You can enable/disable right clicking from Theme Options and customize this message too.



Book Online

* Please Fill Required Fields *

 

Timeline: Bu hikaye, Anglenna Sunsear’ın Arashkan şehrine, annesi High Lady Angrellen’in First Lord, Princeps Kaladin’e verilmek üzere gönderdiği hediyenin takibi için, High Spires efendisi Philius Silveroak’u ziyaretinden sadece birkaç gün önce gerçekleşir.

Anglenna Sunsear’ın o dönemdeki Arashkan ziyareti ve Efendi Philius ile aralarında geçenler için
bkz. Hikaye: A Bard’s Tale XIII, “Searing Perspective”

 

Seni tekrar görecek miyim, Darling?”, diye kedi gibi mırlar orta yaşlarındaki uzun bukleli sarışın kadın.

Daha tam olarak uyku uyuşukluğundan silkinememiş olan alımlı kadının gözleri hoş bir şekilde kayıktır ve üstünde, dağılmış, ince bir gecelik dışında pek de bir şey yoktur..

“Tabii ki, en güzelim!”, diye gülümseyerek karşılık verir, önündeki kadından en az on beş yaş daha genç olan yakışıklı çocuk.

“Eminim bunu beraber olduğun bütün kadınlara söylüyorsundur.”, der kadın, sesinde çok hafif bir hayıflanmayla.

“Sadece en güzellere..”, der genç adam.

Kadın, önünde sırıtarak duran yakışıklı gencin gözlerindeki samimiyeti görünce içi biraz olsun rahatlar..

..ve burkulur.

Gerçekte Felishia Fremier, Arashkan zenginleri ya da aristokratları arasında ne en genç olanıdır, ne de en güzeli. Yaşı otuzun üstündedir ve hayatı tam anlamıyla ve tamir edilemez bir şekilde kırıktır. Ama en azından ve bir geceliğine de olsa, şu anda olduğu gibi— girdiği pencereden çıkmakta olan genç onu, kendi kategorisinde bile ‘en’ güzel olarak görmüş, görmese de, bir yalan olarak bunu söyleme nezaketini göstermiştir.

Bu bile, yaşadıkları geceden daha kıymetlidir Felishia Fremier için.

..Neredeyse!

 

Darly Dor, pencerenin diğer tarafındaki hanımefendinin elini, tam bir centilmene yakışır şekilde öper.. ve kendisini üç katlı malikanenin camından yer çekimine bırakır ve gözden kaybolur.

 

✱ ✱ ✱

 

O kadına aşık olduğunu söylemeyeceksin, değil mi evlat?”

Darly, az önceki dramatik ayrılışından beri, yanındaki yaşlı hırsızla beraber sessizce yürümektedir.

Gün daha tam olarak doğmamıştır, dolayısıyla bölge şerifi, adamları ve daha da önemlisi diğer hırsızlardan emin bir şekilde loncaya, sırtlarındaki ‘kaldırılmış’ malları içeren çuvallarla yürümektedirler.

“Hayır”, der Darly. “Sadece..”

“O cümleyi bitirme istersen, evlat. Aslına bakılırsa hiç başlama bile.. O bir hedefti. Başka bir şey değil. Yaptığımız basit bir ticaretti, o kadar. O ‘bi şeyler’ aldı, bizde karşılığını tahsil ettik. Nokta.”, der yaşlı hırsız, genç adama.

“Biliyorum, efendim. Sadece, o kadını tanıyordum.. Eskiden. Eski hayatımda. İyi biriydi ama çok yanlış kişiye aşık oldu ve bu onu bitirdi. Kırdı!.. O zamandan beri yalnız. Hep yalnız ve acı içinde. Ve benim ona yaptığım, yıllar önce onu kıran, o şerefsiz piç kurusundan hiç de farklı olmadı.

 

Felishia hiçbir zaman çok da zeki bir kadın olmadı. Ama gündüzleri oturup beraber keyifle yemek yiyip muhabbet edebileceğin, yüzünde salak bir gülümseme, kolunda o kız, gezip tozabileceğin, geceleri usulca fısıldaşıp onun sıcacık kalbine sevgiyle sarılabileceğin ve mutlu, güzel bir gün yaşamış olarak yanında uyuyabileceğin, dürüst, samimi, içten, her şeye rağmen başkalarına karşı iyimser, kendisine uzanıp dokunmak için can attırtan ve buna da müsaade eden cinsten bir kadındı. Felishia Fremeir’in her zaman ve tamamen kendisine özel bir yer çekimini vardı. En güzeli de, asla senden o muhteşem gülümseyişini esirgemezdi.

 

Hayatımda, etrafı onunki kadar kalabalık olup da gerçekte onun kadar yalnız bir başkasıyla karşılaşmadım. O kız, o hergelenin ona yaptığını da, benim ona yaptığımı da hak etmiyordu..”, diye, sessizce ve kararmış bir yüzle yürümeye devam eder Darly.

“Bu yüzden sana o cümleye hiç başlama, demiştim.”, der yaşlı hırsız. “Ama içini rahat ettirecekse, o kadın hakkında yaptığın tarife bakılırsa gerçek bir hergele olman dışında, seninle o herif arasında çok büyük iki fark var.”

“Varsa da bunları ben göremiyorum, efendim.”, der Darly.

“Birincisi, senin menşeyin belli, dolayısıyla bir piçin kurusu değilsin..”, der yaşlı hırsız, sırtındaki ağır bohçadan dolayı yorulmuş ve nefes nefese kalmış bir şekilde.

Darly acı bir şekilde ‘fırk’lar.

“İkincisi neymiş?”

“O kadına hiç bir vaatte bulunmadın —bir gecelik eğlenti dışında.. Onu da yaptın.”, der adam. Sonra, “..Yaptın di mi? Bana çok mutlu gibi görünüyordu!”, diye sırıtır ihtiyar hırsız.

Darly’nin yüzü kızarır ama bir şey demez.

“Aferin sana. Bir erkek her zaman verdiği sözü tutmalı. Özellikle de kadınlara verdiği sözleri.”

 

✱ ✱ ✱

 

Felishia Fremier, dağıtılmış odaya öylece bakar.

Solmuş, kerpiç gibi bembeyaz olmuş yüzünde daha herhangi bir ifade oluşmamıştır. Gözleri, ne kadar dolap, ne kadar çekmece varsa açık.. ve boş duran oda da gezer. Neden sonra bulduğu ilk koltuğa, ruhu çekilmişçesine çöker..

Yüzünü ellerine gömer ve hüngür hüngür ağlamaya başlar.

“Neden? Neden bunu bana yaptın, Darling?”, diye inler.

“Çünkü ben basit bir hırsızım, yaşadığımız şey bir yalandı ve sende sadece aptal bir kızsın!”, diye bir monolog cevap verir kızın zihninde..

“Onlar High Woods’dan gelmeydi.. Princeps Kaladin’e verilmek üzere Ri’si adına High Lady Angrellen’in gönderdiği şahsi hediyelerdi!”, diye korku içinde titreyerek ağlar Felishia.

“Bunu bilmiyordum Felishia. Seni iyi hissettirecekse, özür dilerim.”, diye cevap verir, zihnindeki monolog.

“Beni öldürdün, Darling.”

“Bunu asla istemedim, Felishia.”

 

✱ ✱ ✱

 

Lanet olasıca kesiciler”, diye, yüzünde çirkin bir ifadeyle küfreder Darly Dor. “Ne zamandan beri Hırsızlar Loncasının kaldırması olduğunu bilmelerine rağmen bizden çalmaya kalkılıyor?! Bilmiyorlar mı, bu aradaki tüm anlaşmalara aykırı. Bir loncanın işine bir başka lonca karışmaz, müdahale etmez, musallat olmaz, onlardan çalmaya kalkmaz.. Eski, sokak çatışmalı günlere mi dönmek istiyorlar? Onlar iyi olabilir ama bizden çok daha fazla var!”

“Boşuna nefes tüketiyorsun, evlat.”, der yaşlı hırsız, yüzünde göstermemeye çalıştığı acı ifadesiyle.

Yaşlı hırsız kalçasına tuttuğu kanlı ve kirli bir bez parçasını, bir yandan üstüne ucuz rom dökerek sabitlemeye çalışmaktadır.

“Neden?”, diye huysuzca sorar Darly.

“Seni duyamazlar..”, diye acıyla buruşmuş bir sırıtışla cevap verir yaşlı hırsız.

Darly yaşlı hırsıza bakar. Neden sonra ‘hıf’layıp yaşlı adamın yanına gelir.

“Ver şunu!”, der ve yaşlı hırsızın elinden kanlı, pis paçavrayı alır.

“Senden çok şey öğrendim, yaşlı sansar. Ama yaralara nasıl müdahale edilir, asla bilmediğin bir şeydi.”, diye söylenir Darly.

“Bu sansar, yaşlı olacak kadar uzun yaşamayı başardı, evlat.”, diye cevabı yapıştırır, ihtiyar hırsız.

“Gel benimle. Seni revire götürelim. Şu pis romu da döküp durma yaranın üstüne. Bi bok işe yaramadığı gibi, yaranın iz bırakmasına sebep olacak.”, der Darly ve yaşlı hırsızı nazikçe kolundan tutup kapıya yönlendirir.

“Eminim kırışık kalçamdaki bir yara izini kimsenin fark edeceğini sanmıyorum.”, diye büzüşük bir şekilde kıkırdar.

“Öyle deme. Yaranın kendisini ‘Büyük Anne’ye’ nasıl açıklayacaksın, asıl sen onu düşün.”, diye sırıtır Darly.

“Bu çok acımsızcaydı, Darly.”, diye çelimsiz, cılız bir sesle cevap verir yaşlı hırsız.

Darly, yaşlı adamı götürmeden önce, manalı bir şekilde odadaki diğer hırsızlara bakar.

“Mallara dokunmayın. Bunlarda bir şey var. Ederleri Felishia’nın sahip olabileceğinden biraz fazla.. Çok daha fazla.”, diye kati bir şekilde talimat verir ve yaşlı efendisini revire götürmek üzere odadan ayrılır.

 

Aradan bir saat kadar geçmiştir.

Darly, yaşlı hırsızı revirdeki lonca hekiminin kirli ellerine bırakmış, o gece kaldırdıkları malları incelemek için geri dönmektedir.

Kapının önüne geldiğinde odanın biraz fazla sessiz olduğuna ayılır. Fark ettiği diğer şey ise, burnuna gelen pis, lağım kokusuna karışmış yarı pişmiş et kokusudur.

Genç hırsız, temkinli bir şekilde kapıyı aralar ve bir anda daha önce aldığı koku, muazzam bir katla ona çarpar.

Kokudan Darly’nin gözleri yaşarır ve içeride gördüğü şeyin ne olduğunu ilk anda algılayamaz. Algıladığında ise çok geç kalmıştır ve gördüğü şeyi hayatı boyunca asla zihninden silemeyecektir.

Odanın her yerine —yere, duvarlara, tavana— her yerine kanlı, yanmış, yolunmuş ve kopmuş kızıl insan parçaları yapışmıştır. Sanki odanın ortasında bir şey, muazzam bir şiddetle bir anda patlamış ve odadaki herkesi parçalamıştır. Ne var ki, odada bir patlama olduğuna dair hiçbir iz ya da yanık yoktur. Dahası, çaldıkları mallar tertemiz bir şekilde odanın ortasında durmaktadır.

Üzerinden sadece çok hafif bir şekilde tüten koyu bordo, mel’un duman olmasa bile bu katliamın mümessilini tahmin etmek çok da zor değildir.

Darly, arkasından gelen koşturmalara aldırmaksızın öylece odaya, parçalanmış cesetlere ve hepsinin ortasında sessizce duran ‘suçluya’ bakar.

Neden sonra, koşup gelen diğer hırsızların dehşet ve korku dolu çığlıklarıyla kendisine gelir. İstemsizce boğazına kadar gelen ekşi suyu yutkunur ve fısıldar.

“Neye bulaştın, Felishia?”

 

✱ ✱ ✱

 

Nereye gidiyorsun, evlat?”, diye tıslar yaşlı hırsız, Darly’nin kolunu tutarak.

“Onu uyarmalıyım!”, diye fısıldar Darly.

“Bu senin sorunun değil, evlat. Bırak peşini.. Burada ‘büyüklerin’ bir oyunu var ve bizim gibi küçük insanları ilgilendirmez!”, diye harlar yaşlı adam.

Odada olanları ve geride kalanları Hırsızlar Loncasındaki bütün hırsızlar görmüş ve dehşet içerisinde kalakalmışlardır.

“Felishia saraydaki sanat eserlerinden, antikalardan ve asilzadelere gelen hediyelerden sorumluydu. Sence o mel’un şey nereye gidiyordu sanıyorsun?”, diye kaşları çatılı bir şekilde sorar Darly.

“Bu bizleri ilgilendirmez, evlat. Bırak gitsin..”, diye ısrarını yineler yaşlı sansar.

“Sence o şey sarayda.. her ne yaptıysa, orada yapmış olsaydı bu bizi etkilemez miydi? Düşün ki bu Princeps’e gönderilmiş olsun ve içerde gördüğün, dokunmamaları söylenmiş olmalarına rağmen kurcalayan bir avuç salak değil de Princeps’in kendisi olsun.. Bunun için suçlu aramayacaklar mı? Sence, “Bu sizin yapacağınız türden bir iş değil, rahat olun!”, deyip bize dokunmayacaklarını mı sanıyorsun. Emin ol bir günah keçisi arayacaklar. Onu buluncaya kadar da bizden yüzlercesini asarlardı..”, diye haşin bir şekilde fısıldar genç adam.

Yaşlı hırsız bir süre sessizce durur.

Neden sonra, “Bazen çok düşündüğünü sana hiç söylemiş miydim?”, der ve Darly’nin kolunu bırakır.

“Müteaddit defa..”, der Darly.

“Git.. Git ve kurtar sevgilini.. Kimsenin seni görmediğinden de emin ol.”, der yaşlı hırsız, yılmış bir şekilde.

“O sevgilim değil..”, der Darly hafif alınmış bir şekilde. “Sadece sevdiğim birisi, o kadar.”

“Ben yaşlı bir ahmak olabilirim ama halk arasında ‘sevdiğin’ bir kadına ‘sevgili’ dendiğini unutmuş olacak kadar da yaşlı bir ahmak değilim.”, der ihtiyar hırsız.

Darly çok kısa bir an sırıtır. Sonra kaşlarını çatar ve kararlı bir şekilde Hırsızlar Loncasının en az bilinen ‘arka kapı’larından birinden, sevgili Felishia Fremier’i uyarmak için sıvışır..

 

✱ ✱ ✱

 

Kapı aralanır ve ardında yaşı biraz geçkin, hizmetli kıyafetleri içinde bir adam belirir. Adamın saçları kırlaşmış ve kısa kesimlidir. Koyu mavi gözlerinin kenarları, geride bırakılmış yılların etkisiyle kırışmış ve çatallanmıştır.

Hizmetli, anca araladığı kapının arkasından, Darly’ye, Darly’nin kıyafetlerine ve.. gençliğine bakar!

“Buyrun?”, der hafif soğuk bir şekilde.

“Ben..”, der Darly ve durur. Kendi içinden, ‘Ben ne?!’, diye geçirir..

‘Ben dün gece evin hanımını ayartıp sonra da evini soyan hayvanım!’

“Ben evin hanımının bir tanıdığıyım ve kendisiyle görüşmem gereken önemli bir husus var.”, der.

“Evin hanımı şu anda müsait değil ve kimseyi görmek istemiyor.”, diye soğuk bir şekilde cevap verir hizmetli.

“Lütfen. Konu önemli olmasaydı ısrar etmezdim.”, diye rica eder Darly

Kapının arkasındaki hizmetli tereddüte kalır ve kısa bir anlığına gözleri seyirir gibi olur.

“Bu mümkün de—”, diyerek kapıyı Darly’nin yüzüne kapatmaya kalkar ama genç hırsız keskin çevikliğini ortaya koyar;

Bir ayağını kapının arasına sıkıştırır, sonra da kapıyı aşırı güçle omuzlar ve bunu beklemeyen hizmetli geri düşer..

..ve düşerken Darly çizmesinden çektiği ince, uzun hançerini hizmetlinin gözüne sokar!

Hizmetlinin ağzından hayretle karışık bir acı çığlığı kaçar ama Darly işini yarım bırakmaktan hoşlanan biri değildir; hançeri hizmetlinin gözünden çıkartır ve üç hızlı hareketle adamın boğazına, kalbine ve karnına sokup çıkartır.

Hizmetli yere düşmeden ölmüştür!

..ve kapının arkasında sakladığı diğer elinde tuttuğu geniş ağızlı hançeri de, onunla beraber yere yuvarlanır.

“Seni adi kesici.. Bir hizmetli asla kapıyı yarım açmaz. Kapıya geleni de ya kovar, ya da efendisine bildirir. Kendisi düşünüp karar vermeye kalkmaz zira zenginler ve aristokratlar, kendi kafalarına göre davranan hizmetlilerden nefret ederler. Ayrıca bir aristokrat hizmetlisi saçlarını berberde kestirir, kavgada tutulup çekilemesin diye seninkisi gibi satırla kendisi kesmez.. Ve kapıyı açan hiçbir hizmetli ‘Buyrun.’ demez. ‘Buyrun efendim.’, der. Öğrenin bu ayrıntıları artık!”, der Darly kindar bir şekilde ölü kesiciye.

Sonra kapıyı kapatır ve yukarda karşılaşacağı şeyi bilmesine rağmen, malikanenin geniş merdivenlerine yönelir.

 

✱ ✱ ✱

 

Darly, yerde yatan, uzun bukleli sarı saçları her bir yana dağılmış kadına bakar.

Kadının göğsünde kesicinin geniş ağızlı hançeri ebadında bir yarık mevcuttur ve kadının kanı yarıktan hala sızmaktadır.

 

Darly yavaşça kadının yanına çömelir ve onu yerden kaldırıp kucağına çeker ve onun yüzüne bakar.

Kadının simasını seyrederken, dağılmış, uzun bukleli saçlarını düzeltir sonra da yanağına dokunur.

Kadının yanağı hala yumuşak ve..

..ılıktır.

 

Darly’nin içinde bir şeyler kırılır.

Kadının siması bulanıklaşır ve Darly’nin gırtlağından bir hıçkırık kaçar.

“Özür dilerim, Felishia.. Çok, çok özür dilerim..”, der kırık bir sesle.

“Üzülme, güzel Darling. En nihayetinde ben sadece basit, aptal bir kızdım ve yaşadığımız da bir yalandı ..”, diye bir monolog cevap verir Darly’nin zihninde..

“Senden çaldıklarımızın ne olduklarını ve kimin için olduklarını bilmiyordum. Seni uyarmak istedim ama geç kaldım..”, diye inler genç hırsız.

“Bunu bilemezdin ki, Darling.. Seni iyi hissettirecekse, iyi ki de çalmışsın. Farkında olmadan bir savaşı engellemiş oldun.. Bunun için aptal bir kızı kimse özlemez.”, diye cevap verir, zihnindeki monolog.

“Seni öldürttüm, sevgili Felishia..”

“Bunu asla istemedin, Darling.”

 

✱ ✱ ✱

 

 


 

Darling; Sevgili/Sevgilim. Felishia Fremeir’in, adını bile bilmediği Darly’ye verdiği isim.


“Do nots w’rry thyself, mine quite beautiful Darling, f’r I was allweyes and m’re a foolish girl with an unhealthy desire f’r a warme heart and delusions of a devotious love.

I have died and nones shalt miss mine hand nor shall I be wont f’r mine tender embrace. But shall I miss thine wh’re I go, mine beautiful Darling, f’r I have lived but a mere night in this world.”

— from the letter Darly found, clutched in Felishia Fremeirs’ hand.

 

Bu olaydan sonra, ‘kaldırılmış’ malların imhası için odaya giren hırsızlar da feci bir şekilde can verince, büyük paralar karşılığına lonca bir büyücü tutar ancak o ve ondan sonra çağrılan papaz, işi kesin yapabileceğini iddia eden bir druid ve son olarak da işi yapması halinde serbest bırakılacağı garanti edilen bir paladin kanlı et yığınına dönüşünce, hırsızlar odayı mühürler. Odanın civarındaki koridorlar ve odalar boşaltılır ve bulabildikleri her tuzak, büyü, yığma kum torbası, tahta ve çiviyle onları da mühürlerler. Zamanla mühürlü yerler terk edilir ve unutulur.. Uzun aralıklarla mühürlü koridor ve odalardan ürpertici inlemeler, nahoş kokular eşliğinde sürünme sesleri ve mel’un, kahır dolu çığlıklar duyulur.

Bu duruma daha fazla dayanamayan hırsızlar yer değiştirmeye karar verir ve Darly Dor’un, kesicilerin iyi olduklarına, ancak hırsızların sayı olarak çok daha fazla oluşlarıyla ilgili söylemi bir kehanet kabilinde gerçekleşir; arkasında üç yüze yakın ceset bırakan büyük bir sokak, ardından da yer altında gerçekleşen kanlı, uzun çatışmalardan sonra Hırsızlar Loncası, Lanet Piçler olarak bilinen kesiciler loncasını yok eder ve onların merkezine taşınır. Arashkan’da yeni bir kesiciler loncasının ortaya çıkması neredeyse beş yıl alacaktır. Bu süre, Arashkan şehri tarihinde herhangi bir kasıtlı cinayet ya da suikastın gerçekleşmediği tek dönem olacaktır.

 

 

Hikayeye, hikayenin konusuna ve içeriğine uygun bulduğum için bu şarkıyı seçtim:

Indila, Dernière Danse

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

< önceki | sonraki >e

1 Comments
  • deja nim / June 4, 2020 / Reply

    Yazmaktan çok hoşlandığım, içinde sadece iki ana karakterin bulunduğu, bir günde olup biten, hareketli, duygusal, kanlı ve aynı zamanda bir çok adı geçmeyen kişiyi ve akabindeki yılları etkileyen ‘bir gece’lik hikaye oldu.

    Her zaman inandığım bir şeyi de aslında vurgulamak da istedim; Hayatta yaptığımız her şey (eylem) ve söylediğimiz her söz (söylem), bir başka eylem ve/ve ya söylemi de tetikliyor. Ve bunların her zaman o veya bu şekilde -ama mutlaka bir şekilde- sonuçları ve faturası oluyor..

    Bazıları buna “Butterfly Effect / Kelebek Etkisi” deyip üzerinden felsefe yapmayı seviyor sanırım. Ben işin felsefesiyle uğraşmayacağım zira bir filozof değilim. Darly Dor’un ifadesi ile, “Ben sadece basit bir tasarımcıyım..” ve olaylara daha pratik bakmayı tercih ediyorum. Dolayısıyla bunu kısaca, “Herşeyin bir faturası var!”, diyerek özetlemeyi tercih ediyorum.

    Bununla beraber, sevdiklerimize ve bizleri sevdiklerini söyleyenlere söylediğimiz güzel şeyler ya da onlar için yaptığımız iyiliklere karşın, sevmediklerimize söyleyip onlara yaptıklarımızın ‘faturası’ her nedense daha uzun ömürlü oluyor.

    Ne kadar ironik, öyle değil mi?

    Uzun ömürden bahsetmişken; sanırdınız ki, bizi sevenlerin bizim hakkımızdaki hafızaları, bizden nefret edenlerden daha uzun ömürlü olurdu!

Leave a reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.