You can enable/disable right clicking from Theme Options and customize this message too.



Book Online

* Please Fill Required Fields *

 

Timeline:

NONE!

 

Bu hikaye, herhangi bir şekilde, herhangi bir resmi zaman çizelgesi içerisinde gerçekleşmediği için, bilinen, standart tarih kronolojisinde yer almıyor.

Tahmin edilen tek şey bu hikayenin “Farstep” ‘den ‘hemen sonra’, ‘esnasında’ ve ‘öncesinde’ yer aldığıdır..

 

 

Aager Fogstep, sislerin arasında kaybolan Mab’in davetkar, imalı, şuh sesini son bir defa duyar..

 

“Annenin adını hatırlıyor musun, Kış Askeri?”

Aager, bilinçsiz ve farkındasız bir sesle, Gemini ile ilk bağlandıklarında ve sadece Inshala’sının saf, yumuşak ve sıcacık dokunuşları sayesinde hatırlayabildiği ismi söyler;

“Kriss Li..”

 

 

 

✱ ✱ ✱

 

 

1:33:017TOK!.. CLANK!.. BIZZZT.. DİNG!

TOK.. TİK.. TOK.. TİK..

 

1:32:56

TOK

Ben ölmek isterken, günlerce bana baktın. Halbuki sana hiçbir vaatte bulunmamıştım bile. Şimdi o vaadin zamanı geldi, zira yaşamak için sebebim yokken bana, beni bir sebep olarak gösterdin.”

TİK

1:30 – “Bunu kabul edersem, ona.. Mab’e bir lütuf borçlu olacağım ve sen de benim bütün korkularımın acısını yüklenmek zorunda kalacaksın.. korkularımın, deliliğimin ve cinnetimin!”

TOK

1:28 – “ÜÇ ŞEYİM YOK! SADECE BİR ŞEYİM.. BİR HAYALİM VARDI VE O DA ELİMDEN ALINDI!”

TİK

1:27 – “Yaraların.. Bi çok yaraların var. Bunları bizimleyken almadın. Alsaydın bilirdim!”

TOK

1:24 – “Sanırım dans etmek istemiştin..”

TİK

1:20 – “Ben acı çekebilirim ki! Acı çekme konusunda çok iyiyimdir..”

TOK

1:16 – “Ö.. özür dilerim. Ben aptal kızın tekiyim.. Bu sosyal şeysinin kurallarını anlayamıyorum. İnsanların bölgelerini nasıl işaretlediğini de bilmiyorum!”

TİK

1:10 – “Kimin iyi olmadığını senin kadar sık söyleyen biri için, tutturma oranın oldukça düşük. Bugüne kadar isabet ettirebildiğin tek kişi benim!”

TOK

1:06 – “Gördün değil mi? Evet, gördün.. Artık benim nasıl bir yaratık olduğumu biliyorsun! Sana iyi birisi olmadığımı söylemiştim.. “

TİK

1:02 – “Ama neden? O iyiliğin ne olduğunu bile bilmeyen bir iblis!”

TOK

0:58 – “Daha değil.”

TİK

0:56 – “Sen.. iyi biri.. misin?!”

TOK

0:52 – “Hepsi senindi..”

TİK

0:50 – “Sana hiç bırakmadım..”

TOK

0:46“BU SADECE İŞLEDİĞİN CÜRMÜN CEZASI OLACAK..”

TİK

0:44“VE ŞUNU BİLESİN Kİ, BU BİR İNTİKAM OLMAYACAK.”

TOK

0:43“BUNU HER ZERRENDE SANA HİSSETTİRECEĞİM.”

TİK

0:36“VE SEN ONU ÖLDÜRDÜN!”

TOK

0:32 – “O bizim göz bebeğimizdi..”

TİK

0:30 – “O sadece bir salağın sevgisi değildi..”

TOK

0:27 – “Sana, onun bizim için kıymetini anlatmaya çalıştım.”

TİK

0:24 – “Seni BEN hayatta tuttum! Bugün buradasın çünkü bunun olmasını BEN sağladım. Bunu asla unutma..

TOK

0:22 – “Ona karşı saygı göstermen gerektiği konusunda seni uyarmıştım.”

TİK

0:20 – “Bırak beni sefil bücür!”

TOK

0:15 – “Benim adım ‘Lilly’s Venom’..”

TİK

0:13 – “Inshala..

TOK

0:11 – “Sen benim ağabeyimi öldürdün!”

TİK

0:09 – “..Sen de bundan sonra, benim sana emanet ettiğim bu acıyla yaşayacaksın.”

TOK

0:08 – “Buna ‘ACI‘ derler, Aager Fogstep!”

TİK

0:07 – “Güzel.. Dorin.. ablam sana.. emanet. Onu.. onu kurtar. Ve.. Darly.. bu onun suçu değildi.. Lütfen..

TOK

0:05 – “Çün.. çünkü sen benim.. ablamsın..

TİK

0:03 – “Alor’Nadien ne.. Güzelim.. bebeğim.. neden? Hedef bendim, sen değil! Beni vurması gerekiyordu.. Neden..? Neden girdin araya?

TOK

0:01“HAYIR!.. HAYIR.. NEDEN YAPTIN BUNU? NEDEN?”

TİK

0:00ACI!

TOK.. TOK.. TOK..

TOK

TİK!

 

TİK

TİK

TİK.. BIZZZT.. DİNG!

 

TİK..

 

0:01

Lady’nin bütün çabalarına rağmen ortalık cesetlerle doludur..

..ölenlerin ve öldürülenlerin bir ‘kısmı’ yoktur.

..ölenlerin ve öldürülenlerin bir kısmımın ise tamamı yoktur!

 

TOK

 

0:08

Aager tekrar yaratığın tepesine çıkmaya çalışır.

Yaratık ya göründüğünden çok daha zekidir, ya da fevkalade kurnaz bir içgüdüye ve tepki mekanizmasına sahiptir; Aager zorlukla saplayabildiği hançerleriyle yaratığa yine tırmanmaya çalışır ama dev kertenkele, huylanmış gibi irkilir ve bütün vücudu titrer.. ve Aager’i tekrar üstünden atar!

 

TİK

 

0:16

Anglenna, tükenmek üzere olduğunun farkına varmış bir şekilde, “Bence herkes aynı anda, aynı noktayı yakmalı. Bu şekilde büyüler bir birini desteklemiş olur.. Küçük kız, onu yerinde tutabilecek bir büyün var mı?”

Inshala, kendisine küçük kız denmesinden hiçte hoşnut olmaz. Dahası, ördek dudaklı bu kadınla daha hiç konuşmamıştır ve o kendisinden “küçük kız” diye bahsedip durmaktadır. ‘Doğa da hayvanlar bile birbirleriyle daha saygılı konuşurlar!’, diye geçirir içinden ve Anglenna’ya cevap vermez. Sadece omuzlarını silker.

 

TOK

 

0:22

Yardım et, lütfen. Onu yerinde tutabilecek bir büyün var mı?“, diye bezgin ve yaralı bir ses duyar zihninde.

Bana ‘küçük kız’ demesinden hoşlanmıyorum! Yaşımın gerektirdiği olgunluğa ulaştığımı düşünüyorum.. Aramızda en olgun duran Laila ablanın boyuna ulaştım nerdeyse.. Sıska olmam ise benim suçum değil!“, diye Inshala’nın alınmış sesini duyar Aager zihnine.

Biliyorum, biliyorum, bebeğim, inan boyum yetişse bi tane patlatasım geliyor kafasına ama yaratık hareket ettiği sürece bir şey yapamıyoruz.“, der Inshala’ya doğru.

Büyülerimin çoğu bitti. Neredeyse tamamını size ve hiç tanımadığım kişilere kullandım..

 

TİK

 

0:36

Gel, Snare!“, der Inshala ve ellerini tekrar havaya kaldırır.

Arenanın zemini sarsılmaya başlar..

Gel, Snare..“, diye bir daha çağırır küçük kız.

Koca bir toprak parçası yerden fırlar.

Gel, Snare, bana gel..“, der son bir defa daha ve birden toprak tamamen parçalanır ve içinden bir..

..ağaç yükselir.

Ve doğrulur.

 

TOK

 

Yaratıktan ilk defa bir can havli haykırışı duyulur, ve tüm gücüyle canını yakan şeyden uzaklaşmaya çalışır.

Ağacın kolları gerilir ve sürüngenin muazzam gücüne karşı koymaya çalışır.

Azılı yaratık çekiştirmeye ve çığlık atmaya devam eder ve dallardan çatırtı sesleri gelmeye başlar.

Seril, Snare.. seril, güzelim.. Sen doğanın köküsün. Sen, varsın!“, diye fısıldar ağaca doğru Inshala.

..ve ağaç bir an titrer, sonra yine doğrulur. Yer tekrar sarsılır ve birden ağacın etrafında kalın kökler belirir.

 

TİK

 

Kökler salınır ve her yöne serilir..

..ve ağaç, muazzam yaratığı durdurur!

 

TOK

 

0:56

Aager haykırır;

“ŞİMDİ!..”

 

TİK

 

0:58

Vahşi bir heyecanla Laila da haykırır ve yayını gerer;

“ŞİMDİ.. ŞİMDİ..!”

 

TOK

 

0:59

Udoorin de manyamış bir mutlulukla haykırır;

“ŞİMDİ..!”

 

TİK

 

1:01

Dev sürüngenin diğer yanından, Lorna’nın beklenmedik, heyecan dolu çığlığı duyulur;

“ŞİMDİ..”

 

TOK

 

1:02

Muzaffer bir çığlıkla Gnine’da haykırır;

“ŞİMDİ, ATEŞ TOPU ŞİMDİ!”

 

TİK

 

1:03

Yüzünde şaşkın bir ifadeyle Gnine’ın arkasında duran Inshala da haykırır;

“Şimdi..?”

 

TOK

 

1:04

Lady, Gnine ve Inshala’nın arkasından Anglenna, yüzünde soğuk, donuk bir ifadeyle tıslar;

“şimdi..”

 

TİK

 

1:06

Daha da geriden biri “Felishia Fremier’i hatırla..”, diye geçirir içinden ve sessizce fısıldar;

“ŞİMDİ.”

..ve babasıyla yaptığı anlaşmanın ilk kısmını yerine getirir..

 

TOK

 

1:07

Etrafa saçılmış, parçalanmış, kanlı cesetlerin atlından, kimsenin fark etmediği biri daha fısıldar;

“EVET, AAGER.. ŞİMDİ..”

 

TİK

 

1:11

Darly Dor, daha on iki yaşındayken sokağa atıldığı gün onu bulup yetiştirmeye başlayan Yaşlı Sansar’dan öğrendiği marifetlerini sergiler ve kimse onun sessiz hışmını görmez..

Darly’nin, hedefine arkasından yaklaştığını görebilecek tek kişi ise göreceli bir güvenlikte, devasa yaratığın öbür yanında dumanlı teberini savurması gereken Prenses Lorna’dır ama o da her nedense tamamen aksi yöne bakmaktadır..

Yumuşak tabanlı çizmeleri, arena’nın pis, kanlı toprağına sanki hiç değmiyormuş gibi ses çıkarmaz.

Genç hırsız, herkesin dikkatinin yere yığılmış devasa sürüngene çevrildiği anı beklemiş ve tahmin ettiği gibi Anglenna yılanı, herkesin en arkasında, olduğu korkak gibi, olabilecek en güvenli yerde o kibirli edasıyla durmuş, pahalı elbiseleriyle poz vermektedir.

Darly ona, bir High Lady olmanın sokaklardaki ederini çok ‘keskin’ bir şekilde öğretecektir.

Anglenna’dan sonra sıra babasına gelmiş olacak ve ancak onunla da işi bittiğinde, Felishia Fremier’e verdiği sözü tutmuş olacaktır..

 

TOK

 

1:14

İki bacağı da diz kapaklarından aşağısı eksik, içini yere boşaltmış kanlı ceset, anca fark edilir bir şekilde kenara kayar ve altından, cesur bir kalemden çıkmış yüz hatlarına sahip Lilly Venom peyda olur..

Gözlerini kısarak dev sürüngenin sırtına çıkmayı başarmış Aager Fogstep’i gözler.

Hedefi, tahmin ettiğinden de uyanıktır zira bütün savaş boyunca adamın arkasını kolladığını gözlemlemiştir.

Kız, olağanüstü, büyüleyici bir zarafetle hedefine doğru süzülür.

Yıllar önce, kendi kendisine verdiği ‘Kan Yemini’ni tutmaya kararlı bir ifadeyle, dikkatlerin yıkılan devasa canavara verildiği anda, herkesin kör açısından sokulur hedefine..

 

TİK

 

1:18

Udoorin, deli narası atarak yaratığın ayaktayken ulaşamadığı yerlerine ellerindeki dev baltalarla kesip parçalarken, bir yandan da gözü dönmüşcesine, ve kendisini görenleri ürperten kahkahalar atmaktadır.

 

TOK

 

1:20

Laila, kıymetli yayını omuzlamış, “Oklar pahalı.. oklar pahalı..”, diye kendi kendine telkin eder ve iki uzun kılıcını da belinden çeker ve yaratığa doğru koşmaya başlar.

Sanki az ileride manyamış Udoorin’in kahkahaları bulaşıcıdır ve Laila’nın da yüzünde çılgın bir sırıtış belirir ve yaratığın karnını bir ucundan diğerine yararken kendisi de manyamış bir kahkaha atar;

“Ahahahaaa.. Kız haklıymış. Bu gerçekten bir ‘sürüngen’!”

 

TİK

 

1:24

Gnine kimsenin yakında olmadığından emin olur ve yaratığın, mancınık boyundaki kafasının tamamını içine alacak şekilde büyüsünü yapar.

Dev sürüngenin kafası, muazzam bir ateş topunun içinde kaybolur.

Ateş topu ivmesini ve harını kaybettiğinde geride bir gözü akmış, başının bir yanı neredeyse tamamen kömürleşmiş bir şekilde, uzun, acı dolu bir inlemeyle yaratık olduğu yerde yığılır kalır..

 

TOK

 

1:26

Udoorin’in çıldırmış kahkahaları, Lorna’nın bir şeye ayılmasına sebep olur;

Aylar önce, ilk karşılaşmalarında Udoorin yine aynı manyamış kahkaha ve gürlemesiyle Darly ve Merisoul ile bulundukları odaya dalmıştı..

Lorna’nın uyandığı şey, sevdiği bu gencin bu manyamış halinin, kendi kendisinden hiç beklemediği, asla tahmin edemeyeceği, hayatı boyunca varlığından bile haberdar olmadığı içsel bir şeylerin tetiklenmesine sebep oluşudur.

Lorna’nın yüzü kıpkırmızı kesilir..

‘O benim sakin, hanımefendi halime, ben ise onun çılgınlığına mı vuruldum?’, diye geçirir içinden..

Sonra beklenmedik bir şekilde omuzlarını silker.

“Herkesin, derin manaları olan felsefi bir aşkı olması gerekmiyor..”, der ve “Ayrıca çok güzel gözleri var!”, diye de tasdik eder.

Elindeki koca glavyesini savururken, “Konuştuğum zaman dinliyor, konuştuğu zaman dinletiyor. Bana karşı her zaman dürüst. Bugüne kadar prenses oluşuma bakmadan, bütün kötü huylarıma rağmen yine de beni karşılık beklentisi olmaksızın seven tek kişi..”, diye kendince önemli bulduğu noktalara değinir.

‘..Ve toplam zekamız da buradaki herkesinkini geçer!’, diye de ekler içinden alakasız bir şekilde ve kızarmış yüzünde tatlı bir gülümseme belirir.

Elindeki uzun, dumanlı glavyesini bir sağa, bir sola, ritmik bir şekilde daha da azimle savururken gözüne, ablası Anglenna’nın olduğu yerdeki bir şey takılır..

..ama tam o anda, Lorna için ortamdaki bütün sesler kesilir ve arkasından, sanki sessiz bir mağara gölüne düşen bir su damlasının yankılanan sesini duyar.. ve ardından, daha küçük bir kızken sadece bir defa duyduğu High Woods’un ona seslenişini işitir..

 

 

Alor’Nadien ne.
Ben Quarlani Ath Tel’Ora ve seni kalbim olarak seçtim..
Senden gelecek nesiller bu ormanda büyüyecek.
Ve onlarla beraber bu orman da salınacak ve serpilecek..

 

Lorna hayretle karışık bir mutlulukla sesin geldiği yöne döner..

..ve ablası Anglenna’nın arkasında gördüğünü sandığı Darly’yi kaçırır.

 

TİK

 

1:28

Darly, belindeki kemerinin altında sakladığı ince, uzun hançerini çeker.

Ne kadar ironiktir ki Felishia’sını öldüren kesiciyi de bu hançerle öldürmüştür.

Aynı hançerle şimdi asıl kesiciyi öldürecektir..

 

Yılana sekiz adım kalmıştır ve artık geri dönüş yoktur..

Yedi..

Altı..

Beş..

İki..

 

Darly, sanki Arashkan’ın pis lağımlarında olduğu zamanlarda duyduğu gibi, sağ tarafından bir damla suyun, karanlık, boklu tünellerde yankılanan sesini duyar gibi olur.. ve beklenmedik bir şekilde Felishia’nın ona saf, derin, kontralto sesiyle konuştuğunu duyar..

 

 

Darling..
Neden yüzüme bakmıyorsun artık?
Seni üzecek bir şey mi yaptım?

 

Genç, yakışıklı hırsız kontrolsüz ve kahrolmuş gözlerle sesin sahibini arar.

 

Ve tam orada..

..birisinin müthiş bir ivmeyle Inshala’nın arkasına atladığını görür.

Darly tereddüt etmez.

Hiç sektirmeden rotasını kırar—

 

TOK

 

1:30

Lilly Venom son anda belinden hançerini çeker, zarif, sessiz bir hareketle, bir hayvanı adam eden kızın sırtına doğru atılır..

—ve diğer kesiciye dalar!

Lilly Venom ne olduğunu ancak son anda fark eder; elindeki lanetli hançer, hemen önünde duran, sıskası çıkmış sırtı kendisine dönük farkındasız kızın dağılmış saçlarını okşar..

..sonra kendisine saldıran adamla birlikte yere yuvarlanır. Darly kesiciyi iki bileğinden de yakalar ve yerde onunla boğuşmaya başlarlar..

 

TİK

 

1:31

Her nasılsa Venom kendisini üstte bulur.

Hedefini elinden çalan bu adama karşı muazzam bir kinle bakar ve bir teselli ödülü olarak onu kesmeye karar verir..

 

TOK

 

Aager Fogstep, dev sürüngenin ensenine çıkmış, yaratığın atar damarlarının olduğunu düşündüğü yerleri kesmektedir.

Hiçbir anlam veremediği, sanki dirseğini yanlış bir açıyla bir masanın köşesine çarpmış gibi irkilir ve olduğu yerden doğrulur.

 

“Şimdi..”

 

Aager’in zihninde bir şimşek çakar ve her şey bir anda yerli yerine oturur!

 

TİK

 

Darly Dor, yapmış olduğu şeyin ona tam olarak neye mal olduğunu o anda anlar zira kaçırdığı fırsat asla ve bir daha eline geçmeyecektir; Anglenna elinden kurtulmuştur!

Sonra, var gücüyle elindeki mel’un dökümlü bıçağı yüzüne sokmaya çalışan kesiciye bakar ve sonunun geldiğini anlar.

‘Eh, bir gün olacaktı illa ki..’, diye geçirir içinden.

 

TOK

 

1:32:56

Aager haykırır;

“Kriss Li..!”

 

TİK

 

1:33:017

Darly Dor..

..kendisini öldüren kıza gülümser.

Ardından..

“Elveda, Felishia..”, diye fısıldar.

 

TOK..BIZZZT.. DİNG!

 

TİK.. TİK.. TİK.. TİK.. TİK.. TİK.. TİK.. TİK..

 

 

 

✱ ✱ ✱

 

 

 

Lilly Venom olduğu yerde irkilir ve duyduğu isim karşısında dona kalır.

Başına isabet eden şeyi fark etmez bile.

Lilly Venom için dünya gitgide artan bir açıyla yan yatarken, o kendisini küçük, tek gözlü, köhne bir evde, ağabeyinin onu zorlukla çıkardığı iğreti sandalyenin üstünde bulur!

 

“Kıpıydama. Geycem şimdi!”, der ağabeyi ona, her zamanki çatık kaşlı, ciddi ve koruyucu sesiyle.

Lilly’s Venom, sandalyesinde usluca oturur, ağabeyine güneş gibi bir gülümseme atar ve “Piki”, der.

Çocuk, Lilly’s Venom’un düşmeyeceğinden emin olduktan sonra, diğer sandalyeyi itiştire çekiştire kız kardeşininkinin yanına sürükler. Sonra ıhlaya poflaya kendisini çektiği sandalyeye çıkartır ve mutlu bir şekilde “Oydu işte!”, der ve annelerinin onlar için masada bıraktığı soğumuş tasın içindeki un, patates ve suyla yapılmış fakir yiyeceği tahta kaşıkla alır, önce bir kaşık kız kardeşine verir, sonra da kendisi bir kaşık alır.

Bu şekilde tası yarılayınca çocuk “Tamam. Doyduk!”, der kati bir sesle. Kendisinden bir yaş küçük olan Lilly’s Venom’un yüzü buruşur. “Ben doymadım ama ki!”, der mutsuz bir şekilde.

Çocuk son derece ciddi bir ifadeyle, “Annem ne zaman geliy bimiom. Geyinisini soyna yeyiz. O zaman daha çok doyayız!”, diye kız kardeşini ikna eder..

 

(Hikaye: A Bard’s Tale VIII, “Aager”)

 

“Annem.. “, diye boğuk bir fısıltı kaçar kızın ağzından..

 

Lilly’s Venom kendisinden geçmiş bir şekilde yere yığıldığında, kayık gözlerinden yanaklarına ve acı dudaklarına gözyaşları saçılır..

 

Merisoul Xyrotwu, elindeki son derece pahalı, bulunması ise çok daha zor olan büyülü sopayı böylesi bir ‘ahmak odunu’ olarak değerlendirmiş olduğundan dolayı biraz utanmış bir şekilde yerdeki kıza bakar.

“Kahrolasıca kaçık şey.. Bir grupta bir deli yeter ve bizimkinde dokuz deli fazlası var zaten!”, diye burnundan solur.

“Ayrıca o çocuk bana ait. Onun güzel yüzünü çizmemiş olsan senin için iyi olur.”

 

Aager kayarak yanlarına yetişir ve farkındasız, kontrolsüz, katışıksız, dağlanmış, fokurdayan, cinnetin eşiğinde ve çırılçıplak bir duygu seli içerisinde Inshala’sına sarılır.

Sel, hayret içerisinde ve kafası karmakarışık olan kızın tüm setlerini olduğu gibi darmadağın eder..

Kendisine sımsıkı sarılan adamdan aldığı dev duygu dalgalarından başı fırıl fırıl dönen Inshala’dan dehşetle karışık küçük, salt, mutlu bir çığlık kaçar ve içindeki, her zaman tetikte bekleyen kendi duygu fırtınası bir anda kontrolden çıkar ve pikler ve kendisini, sarhoş olmuş bir şekilde Aager’e, erimek istermişçesine bırakır..

..tamamen!

 

Koca arenanın ortasında, etrafı parçalanmış ve yenmiş cesetlerle çevrili kadim sürüngenin ölüsünün yanında Aager, ayakları yerden kesilmiş bir Inshala’ya sarılmış, öylece durmaktadırlar..

 

Neden sonra Inshala, çocukça bir coşkuyla ağlayan Aager’in ıslak yüzünü küçük, sıcacık avuçlarının içine alır ve onun gözlerini seyreder.

“Bir şey oldu..”, der Inshala.

“Çok şey oldu.”, diye kırık bir sesle fısıldar Aager.

“Nooldu?”, diye onu fırtına grisi gözleriyle süzer.

“Sonra.. Sen gitme yeter!”, diye zorlukla yutkunur Aager.

“Ben buradayım ki. Bir yere gitmiyorum. Beraber aptal olmaya söz vermiştik..”, diye geri fısıldar Inshala kendisini teslim ettiği adama.

Aager Fogstep, Inshala’nın yüzüne baktığında gördüğü tek şey, onun gözlerindeki vahşi fırtınanın fokurdayışıdır..

“Bu ilişkide aptal olan sadece ben varım, sevgili Inshala.. ve bundan dolayı tahmin edemeyeceğin kadar da mutluyum.”, der Aager.

Yandan Merisoul’un alt dudağını pörtleterek, “Şu işe bak yaa.. Yıllarca ne olduğunu anlamaya çalıştım ve bu iki salak sevgiyi bulmuşlar bile!”, diye söylendiğini duyulur.

Aager, Inshala’yı bırakmaz.

Çok uzun bir süre hayretle onun yüzünde oynaşan ifadeler silsilesini, aralanmış küçük, çilek rengi dudaklarından nefesini ve onun gözlerindeki, hapsedildiği kafesten kudurmuşcasına kurtulmaya çalışan vahşi fırtınayı seyreder Aager.

Ne çıldırmış arena seyircilerinin haykırışlarını duyarlar, ne de etraflarında toplanmış diğerlerini fark ederler.

Lady, yüzünde mutlu bir ifadeyle, Laila hafif çatılı kaşlarıyla, Udoorin hayretle, Lorna sevinçle, Gnine sırıtarak, Anglenna ise tek kaşı kalkmış bir şekilde kahkahalarla ağlaşan iki gence bakmaktadır.

Ama o an, ikisi için de sadece diğeri vardır..

 

“Ben de seni..”, diye fısıldar dolu gözlerle Inshala, sadece onun, ve sadece zihninde duyduğu bir şeye.

 

Grup, Lady’nin kısa bir emri ile iki genci baş başa bırakır ve arenada hayatta kalmış yaralılarla ilgilenmek için dağılır.

Aager uzun bir süre daha kızı bırakmaz. Yüzünü, utancından sarıldığı adama gömmüş olan Inshala’yı sımsıkı tutar halde Merisoul’a döner ve başıyla yerde yatan kesiciyi işaret ederek, “Teşekkür ederim. Onu öldürebilirdin. Ama bunu yapmadın.. Teşekkür ederim.. “, der ve baygın kıza, onu ilk defa görüyormuş gibi bakar.

Merisoul makul bir şekilde bu teşekkürü alır ve yan cebine koyar ama bununla tatmin olmaz.

“Kim bu kaçık ve neden senden bu kadar nefret ediyor?”

“Nefreti uzun ve çetrefilli bir hikaye. Kim olduğuna gelince..”, der Aager sessizce.

“O.. Sanırım o benim küçük kız kardeşim..”

 

 

✱ ✱ ✱

 

 

Aradan saatler geçmiştir..

Büyük acılar sonunda Gnine’ı arenanın zindanlarından kurtarmışlar, yorgun ve bitkin bir şekilde, yeni yaralar ve yeni tecrübelerle, daha bilge olmasa da, kendilerini ve birbirlerini daha iyi tanımış olarak o sefil yeri geride bırakmışlardır.

Şehrin öbür ucundaki kaldıkları hana, tuttukları büyük, kapalı bir araba ile giderken herkes son bir haftayı tekrar yaşıyormuş gibidir.

Gnine, Lilly Venom’un olası kimliği hakkında ki tahminleri dışında, cehennemde geçirdiği bir haftayı büyük bir heyecanla non-stop konuşarak anlatmış, sonra birden ipleri kesilmiş kukla gibi yorgunluktan kıvrılmış, başını en eski arkadaşı olan Laila’nın bir bacağına yaslamış ve mutlu bir şekilde kendinden geçmiştir.

Laila ona, ‘Ne yapacağım ben seninle? Bir gün de başını belaya sokmadan geçirebilecek misin acaba..?’, der gibi bir ifadeyle bakar.

Lorna, da uyumaktadır. Küçük, zarif elleri, Udoorin’in kocaman avuçlarında kaybolmuş, başını iri gencin omzuna yaslamış, yüzünde hafif bir tebessümle kendinden geçmiştir.

Lady, Anglenna ile konuşurken Darly, arenada geçirdikleri son dakikalardan itibaren yüzünde beliren ‘hayalet görmüş’ ifadesiyle, araladığı arabanın kalın perdesinden sessizce dışarıyı seyretmektedir. Yanında oturmuş olan Merisoul ise ilginç bulduğu bir kitaba dalmış gibi sessizce onu seyreder.

Neden sonra Darly’ye nazikçe uzanır ve ona fısıldar;

“Öç.. Ben aldım.. Hepsinden.. Tamamen hak etmişlerdi ama yine de bu hiç bir işime yaramadı.. ve beni tamir etmedi!”, der sessizce.

Sonra küçük omuzlarını silker.

“Ama illaki öldüreceksen, piyonlarla uğraşan bir maşa olma. En azından fili öldüren mızrak ol..”, der garip bir ifadeyle.

Darly ona bakmaz. Yüzünde beliren arzu, kayıp, kahır ve özlem ifadelerini gizlemeyi tercih eder; başını pencereden ayırıp bacaklarını kendisine çeker ve yüzünü dizlerinin ve kollarının arasına gömer.

Aager ise, koluna tutunmuş Inshala olduğu halde hala baygın olan Lilly’s Venom’u kucağına almış,  kaldıkları hana varıncaya kadar da onu bırakmamıştı..

Kendisine merakla bakanlara hiç bir açıklama yapmaksızın, Inshala ile beraber onu yedek odaya kadar taşır ve arkasından odanın kapısını kapatır..

Kapı kapanırken Aager, Merisoul ile diğerleri arasındaki fısıldaşmaları duyar;

Udoorin: “Kız kim? Bana bir yerden tanıdık geldi ama, hatırlıyorsam ne olayım.. Aager de ‘OFF‘ moda geçti. Ağzını bıçak açmıyor.”

Merisoul: “Çetrefilli ve dramatik bir aile hikayesi; kız onun kardeşiymiş ve o daha küçükken biri onun annesini öldürünce Efendi Aager de kızı öldürmeye kalkmış.. Defalarca! Sanırım o zamanlar biraz beceriksizmiş..”

Laila: “Oha!”

 

Nezih [Aager]: “Fesüphanallaaaaah!”

Mustafa [DM]: “Ahahahahahaaaa!” – diye güler.. ve kaçar!

 

 



Quarlani Ath Tel’Ora: kadim elf lehçesinde ‘Ormanın Ruhu’. Bazen, çok nadiren, toprak, üstünde yaşayanları seçer. Ormanın Ruhu, söz konusu bir toprakta, zamanla oluşan, anlaşılması oldukça zor, muallak anlamda bir çeşit ‘ruh’. Bu ruhlar, kendilerine yakın hissettiklerini düşündükleri birisini seçerler. Quarlani Ath Tel’Ora, High Woods’un ruhudur ve bin yıl önce, Selendenien’i (Angrellen ve Grandarelen’in küçük kız kardeşleri) ‘kalbi’ olarak seçmişti. Ne var ki Selendenien, Themalsar savaşında öldürülmüş olduğu için, High Woods orada yaşayan high elf’lere küsmüş ve onlarla yüz yıllarca konuşmamıştır. Ta ki, bundan 22 yıl önce, Lorna daha 6 yaşındayken onunla sessizce konuşuncaya kadar..

 

Lilly’s Venom: Kriss Li – Kriss Lilly.. Lilly’s Venom (Lilly’nin Zehri). Annesi ve ağabeyinden alınmasından sonra yaşadığı ciddi duygusal travma ve huy değişimi ile ortaya çıkan asabiyeti, hışmı ve acı dili, ilerleyen yaşlarında ise, kesicilere katılmasıyla birlikte, kullanmaya başladığı olağandışı, ölümcül zehirleri dolayısıyla Drashan’da bu isimle nam yaptı.. Ağabeyi Aager Fogstep gibi, Lilly Venom’un da gerçek ismi unutulmuş durumda.

 

Mab, Inshala ve Lorna’yı (dolayısıyla Anglenna, Aager ve potansiyel olarak Darly ve Lilly Venom’u) kurtarmak için iki damla su, Lorna’nın anılarından High Wood’un sesini, Darly’nin anılarından ise Felishia’nın ölümünden sonra genç hırsıza söylemiş olduğunu sandığı sesini canlandırır.

Not: Mab, Lorna’nın hayatı için gerçekte High Woods’un sesini canlandırmaz. (Burada, ‘büyük varlıklar’ arasında Arcane Copyright© türünden bazı durumlar söz konusu; aklı başında hiç kimse, bir ormanın ruhu kadar büyük ve kadim bir varlığın sesini ondan izinsiz kullanmaz). Lorna ile konuşan, Ormanın kendisidir. Ama bunu ona yaptırtabilmek için Mab, önce Quarlani Ath Tel’Ora (Ormanın Ruhu) ile zorunlu bir anlaşma yapmak durumunda kalır. Bu anlaşmanın ayrıntıları nedir bilinmez ama Mab, hiçbir şey karşılığında bir şey vermediği gibi, alan da biri değildir.

 

Kışın Hanımı olayların gidişatını büyük, kocaman büyülerle değil, son derece basit ama fevkalade ince düşünülmüş ve muhteşem bir zamanlama uygulamasıyla değiştirir.. Ve işin hamallığını da başkasına (Darly’ye) yaptırır.

Olayların bir önceki 1 dk. 32 sn. de gerçekleşen versiyonundan ise sadece Aager haberdardır. Aager’in gerçekte olanları kimseye anlatmak gibi bir niyeti de yoktur, nevarki bu konuda Mab onunla aynı fikirde değildir..

Arenadan ayrılmalarından sonraki gece, Mab üç kişiye diğer versiyonu, son derece canlı bir şekilde rüyalarında gösterir;

Anglenna; Lorna’nın fedakarlığını, sevgisini ve değer bilirliğini anlaması, ve annesinin kuklası olmaktan çıkıp ‘tarafını’ doğru seçmesi için.

Darly; ahmaklığının ve fevriliğinin nelere mal olduğunun farkına varması için..

ve..

Lady; tamamen farkında olmadan yapmış olsa da, lanetli bıçağın yarasını iyileştirerek gerçekte Inshala’yı (ve Aager’i) öldürdüğü gerçeğine ayılması için.. Bu Mab’in kişisel olarak yapmayı tercih ettiği tek acımasızca denebilecek davranışı olur zira onun gözünde Inshala çok kıymetlidir ve cehalet de bir bahane değildir..

 

Mab, Lilly Venom’u daha farklı cezalandırır. Ona rüyayı göstermez, ama günlerce ve ard arda ona aynı kabusu yaşatır; Lilly, kabuslarında kendisini kimin yaktığını göremez, ama yanarken etinin kavrularak kemiklerinden ayrıştığını, ve o anda hissettiği dipsiz, kahredici acıyı çok canlı bir şekilde, defalarca yaşar.

Kendi çığlıkları arasında da hep aynı, hiddet dolu korkunç sesi duyacaktır; 

“BU SADECE İŞLEDİĞİN CÜRMÜN CEZASI OLACAK..”

 

Mab, kati dürüstlüğü, her zaman verdiği sözleri tutması, sahibesi olduğu kışın kendisi gibi soğukluğu, güzelliği, satın alınamaz ve acımasız bir adalet anlayışı olması gibi bir çok vasıfları olan biridir, ancak şefkatiyle bilinen biri değildir. Inshala ‘la Fey’e olan ilgisi de sadece kızın Themalsar’da yaptıklarıyla sınırlı değil, onun geçmişi ve doğumuyla da ilgilidir; LAMENTING FEYNOX..

(bunun için ayrıca bkz. Hikaye: A Bard’s Tale IX, “Bane”)

 

Son olarak, Lorna’nın, ölürken kırık bir şekilde söylediği cümleler;

“Güzel.. Dorin.. ablam sana.. emanet. Onu.. onu kurtar. Ve.. Darly.. bu onun suçu değildi.. Lütfen..”

Lorna, (a) Udoorin’den ‘ablasını’ kurtarmasını rica ederken, onu Darly’den kurtarmasını değil, annesinden (Angrellen’den) kurtarmasını istiyordu. (b) ‘bu onun suçu değildi’, derken, hem Udoorin’e, kendisine olanların Darly’nin suçu olmadığını, hemde Darly’ye, öldürmek istediği Anglenna’nın, gerçekte “Anglenna’nın” suçu olmadığı, Darly gibi, high elf kızın da sadece içine doğduğu koşulların yarattığı birisi olduğunu anlatmaya çalışıyordu..

 

 

 

 

 

 

 

 

< önceki | sonraki >

1 Comments
  • deja nim / September 12, 2020 / Reply

    Eveeet. "Gemini" hikayesiyle başlayıp ve bu hikaye ile biten Arashkan maceralar dizisinin ilki sona etmiş oldu.

     

    Sanırım bu hikaye için, "Sezon Finali" de diyebiliriz.

     

    Yazmaktan manyakça bir keyif aldığım, ve yazarken de en çok zorlandığım sayılı hikayelerden biri oldu bu. Grup artık biraz pişmiş olarak, Arashkan'a asıl gelme sebeplerinin peşine düşebilirler.

Leave a reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.