neden?”

“Seni bu iş bitince öldürecektim. Ama şimdi öldürmeye karar verdim..”, der diğer adam sakince.

“Buna cüret edemezsin! Babam bunu duyarsa seni mahveder!”, diye hafif bir panikle sesi incelmiş bir şekilde konuşur cübbeli adam.

“Baban.. baban bir hiç! Sen ise onun başına gelebilecek en büyük cezasın!”, der diğer adam yine sakince ama bu sefer sükuneti, barındırdığı hiddeti hiçbir şekilde gizlemez.

“Bak. Sana istediğiniz her şeyi verdim. Lanet olsun, isimlerini bile yazdım! Kimin ne zaman nereye gideceğini de söyledim. Sizden sadece o kızı halletmenizi istedim o kadar. Neden toplu saldırmadınız ki?”

“O kız, kendisini de, izlerini de saklamayı çok iyi biliyor. Yapılabilecek tek şey, ufak grupları geçecekleri olası noktalara yerleştirmek ve pusuya yatmak. Buna rağmen beş pusuyu da alt etmeyi başardı.. o ve yanında ki ‘tapınak süprüntüsü’.. ve birileri bundan hiç hoşnut değil. İddia ettiğin gibi de hepsinin isimlerini yada nereden geldikleri bilgisini de bize söyleyemedin. Kızlardan ikisinin kimlikleri de, ne oldukları da, nereden geldikleri de hala belli değil. Aralarında bir elf prensesi olduğunu bile bilmiyordun! Sırf onun ele geçirilmesi bile bizim için muhteşem bir fırsat olurdu. Ama senin beceriksizliğin yüzünden şövalye gibi o da elimizden kaçtı. Dahası, tapınak koruyucusunun elflere neden gittiğini hala bilmiyoruz ve sen de bu konuda bize yardımcı olamadın. Bizim için kıymetin kalmadı artık..”, der ve karanlıkta bir çeliğin yavaşça kınından, iç titreten sıyrılma sesi gelir.

“Ne yapıyorsun? Size bildiğim her şeyi söyledim. Şırfıntı, bir prenses ise noolmuş yani?! Adam ise elflere Orkenler hakkında bilgi vermek ve yeni kurmakta oldukları köylerinin müdafaası için koruyucu tılsım teknikleri öğretmek için gitti. Bu tılsımlar sayesinde Orkenler köylerine bir daha gelirse hem köyleri uyarılmış olacak, hemde köylerini koruyabilecek!”, diye iyice tizleşmiş bir sesle konuşur birinci adam.

“Bunu daha önce belirtmemiştin! Öyle görünüyor ki bugün de yaşayacaksın!”, der diğer adam karanlık bir sesle ve çelik, tekrar kınına girer. “Şunu unutma; SEN BİZE GELDİN! Ve sevgilini öldürmemizi sen istedin. Karşılığında para bile istemedik. Sadece bilgi istedik senden.”, diye ilk defa içi ölümcül bir tehditle hırıldar diğer adam.

“O kaltak benim sevgilim değil!”, diye tıslar birinci adam büyük bir kinle.

“..ve bu da bizim umurumuzda değil. Bir dahaki buluşmamızda bize yeni bilgiler getirsen iyi olur genç adam yoksa o kız yanlışlıkla, Orkenlerin neden ona saldırıp durduğunu öğreniverir!”, der ve önünde duran adamın cevabını beklemeden arkasını döner ve karanlıkta kendini kaybettirir.

 

✱ ✱ ✱

 

Cübbeli genç uzun süre tek başına kuytu yerinde kaynar durur. Neden sonra hararetle “Bok herif!”, diye giden, diğer adamın istikamete doğru tükürür ve dramatik hareketlerle Serenity Home kasabasının üç katlı evleri arasında kendisi de kaybolur.

 

 


 

 

 

 

 

< önceki | sonraki >

1 Comments
  • deja nim / April 16, 2020 / Reply

    Dünyada her zaman küçük insanlar vardır.

    Birileri, başkaları ve toplum huzuru için çalışır, çabalar, emek.. ve bazen de canını verirken, o küçük insanlar hep karşımıza çıkıverirler.

    Onlar için, sizin emeklerinizin, çabalarınızın.. ve canınızın hiçbir önemi yoktur. Onlar için önemli olan tek şey, kendi küçük egoları ve çıkarlarıdır. İşin acı yanı, bu tip insanlar, şeref ve onur gibi hefhumlardan da bir şekilde kendilerini beri görürler. Yada sadece bunları tanımazlar. Kendi istek ve arzuları dışında kimseye de saygı duymaz, saygı da göstermezler.

    Gerçek dünya ile oyundaki dünya arasındaki, belki de ortak tek nokta da budur; küçük insanlar..

Leave a reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.