You can enable/disable right clicking from Theme Options and customize this message too.



Book Online

* Please Fill Required Fields *

 

Timeline:

NONE!

 

Bu hikaye, herhangi bir şekilde, herhangi bir resmi zaman çizelgesi içerisinde gerçekleşmediği için, bilinen, standart tarih kronolojisinde yer almıyor.

Tahmin edilen tek şey bu hikayenin “Ben, MAB” ‘den ‘hemen sonra’, ‘esnasında’ ve ‘öncesinde’ yer aldığıdır..

 

 

YOK..”, diye acıyla haykırır yerde yatan adam..

“HİÇBİR ŞEYİM YOK.. OLAN HER ŞEYİM, TEKER TEKER ELİMDEN ALINDI.. BİR HAYALİM VARDI, O DA ÖLDÜ!”

Soğuk, dipsiz gözlerle Aager’in acı dolu haykırışlarını seyreder Mab.

“Onun.. onun canı karşılığında.. benimkini al.. Bu dünyada.. bir serseri eksik.. kimse fark etmez.. O.. o ise özel.. Ondan sadece.. bir tane var! Onu.. kurtar..”, diye bitmiş bir fısıltıyla inler Aager.

“Korkarım hayatın, en çok sevdiğin şeyler arasında yer almıyor, ölümlü.. Aslına bakılırsa hayatın, sevdiğin şeyler arasında hiç yer almıyor. Sevmediğin bir şeyle mi sevdiğin bir şeyi kurtarmaya çalışıyorsun? Bu, pazarlık için kusurlu bir yaklaşım.. Inshala’na verdiğin değer bu kadar mı?”, diye sorar Mab, hükmeder bir sesle.

“E.. elimde olan.. elimde kalan.. tek şey.. bu..”

“Ölümünün bana da, ona da bir faydası yok Aager Fogstep. Kendini sıradanlaştırarak onu yükseltmiş olmuyorsun. Dahası, senin hayatın karşılığında onunkini kurtarmam durumunda bunun ona neler yapacağını hiç düşündün mü, ölümlü? Onun, yaşlı efendisini kaybettiği anki zaptedilemez, delirmiş, vahşi cinnetini hatırla. Ve onun o halini katlayarak bir düşün.. Şer feylerin nasıl peyda olduklarını sanıyorsun? Hayır ölümlü, şer feyleri ben yapmıyorum.. Onları ölümlüler, yaptıkları tercihler ve getirdikleri savaş ve yıkımlarla yaratırlar..

Düşüncesizce kesip yakıp yağmaladığınız ormanlar ve sahibiymiş gibi kirlettiğiniz doğa ile yok ettikleriniz sonucunda aldığınız canlardan arda kalanlar ve kayıtsız kalamayanlar bana gelir.. Ben sadece onları donmuş kalplerle ölümlülerin üzerine geri salarım!”, der Havanın ve Karanlığın Sahibesi.

“Bana ölümünü değil, hayatını vakfedebilirsin ama.. Bu şekilde, senin dışında her şeyi pahasına Themalsar illetini bu dünyadan sonsuza dek silen sevgili Inshala’nı kurtarabilirsin. Çok uzun zamandır bir Kış Askerim olmadı. Tıpkı bir Kış Prensesimin olmadığı gibi. Bu çağ pek kısır çıktı.”, der Mab, fısıltıyla.

“Çok yüz yıl geçti en son Kış Askerimin ölümü üzerine. Bir Kış Prensesim ise Yıl Bir’den beri olmadı.”

“Ondan.. ondan uzak dur.. Elinden her şeyini.. aldın..”, diye hırlar Aager.

“Bana emir mi veriyorsun ölümlü? Daha azı için ülke yok ettiğim zamanlar oldu.”, der Mab soğuk bir şekilde.

“Vere.. verecek bir şeyi olmayan birisine.. iş teklif eden ilk kişi.. sen değilsin.. Mab!”

Buna Mab’den bir cevap gelmez.

 

Kışın Hanımefendisi, uzun bir süre sessizce önünde kıvranan adamı süzer..

..ve değerlendirir.

 

Neden sonra soğuk ve ifadesiz yüzünde küçük, tatmin olmuş bir gülümseme belirir.

“Eveeet. Acı içerisindeyken bile kurnaz. Tam Kış Askerine layık biri..”, diye, verdiği bir kararı onaylıyormuş gibi mırıldanır.

“Onu, ve daha fazlasını kurtarabilirim, ölümlü. Senden, zamanı gelince hizmetin ve sadakatin dışında bir şey istemeyeceğim.

Sevgili Inshala’ndan ise, gerçekte önem vermesi gerekenlerden alıkoyan ve onun dikkatini dağıtan şeyler dışında bir şey almadım..

 

Grubun arkasındaki yerini de bu yüzden terk ederek Inshala’ya yaklaşmaya çalışmıştı. Mantığını görmesini istiyordu. Yaptığının iyiyle kötüyle bir alakası yoktu. Herkesten çok Inshala’nın anlaması gerekliydi bunu, çünkü doğada da “iyi” ve “kötü” kavramı insanlardan farklı çalışmıyordu nihayetinde.

O anlamalıydı, bunu..

Ama Inshala, önce adımlarını hızlandırmış, sonra ise o çok sevdiği sinir bozucu sivri dişli kaplan kılığına bürünüp grubun önüne doğru kaçmıştı. Onca yaratıktan ve kötülükten kaçmayan druid, Aager’in konuşma çabasından kaçmak için oldukça seri davranmıştı…

 

(Hikaye: “Sen iyi bir değilsin…” N.D.)

 

“Bunlar senin sözlerin, ölümlü.. Sevgi’nin ne olduğunu bilmeyenler ona sahip olamazlar. Ve ona sahip olmayanların kaybedecek bir şeyi de yoktur. Kaybedecek bir şeyi olmayan biriyle pazarlık yapamazsın ve o kişiye de asla güvenemezsin.. Inshala’nın büyüme zamanı gelmişti ve hayvanlarıyla oynamayı bırakması gerekiyordu. Ondan aldıklarımı bu yüzden aldım ondan; sevgiyi bulsun diye.

Ve o sevgiyi sende buldu.

Şunu da iyi bilesin, ölümlü; o kız içindeki bir boşluğu seninle doldurmadı. Genç Inshala o boşluğu hayatı boyunca yaşayacak, taşıyacak ve acısını da çekecek.. taki yeterince olgunlaşıp bunu aşıncaya kadar.. O, senin ona gösterdiğin sevginin ne olduğu hakkında sadece yaşlı efendisinden gördüğü kadarıyla anladığını, içgüdüleriyle,  el yordamıyla.. ve senin ona gösterdiğin ilgi ve sabır sayesinde buldu.

Birisinin seni sevdiğini ve seni istediğini nerden anlarsın biliyor musun, ölümlü?

Gözlerindeki fırtınadan!

Bana olan mevcut borcu dışında ona sadece bir teklifle geleceğim, ama bunu ondan talep etmeyeceğim. Bu koşulları kabul ediyor musun, ölümlü?”

“O.. o iyi olacaksa, evet”, diye, gözlerini sıkmış, acıyla hırlar Aager.

“Zamanı gelince, kendi rızanla benim Kış Askerim olmayı kabul ediyor musun, ölümlü?”, diye tekrar sorar Mab.

“E.. evet!”, diye dişlerin arasından tıslar Aager.

BENİM KIŞ ASKERİM OLMAYI KABUL EDİYOR MUSUN, KENDİSİNİ AAGER FOGSTEP OLARAK TANIMLAYAN ADAM?, diye son bir defa sorar, Kışın Kraliçesi.

“Evet.. Ka.. kabul ediyorum, lanet olasıca..”, diye, kalan son gücüyle haykırır Aager..

..ve Mab ile arasındaki anlaşmayı mühürler!

 

Aager’in gözleri kararır ve sonsuz, beyaz acı daralır.

 

“Öyle görünüyor ki, insanoğlunun çirkefliği ve sevgisi kadar, kaderleri de hayret verici.”, diye kendi kendine söylenir Mab.

“Bir önceki Kış Askerimin kim olduğunu bilmek ister misin, ölümlü?”, diye garip bir bilmeceyi çözmeye çalışıyormuş gibi bir ses tonuyla sorar Mab.

Aager’den bir cevap gelmez.

“Herkes kendisini hürmetkar, bilge ve son derece dindar biri olarak bilirdi.. Adı sana tanıdık geliyor olmalı; Aager Farstep!

 

Sonsuz, beyaz acı aralanır ve Mab, oluşan sislerin arasına, geldiği gibi tekrar geri dönerken yerde kaskatı kesilmiş yeni Kış Askerine bakar.

“Şu ölümlüler hayret verici. Acıyı sahiplendiklerinde en muhteşem, korkakça ondan kaçtıklarında ise en sefil hallerine şahit oldum..”, diye başını sallarken mırıldanır kendi kendine Mab. “Kim bilebilirdi ki, gün gelecek ve Drashan gibi bir günah çukurundan, cesaret ve aşkın ne olduğunu bilen biri çıkacak ve her şeyi pahasına sevdiğini koruyacak. Bir konuda haklıydın, ölümlü; sen gerçekten Inshala’nın kalkanısın..”

Aager Fogstep, sislerin arasında kaybolan Mab’in davetkar, imalı, şuh sesini son bir defa duyar..

“Annenin adını hatırlıyor musun, Kış Askeri?”

Aager, bilinçsiz ve farkındasız bir sesle, Gemini ile ilk bağlandıklarında ve sadece Inshala’sının saf, yumuşak ve sıcacık dokunuşları sayesinde hatırlayabildiği ismi söyler;

“Kriss Li..”

 

 

 


 

Kış Askeri: aslı ‘Winter Knight’. ‘Kış Şovalyesi’, söylemesi zor olması dolayısıyla ‘Kış Askeri’ olarak kullanılmıştır.

 

 

 

 

 

 

 

< önceki | sonraki >

1 Comments
  • deja nim / September 12, 2020 / Reply

    “Söz.”

    Hepimizin günlük hayatımızda verdiği basit, asılda ise akit mahiyetinde kelimeler.

    Ne var ki bu akitler nadiren gerçek anlamda sınanırlar. Sınandıkları an, bizim gerçek kimliğimizi, karakterimizi, andımızı, istikametimizi ve..

    ..duruşumuzu ortaya koyarlar.

    Aager Fogstep, geçmiş günahlarını göz önünde tuttuğunda olabileceğini hiç düşünmediği bir şeyle karşılaşmıştır; Inshala ‘la Fey’ Frostmane şeklinde vücut bulmuş bir sevgi!

    Bulduğu sevgi ona usulca, sabırla ve korkuyla yaklaşmış, ama en sonunda onu yakalamıştır.

    Aager, kendisinden bile hiç beklemediği bir şekilde bağlanır bu sevgiye. Ama içten içe bilir ki bir gün geçmiş günahları onu yakalayacak ve yakasından tutup, onu sevigisiyle sınayacaktır.

     

    O gün gelir..

Leave a reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.