You can enable/disable right clicking from Theme Options and customize this message too.



Book Online

* Please Fill Required Fields *

 

Timeline:

“Söz.”

Hepimizin günlük hayatımızda verdiği basit, asılda ise akit mahiyetinde kelimeler.

Ne var ki bu akitler nadiren gerçek anlamda sınanırlar. Sınandıkları an, bizim gerçek kimliğimizi, karakterimizi, andımızı, istikametimizi ve..

..duruşumuzu ortaya koyarlar.

Aager Fogstep, geçmiş günahlarını göz önünde tuttuğunda olabileceğini hiç düşünmediği bir şeyle karşılaşmıştır; Inshala ‘la Fey’ Frostmane şeklinde vücut bulmuş bir sevgi!

Bulduğu sevgi ona usulca, sabırla ve korkuyla yaklaşmış, ama en sonunda onu yakalamıştır.

Aager, kendisinden bile hiç beklemediği bir şekilde bağlanır bu sevgiye. Ama içten içe bilir ki bir gün geçmiş günahları onu yakalayacak ve yakasından tutup, onu sevigisiyle sınayacaktır.

 

O gün gelir..

 

Bu hikaye “Nefret Dökümü..” ‘nün hemen sonunda yer alır..

 

 

ACI!

Aager hissettiği şeyi açıklayacak bir başka şey bulamaz. Beynine saplanmış, saf, katışıksız, dağlayıcı, kör edici bir acı.

 

Aager kendisini, beklediği gibi bir karanlıkta değil, bembeyaz bir boşlukta bulur.

Ne sağında, ne solunda, ne de önünde, arkasında, altında ya da üstünde, beyaz dışında bir şey yoktur.

Sonsuza kadar uzanan, boş, beyaz, çıldırtıcı bir acı!

 

Ve acının içinden birisinin hayal meyal, sanki yan bir odadanmış gibi gelen, boğuk haykırışını duyar.. Acı dolu haykırışını..

Darly.

Evet, ses Darly denen birisine aittir ama ortada bir sorun vardır.

“HAYIR!.. HAYIR.. NEDEN YAPTIN BUNU? NEDEN?”, diye haykırır Darly.

Zihninin, olaylara pragmatik, duygusuz ve uzaktan bakan yanı umarsızca omuzlarını silker çünkü Darly salağın tekidir ve her ne yaptıysa o yüzden yapmıştır..

Sorun; Darly kimdir?

 

Aager, Darly’nin kim olduğunu hatırlayamaz..

 

Aager, nerede olduğunu da hatırlayamaz. Hatırladığı ve bildiği tek şey acıdır..

 

ÇOK.

FAZLA.

ACI..!

 

Aklının alamayacağı kadar çok acı!

 

Alor’Nadien ne.. Güzelim.. bebeğim.. neden? Hedef bendim, sen değil! Beni vurması gerekiyordu..Neden..? Neden girdin araya?“, diye bir kadının inlemesini duyar ama onun kim olduğunu ise hiç hatırlayamaz. Tek bildiği, bu kadından bu sözlerin çıkmış olmasının..

..hayret verici olmasıdır..

 

Lorna?, diye geçirir içinden Aager. Nooldu? Nesi var kızın? Ud.. Ud—bişey, birisini fena kesecek.. diye geçirir içinden.

Ud’un gerisi de vardı, diye düşünür ama onu da bir türlü hatırlayamaz..

Çün.. çünkü sen benim.. ablamsın..“, diye kanlı, fokurdayan bir sesle Lorna’nın cılız sesi yankılanır.

 

Aager’in pragmatik yanı, başını incelemekte olduğu listeden kaldırır zira hışımla ve çıldırmışcasına birileri —onlarca birileri— deli gibi kapısını dövmektedir. Kimdir bu saygısızca beni rahatsız eden, der gibi kapıya uzanır..

 

Güzel.. Dorin.. ablam sana.. emanet. Onu.. onu kurtar. Ve.. Darly.. bu onun suçu değildi.. Lütfen..“, der kanlı, kırık bir fısıltı, sonra, yüzünde mutlu bir ifade varmış gibi sessizce solup kaybolur..

Lanet olsun, diye geçer bir şekilde Aager’in zihninden. Yokmu şu kızı iyileştirebilecek kimse? Ona bir şey olursa bu Ud’u bitirir.. kırar..

Lady? Soul? Inshala..?

 

“Buna ‘ACI‘ derler, Aager Fogstep!”, diye hafif hırıltılı, tok bir ses duyar Aager kulağının dibinde..

 

“Benden aldığın bir şeye karşılık, ben de senden çok sevdiğin bir şeyi aldım.. Artık ödeştik. Ben, bana bıraktığın acıyla yaşamak zorunda kaldım. Sen de bundan sonra, benim sana emanet ettiğim bu acıyla yaşayacaksın..”

“Kah.. Kahrolasıca Lilly.. Venom..”, diye, zorlukla dişlerinin arasından hırlar Aager.

“Ben.. senden.. kimseyi almadım.. Kesiciler dışında.. kimseyi de öldür.. medim!”, diye acıyla kıvranır Aager ve en sonunda acısının kaynağını anlar..

 

Aager’in pragmatik yanı kapıyı açar..

..ve hayatında hiç hissetmediği bir acıyı da içeri almış olur.. Aager’in düşünebilen son kalesi de, harlayan, dağlayan bir acıyla istila olur ve yıkılır. Bu acı, Aager’in pragmatik ruhunu kırar ve parçalar çünkü..

 

..hissettiği acı sadece zihnindedir ve olması gereken, onun için EN önemli olan bir bağ da orada yoktur.

 

“Sen..”, diye, muazzam bir kinle hırlar Lilly Venom.

“..benim ağabeyimi öldürdün!”

Inshala..“, diye inler Aager sıkılmış dişleri arasından.

 

“..ve benim adım ‘Lilly Venom’ değil, seni adi piç kurusu.”

 

Aager var gücüyle Inshala’nın özüne, onun hayat ağacına ulaşmaya çalışır ama uçsuz bucaksız beyazı bir türlü aşamaz..

 

“Benim adım ‘Lilly’s Venom‘..”

Bu sözlerle Venom’un varlığı, uçsuz bucaksız beyazlıkta kaybolur..

 

 

 

Aager bu beyaz boşlukta, acı içerisinde ne kadar kıvrandığını bilemez. Hayal meyal, Ud denen adamın acı dolu haykırışlarını dinler..

 

Bırak beni sefil bücür!

 

Ud’un yankılanan, boğuk, içler acısı çığlıklarına karışmış diğer kadının kırık, ağlama sesini duyar.

 

Ona karşı saygı göstermen gerektiği konusunda seni uyarmıştım.

 

LADY! ABLA!.. ABLA, Bİ ŞEYLER YAP!“, diye bir başkasının daha haykırışlarını duyar gibi olur.. Laila.. Evet, Laila adında biridir bu..

 

Seni BEN hayatta tuttum!
Bugün buradasın çünkü bunun olmasını BEN sağladım.

Bunu asla unutma bücür..

 

Aager içinde, kendisinden de bir şeylerin kırıldığını hisseder zira Aager artık eski, acımasız Aager değildir ve Inshala’sının farkındasız sevgisi, engin merhameti, duygu yüklü, ürkek ve tamamen kendisine özgü, sıcak, yumuşak, saf dokunuşundan sonra o adama tekrar dönmek, tekrar o adam olmak gibi bir isteği de yoktur..

 

Bu doğru..

Ama hiç sormadın, acaba hayatta kalmak gibi bir derdim var mı, diye.

Uzun bir hafta geçirdik aynı karanlıkta.

Sana nelerin benim için önemli olduğunu anlatmaya çalıştım.

Sana, onun bizim için kıymetini anlatmaya çalıştım.

O sadece bir salağın sevgisi değildi..

O bizim göz bebeğimizdi..

 

Ve daha da uzaktan, çınlayan ayak seslerinin kendisine yaklaştığını duyar.

 

VE SEN ONU ÖLDÜRDÜN!

LANET OLSUN!

SENİ O KADAR UYARMIŞTIM!

SENİ UYARMIŞTIM..

ŞİMDİ SANA BUNUN BEDELİNİ ÖDETECEĞİM.
SANA BİR BÜYÜCÜNÜN GAZABINI GÖSTERECEĞİM..
BUNU HER ZERRENDE SANA HİSSETTİRECEĞİM.
VE ŞUNU BİLESİN Kİ, BU BİR İNTİKAM OLMAYACAK.

BU SADECE İŞLEDİĞİN CÜRMÜN CEZASI OLACAK..

 

Aager, boğuk bir harlama, ve ardından, ancak diri diri yakılan birisinden çıkabilecek, hırıltılı ve tok sesi olan bir kadının çığlıklarını duyar gibi olur.

 

Ayak sesleri yanına kadar gelir ve, “O ölüyor..“, der bir kadının, davetkar, imalı, şuh sesi..

Aager zorlukla başını sesin geldiği yöne çevirir.

Beyaz dünya, sismiş gibi aralanır ve içinden neredeyse saçları ve kaşları kadar beyaz teni, derin, dipsiz gözleri olan bir kadın belirir..

Kadının başında, rengarenk buzlardan kesilmiş zarif bir taç, dolgun, kusursuz ve son derece davetkar vücudundan, bir akarsu gibi süzülen elbisesi dökülmektedir ve bu haliyle sanki dokunulmazlığın zirvesi gibidir..

“Merhaba, kendisini Aager Fogstep olarak tanıtmayı seçen insanoğlu!”, der kadın, aynı soğuk, imakar ve şuh sesiyle.

Aager bu kadını daha önce hiç görmemiştir. Ama bu sesi daha önce bir.. hayır, iki kere duymuştur.

 

“O ölüyor, seyredilen.. ve hayatı bir defa daha senin elinde.. Onu kurtarmak ister misin?”

— Sana hiç bırakmadım..

“Lady.. neden iyileştirmiyor.. onu?”, diye kasılmış bir sesle sorar Aager.

— Hepsi senindi..

“Tapınak Muhafızınız, Durken Lostbeard ve Argail Smitefast’den olma, Margaret Madish ve Gellator Bluntaxe kızı Lady Magella öldürdü Inshala’nı.. Ve bunun farkına varmışlığı ile küçük Inshala’ya sarılmış, olduğu yerde cinnetin eşiğinde duruyor.”

— Burası çok uzun bir süredir ölü. Fazla uzun..

“Avcı, avını lanetli bir bıçakla vurdu. Ardında bıraktığı yara iyileştirildiğinde, aynısının katıyla tekrar vuran bir lanet taşıyordu o bıçak. Mebus ölümlülerin ve iblis tohumlarının elinden çıkma, mel’un bir silahla.. Yüzyıllar önce kaybolmuştu ve hepimiz bundan dolayı memnunduk. Öyle görünüyor ki, avcı onu bulmuş ve tekrar gün yüzüne çıkarmış.”

— Sen.. iyi biri.. misin?!

“O ölüyor, insanoğlu. ONU KURTARMAK İSTİYOR MUSUN?, diye ısrarlı bir sesle tekrarlar kadın.

— Daha değil.

“Evet.. Ne.. ne gerekiyorsa.. yaparım..”, diye acıyla cevap verir Aager.

— Ama neden? O iyiliğin ne olduğunu bile bilmeyen bir iblis!

“Bu halinle ne yapabilirsin ki?”, diye sorar kadın.

Belli ki biliyor ve sadece bunun farkında değil. Ya da sadece kaçık – ki bu da onu bu grupta hiç de özel biri yapmıyor.

“Ne gerekiyorsa..”, diye tekrarlar acıdan gözlerini sıkmış bir şekilde..

— Gördün değil mi? Evet, gördün.. Artık benim nasıl bir yaratık olduğumu biliyorsun! Sana iyi birisi olmadığımı söylemiştim.. 

“Öyle olsun bakalım insanoğlu. Ama ben insafsız değilim. Senden veremeyeceğin bir şey istemeyeceğim..”, der kadın.

— Kimin iyi olmadığını senin kadar sık söyleyen biri için, tutturma oranın oldukça düşük. Bugüne kadar isabet ettirebildiğin tek kişi benim!

“Ne.. gerekiyorsa..”, diye sıkılmış gözlerinden yaşlar süzülürken tekrar eder Aager. “Ne gere.. kiyorsa.. Kurtar.. kurtar onu.. Kur.. tar Inshala’mı!”

— Ö.. özür dilerim. Ben aptal kızın tekiyim.. Bu sosyal şeysinin kurallarını anlayamıyorum. İnsanların bölgelerini nasıl işaretlediğini de bilmiyorum!

Kadın önünde acıyla kıvranan adamı uzun bir süre sessizce süzer.

— Bu.. bu da bizi aynı bölgeyi paylaşan aynı sürünün bir parçası yapıyor sanırım.

Neden sonra sesinde hafif bir hayret ve beklenmedik bir boğuklukla konuşur;

— Ben acı çekebilirim ki! Acı çekme konusunda çok iyiyimdir..

İnsanoğlunun çirkefliğini kadar sevgisi de hayret verici. Öyle olsun, Aager Fogstep olarak kendisini tanıtan adam; Inshala’nı kurtarmak istiyorsan, bana EN SEVDİĞİN ÜÇ ŞEYDEN İKİSİNİ ver.., diye hükmeder ve muhteşem kadının sağında dev, kumsal sarısı, hançer dişli, tarih öncesi bir kaplan, diğer yanında ise kaplandan bile daha büyük, bembeyaz bir tundra ayısı belirir..

— Benim ne olduğumu gördün..

..ve nedense ikisi de Aager’e acıyla karışık, ‘HAYIR..‘, der gibi bakmaktadır.

— Daha değil..

Aager acı içerisinde kıvranırken, en sevdiği üç şeyi düşünmeye çalışır ancak aklına sadece rahmetli annesi ve kız kardeşi.. ve Inshala’sı dışında bir şey gelmez..

— Sanırım dans etmek istemiştin..

“Ve korkarım hayatını onunkisi karşılığında kabul edemeyeceğim zira kendi hayatın, en çok sevdiğin şeyler arasında yer almıyor..”, diye ekler kadın.

— Yaraların.. Bi çok yaraların var. Bunları bizimleyken almadın. Alsaydın bilirdim!

“Aslına bakılırsa..”, diye düşünceli ve kendisinin dahi anlam veremediği, anlayamadığı bir şeyi ifade ediyormuş gibi konuşur, “..kendi hayatın, sevdiğin şeyler arasında hiç yer almıyor!”

— Hayır. Bunlar Serenity Home öncesinden kalma. Bir aptalı, üstündeki yaralarından anlayabilirsin.

Kaynayan duyguları, düşünceleri, anıları, unutmak istediği geçmişi, çabaladığı geleceği, ait olmak istediği sevgisi fokurdar..

— O zaman beraber aptal olalım!

..ve taşar. Aager, uçsuz bucaksız beyazlığın ortasında, kayıp dolu bir acıyla çığlık atar!

— Bana bak.. gözlerime yoğunlaş.. diğerlerinde olduğu gibi bu acını senden alamam.. Burada yaşadığın acı o kadar çok ki.. Ama hafifletebilirim.. Sadece bana bak.. Gözlerime bak..

“ÜÇ ŞEYİM YOK! SADECE BİR ŞEYİM.. BİR HAYALİM VARDI VE O DA ELİMDEN ALINDI!”

— Bizi biz yapan yaşadıklarımız ve tercihlerimizdir.. ve biz artık ‘olduk’.. Herkesin bir ‘nefese’ ihtiyacı var. Sana ancak bunu verebilirim, sevgili Aager Fogstep..

Genç, ürkütücü hırsız, kudurmuşcasına yerde çırpınır.

— Bunu kabul edersem, ona.. Mab’e bir lütuf borçlu olacağım ve sen de benim bütün korkularımın acısını yüklenmek zorunda kalacaksın.. korkularımın, deliliğimin ve cinnetimin!

Acı içerisinde bir şeylere tutunmaya çalışır Aager. Herhangi bir şeye.. Ne olursa olsun!

— Ben ölmek isterken, günlerce bana baktın. Halbuki sana hiçbir vaatte bulunmamıştım bile. Şimdi o vaadin zamanı geldi, zira yaşamak için sebebim yokken bana, beni bir sebep olarak gösterdin.

Ve Aager tekrar Drashan’dadır. O sefil şehrin damlarında çöreklenmiş, acı ve kahır içerisinde cehennem ateşiyle yanan evleri ve evlerle beraber kız kardeşini de bir daha görme ihtimalinin yok oluşunu izliyormuş gibidir..

— Bunu kabul edersem ve gün gelir ben düşersem, sen de düşeceksin.. Sen düşersen de ben düşeceğim. Ben.. ben buna razıyım zira kimsenin istemediği, ama herkesin buğzettiği bir yaratığa insan gibi davrandın ve onu.. ve onu ancak bir ölümlünün sevebileceği gibi sevdin.

“Kim.. KİMSİN SEN?“, diye son bir çabayla haykırır Aager.

— Ve senin ölmen halinde, geride kalmak için bir sebep göremiyorum!

“BEN, MAB.”

 

 

 

 


 

Seyredilen: Bu ifade “Rüya” hikayesinde, Mab’in, Inshala’dan istediği ‘En sevdiği üç şeyden iki tanesi’nden biriydi ve aylar önce, Ritüel Forest’daki ilk karşılaştıkları günden itibaren Inshala’nın gizlice ‘seyrettiği’ kişiyi kastediyordu.

‘That, Which You Watch’ or
‘That, Which Is Watched’ — reference relative to the point of view or perspective.

 

Darly Dor, çok sevdiği Felishia Fremier’in ölümünden sorumlu tuttuğu Anglenna Sunsear’a arkadan saldırır. Bulunduğu açıdan bunu gören Lorna, bir Feymist olmanın ne demek olduğunu tekrar ortaya koyar ve ‘Sis Geçidi’ (Misty Step) marifetiyle, tam Darly hançerini saplayacakken, kuzeniyle genç hırsızın arasına girer.

Lorna’nın hesaplayamadığı, Darly’nin Anglenna’ya olan nefretinin niceliğidir ve hançerin darbesi ölümcül olur, zira Darly o darbeye her şeyini vermiştir.

 

Lilly Venom ise hiçbir zaman Aager’in peşine takılıp onu öldürmeye çalışmak gibi bir niyeti olmamıştır zira geçmiş mücadelelerinde, Aager ondan daha iyi olduğunu defalarca ispatlama fırsatına sahip olmuştur. Lilly, öldüremeyeceğini bildiği adamın peşinden gitmektense, öldürmesi halinde ona çok daha fazla acı vereceğini düşündüğü bir başkasına pusu kurar; Inshala Frostmane..

..Ve bu konuda da başarılı olur. Ama gerçek kurnazlığı, kullandığı lanetli hançerdedir ve Lilly bunu tam olarak planlayarak gerçekleştirmiştir; Lilly Venom, Inshala’yı ‘ölümün eşiğine’ getirecek şekilde yaralar, ama gerçekte onu (ve dolayısıyla da Aager’i) öldüren, Inshala’yı iyileştirmeye çalışan Lady Magella olur zira hançerin laneti budur. Hançerin bıraktığı yaranın iyileştirilmesi halinde, iyileştirmesi gerekenin katıyla can alan bir lanettir bu.

Bu şekilde Lilly Venom en sonunda Aager’den öcünü almış olur ve bunu olabilecek en haince yöntemi kullanarak yapar ve kaçar.

Ancak her şeyi yukarıdan seyreden Whimsi Lola olaya şahit olur ve anında efendisi Gnine Tinkerdome’u uyarır. Olaya ve cürme ayılan Gnine, kaçmaya çalışan Lilly Venom’u büyüleriyle kıskıvrak yakalar.

 

Gnine, Lilly Venom’a sadece kızmaz.

Onu akıl almaz bir hışım ve muazzam bir kinle yakar!

DİRİ DİRİ..

 

Çünkü onun gözünde Inshala marifetsiz bir saflığın, katışıksız bir sevginin ve mutlak fedakarlığın sembolüdür, ve Lilly Venom onun canına kıymıştır.

 

 

 

 

 

 

 

 

< önceki | sonraki >

4 Comments
  • Aager Fogstep / September 12, 2020 / Reply

    Perfectly woven – we'll see the aftermath…

    • deja nim / September 12, 2020 / Reply

      "Perfectly woven" – that's high praise. You really think so?

  • deja nim / September 12, 2020 / Reply

    Aager'i oynatan arkadaş, kendi karakteri için oldukça ilginç, kısa bir biyografi yazdı.

    'İlginç' diyorum çünkü yazıyı okuduğumda, bir şekilde bu hikayeyi daha ben yayınlamadan mı okudu diye geçirdim içimden.

     

    Bu ve bundan sonraki hikaye, Aager'in, verdiği 'söz'lerin mutlak anlamda sınanması oldu ve arada geçen konuşmaları ve 'edebiyatı' bana ait olsa da, Aager'in verdiği cevaplar, nitelik olarak sahibine aitti çünkü aylarca laf arasında ona, şöyle olursa ne yapar Aager, böyle olursa ne der Aager, diye olabildiğince hikayeyi ele vermeden sorgulamıştım kendisini..

     

    Şu noktanın özellikle dikkate alınmasını da burada tekrarlamak isterim; bundan önceki, bu ve bundan sonraki iki hikayeler, oyuncuların gerçek davranışlarından sadece ayrıntılarda kayma olmuştur.

    Ummm.. Şunu da itiraf etmeliyim ki, Aager ve Inshala’yı Lady Magella’ya öldürtmek gerçekten bir DM olarak çok adice bir şeydi. Ama şunu da ekleyeyim ki hikayenin bu kısmını yazmadan önce, Aager’i oynatan arkadaşı arayıp, “Sana ne kadarlık bir adilik yaparsam arkadaşın olarak kalmaya devam edebilirim?!”, diye de sormuştum..

    Şimdi asıl adiliği size söyleyeceğim:

    Aager’i de, Lady Magella’yı da AYNI ARKADAŞ OYNATIYOR!

    Bu yaptığım şeyden dolayı kendisinden özür diliyorum ama hikayenin kurgusu için gerekliydi..

  • Aager Fogstep / September 12, 2020 / Reply

    "Woven" (örülmüş) ifadesini özellikle kullandım. Yoğun bir haftanın son günü sabaha karşı 4 te algılar zor çalışıyor. Aslında, bence, DM in oyuncuyu tanımasının bu kadar kritik bir hikaye dönümünde önemini çok ciddi gösteriyor. Takım olarak bir "hack'n slash" değil "serious role play" tarzını tercih ettiğimiz için karakterlerin bazi seçimleri "bile bile" ya da "büyük ihtimalle başım derde girecek ama bu karakter böyle yapar" diye tercih etmek, ve oyunu oynatanin bunu ideal şekillendirmesi hem oyunu hem karakterleri farklı bir keyif seviyesine çıkartıyor. Kişisel olarak "cheesy" adımlar hoşuma gitmediği için heyecanla bir sonraki hikayeleri beklediğimi söyleyebilirim.

    Iki karakterin de psikolojik olarak dibe vurduğu bir durum söz konusu- hatta birinin ki psikolojikten çok öte bir durumda… Karakterleri oynatan olarak bile bir sonraki karar ve adımlarının ne olacağını tahmin edemiyorum şu anda…

    Bekleyip göreceğiz- "c'est la vie"…

Leave a reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.