You can enable/disable right clicking from Theme Options and customize this message too.



Book Online

* Please Fill Required Fields *

 

Timeline: Arena toprağı kan, iç ve daha beteriyle lekelenmiştir. Kahramanlar, can havli ile karşılarına çıkan kalabalık grupla mücadele ederken, iki, birbirinden habersiz ve birbirinden bağımsız siluet, sessiz ve kararlı bir şekilde hedeflerine doğru süzülürler..

Biri zehirli hançerini çekmiş, ucunda karalar içindeki, ezeli düşmanı olan ürkütücü adam vardır. Diğeri ise, uzun boylu, platin saçlı, gergin dudaklı kadının sırtına kitlenmiştir..

Bu hikaye “Beleşe..” ‘den yaklaşık bir hafta sonra yer alır..

 

Seninle arenada görüşeceğiz Aager Fogstep, ve geçmişin, günahlarınla birlikte seni ele verecek..”, diye hafif hırıltılı, tok bir kadın bir sesi, karalara bürünmüş ürkütücü adamın kulağında fısıldar..

“..Ve herkes senin gerçekte nasıl bir hayvan olduğunu görecek!”

 

Aager bu sözlerden rahatsız olmuşsa da ne yüzünde, ne de duruşunda buna dair herhangi bir belirti gösterir. Her zamanki soğuk, mesafeli ve sessiz bakışlarıyla eski hayatından kalan son iki kişiden biri olan Lilly Venom’u süzer, ama omzundaki bir yara, istemsizce sızlar ve parmaklarının, kendi isteği dışında bıçaklarına doğru seyrettiğini hisseder.

Zihninin derinliklerinde, gizli ve kuytu bir odada, Aager’in pragmatik yanı oturmuş, elindeki, birçok ismin yazılı olduğu listeyi gözden geçirmektedir. Uzun listenin en sonunda yer alan iki isim dışındakilerin tamamının üstü çizilidir.

Çizili olmayan iki isimden birisi Lilly Venom’a aittir..

 

Bu, o mu?“, diye bir başka fısıltı daha duyar, ama bu ses zihninde belirmiştir.

Aager’in zihnindeki pragmatik yanı hızla listeyi ortadan kaldırır..

Evet, bu o.. Lilly Venom.. Şu işe bak. Dünyanın öbür ucundayım ve geçmişim inatla bırakmadı peşimi..“, diye kendisi de düşüncesini sesin sahibine gönderir.

Pek şekermiş!“, diye beklenmedik bir cevap gelir.

Ne?!“, diye afallar Aager zira bu yorum gerçekten beklenmediktir!

Pek şekermiş..“, diye yineler Inshala.Ama devamlı kaşlarını çatıyor ve bu ona hiç yakışmıyor. Elbiselerini de yanlış giymiş. Bu iş bittiğinde belki saçlarını yapmama izin verir!

 

Aager..

Aager buna söyleyecek bir şey bulamaz.

 

Merak etme Aager Fogstep. Ben senin arkanı kollarım. Sen arkadaşlarımızı koru, yeter.

Bu Udoorin ve Lorna’nın işi değil miydi..?“, diye ‘fırk’lar, istemsizce.

Evet. Ama onlar yandan ve arkadan gelecek olanları göremezler. Bunu sadece sen ve Laila abla görebilir..“, der küçük kız, kati bir güvenle.

 

Ve büyük bir gürültüyle önlerindeki devasa, demir parmaklıklı arena kapısı yükselmeye başlar..

Büyük bir gürültüyle, arenanın iki yüz altmış yardalık boyunun diğer ucundaki demir parmaklıklı kapı da yükselmeye başlar..

 

..ve yeri inleten bir başka gürültü, daha çok bir çığlığı andıran kükreyişle demir parmaklıkları parçalayarak fırlar dışarı..

 

Akıl almaz büyüklükteki muazzam yaratık, dev bacakları, ‘küçük’ kolları, onlarca dişlerin sıra sıra dizildiği, mancınık boyunda kafası ve uzayıp giden kuyruğu ile belki de elli adım uzunluğunda, yirmi, yirmi beş adım boyunda ve en iyi ihtimalle, yedi ton ağırlığındaki bir kertenkeleyi andırmaktadır..

Bütün arena sessizliğe bürünür..

Yaratıktan çıkan çığlıklı kükreyiş o kadar büyüktür ki, sanki Arashkan bir an durur ve arenaya doğru hayretle bakar..

 

 

✱ ✱ ✱

 

 

Herkes yara ve kanla kaplıdır, ve Lady’nin, Inshala’nın ve Merisoul’un iyileştirme büyüleri dibini vurmuştur. Diğerlerinin yağdırdıkları büyüler, savurdukları kılıç, balta ve okların yaratığın üstündeki etkisi komik denecek gibidir. Sanki kılıçlar ve baltalarda değil, ince değneklerle taş bir duvara vurmaktadırlar, sanki oklarla değil, dikiş iğneleriyle bir kaleyi delmeye çalışmışlar, sanki ateş toplarıyla değil, mumla yaratığın üstüne gitmişlerdir ve etkisi de ancak bu kadar olmuştur!

Aager bitkin bir şekilde yerden kalkar. Üstü başı kan içerisindedir ve ağrımayan yeri de kalmamıştır.

“Gözünden vur şunu!”, diye haykırır Aager, Laila’ya, “Gözünden vur!”

“O iş göründüğü kadar kolay değil!.. Ve hayvan yerinde durmuyor!”, diye geri bağırır Laila, yayını gerer ve bir ok daha savurur.

Ok, olağanüstü bir hız ve zarafetle uçar..

..devasa yaratığın kafasına, gözünün üstündeki kalın kemik çıkıntısına çarpar ve çelik kalkandan sekmiş gibi bir çınlamayla gözden kaybolur.

“Sakin ol, kız.. bunu yapabilirsin, bunu yapabilirsin!”, diye sessizce kendisine telkin eder Laila ve yayına bir ok daha yerleştirir.

Morumsu yıldırımları andıran ürkütücü kollar, muazzam yaratığa doğru atılır, biri iz bırakır, diğeri seker.

“Teknik olarak bu bir hayvan değil, bir sürüngen.”, diye Merisoul’un kenardan söylendiği duyulur.

“Yaratığın sürünüyor gibi bir hali var mı?!”, diye harlar Laila ve ardarda iki ok daha gönderir..

Koca yaratık dev adımlarla ortalığı ezip geçer ve Lady, arkasında Anglenna, Inshala ve Gnine’ın bulunduğu yere yönelir.. Lorna uzun, siyah, dumanlı glavyesiyle yaratığın bir bacağına çalışken Udoorin de git gide artan bir hiddetle iki dev baltasını savurarak diğer bacağını parçalamaya çalışmaktadır..

Lady’nin bütün çabalarına rağmen ortalık cesetlerle doludur..

..ölenlerin ve öldürülenlerin bir ‘kısmı’ yoktur.

..ölenlerin ve öldürülenlerin bir kısmımın ise tamamı yoktur!

Aager tekrar yaratığın tepesine çıkmaya çalışır.

Yaratık ya göründüğünden çok daha zekidir, ya da fevkalade kurnaz bir içgüdüye ve tepki mekanizmasına sahiptir; Aager zorlukla saplayabildiği hançerleriyle yaratığa yine tırmanmaya çalışır ama dev kertenkele, huylanmış gibi irkilir ve bütün vücudu titrer.. ve Aager’i tekrar üstünden atar!

Anglenna, tükenmek üzere olduğunun farkına varmış bir şekilde, “Bence herkes aynı anda, aynı noktayı yakmalı. Bu şekilde büyüler bir birini desteklemiş olur.. Küçük kız, onu yerinde tutabilecek bir büyün var mı?”

Inshala, kendisine küçük kız denmesinden hiçte hoşnut olmaz. Dahası, ördek dudaklı bu kadınla daha hiç konuşmamıştır ve o kendisinden “küçük kız” diye bahsedip durmaktadır. ‘Doğa da hayvanlar bile birbirleriyle daha saygılı konuşurlar!’, diye geçirir içinden ve Anglenna’ya cevap vermez. Sadece omuzlarını silker.

Yardım et, lütfen. Onu yerinde tutabilecek bir büyün var mı?“, diye bezgin ve yaralı bir ses duyar zihninde.

Bana ‘küçük kız’ demesinden hoşlanmıyorum! Yaşımın gerektirdiği olgunluğa ulaştığımı düşünüyorum.. Aramızda en olgun duran Laila ablanın boyuna ulaştım nerdeyse.. Sıska olmam ise benim suçum değil!“, diye Inshala’nın alınmış sesini duyar Aager zihnine.

Biliyorum, biliyorum, bebeğim, inan boyum yetişse bi tane patlatasım geliyor kafasına ama yaratık hareket ettiği sürece bir şey yapamıyoruz.“, der Inshala’ya doğru.

Büyülerimin çoğu bitti. Neredeyse tamamını size ve hiç tanımadığım kişilere kullandım..

 

 

✱ ✱ ✱

 

 

Inshala gözlerini kapatır ve bir şeye ‘gel’ der gibi ellerini yerden havaya kaldırır..

Muazzam yaratığın hemen ilerisinde yer titremeye başlar..

Gel, Snare!“, der Inshala ve ellerini tekrar havaya kaldırır.

Arenanın zemini sarsılmaya başlar..

Gel, Snare..“, diye bir daha çağırır küçük kız.

Koca bir toprak parçası yerden fırlar.

Gel, Snare, bana gel..“, der son bir defa daha ve birden toprak tamamen parçalanır ve içinden bir..

..ağaç yükselir.

Ve doğrulur.

Kalın dallardan oluşan kollarını açtığında neredeyse kırk beş adım boyunda, koca uzuvları çarpık bir ağaç peyda olmuştur!

Ağaç, iki yamuk kolunu havaya kaldırır, sonra büyük bir hışımla onları yere çarpar ve yakında duran herkes sarsıntıdan yere serilir.

Ağaç kollarını bir daha havaya kaldırır ama onları tekrar yere vurmaz. Keskin bir rüzgar ulumasını andıran bir homurtuyla iki kolunu da devasa sürüngene doğru döndürür..

..ve birden kolları uzamaya başlar!

Ok mancınığından fırlatılmış dev mızraklar gibi kollardan biri sürüngenin arka bacaklarından birini delerken diğeri ise aynı bacağa sarılarak onu sımsıkı tutar.

Yaratıktan ilk defa bir can havli haykırışı duyulur, ve tüm gücüyle canını yakan şeyden uzaklaşmaya çalışır.

Ağacın kolları gerilir ve sürüngenin muazzam gücüne karşı koymaya çalışır.

Azılı yaratık çekiştirmeye ve çığlık atmaya devam eder ve dallardan çatırtı sesleri gelmeye başlar.

Seril, Snare.. seril, güzelim.. Sen doğanın köküsün. Sen, varsın!“, diye fısıldar ağaca doğru Inshala.

..ve ağaç bir an titrer, sonra yine doğrulur. Yer tekrar sarsılır ve birden ağacın etrafında kalın kökler belirir.

Kökler salınır ve her yöne serilir..

 

..ve ağaç, muazzam yaratığı durdurur!

 

 

✱ ✱ ✱

 

 

Ağaçtan yeni kollar fışkırır ve önündeki toprağı eşeleyerek dev sürüngene, dalgalar haline yayılır.

Dev yaratığın parçalanmış bacağı titrer ve cansız bir şekilde çöker..

..ve çökmesiyle birlikte, yedi tonluk bedeni taşıyamayan diğer bacak da çöker.

Yaratık bir anlığına olduğu yerde, kıpırdamadan havada asılı durur. Sonra yeri göğü sarsan bir depremle yere serilir..

Üstü başı kan ve pislikle kaplanmış Udoorin’den büyük bir mutluluk narası kopar.

 

Aager haykırır;

“ŞİMDİ!..”

 

Vahşi bir heyecanla Laila da haykırır ve yayını gerer;

“ŞİMDİ.. ŞİMDİ..!”

 

Udoorin de manyamış bir mutlulukla haykırır;

“ŞİMDİ..!”

 

Dev sürüngenin diğer yanından, Lorna’nın beklenmedik, heyecan dolu çığlığı duyulur;

“ŞİMDİ..”

 

Muzaffer bir çığlıkla Gnine’da haykırır;

“ŞİMDİ, ATEŞ TOPU ŞİMDİ!”

 

Yüzünde şaşkın bir ifadeyle Gnine’ın arkasında duran Inshala da haykırır;

“Şimdi..?”

 

Lady, Gnine ve Inshala’nın arkasından Anglenna, yüzünde soğuk, donuk bir ifadeyle tıslar;

“şimdi..”

 

Daha da geriden biri içinden “Felishia Fremier’i hatırla..”, diye geçirir ve sessizce fısıldar;

“ŞİMDİ.”

..ve babasıyla yaptığı anlaşmanın ilk kısmını yerine getirir..

.

.

.

.

.

.

Etrafa saçılmış, parçalanmış, kanlı cesetlerin atlından, kimsenin fark etmediği biri daha fısıldar;

“EVET, AAGER.. ŞİMDİ..”

 

 

 


 

 

 

 

 

< önceki | sonraki >

1 Comments
  • deja nim / September 12, 2020 / Reply

    Bu ve bunu takip eden üç hikaye, yazmakta en çok zorlandığım dört hikaye oldu ve bunun sebebi, yazarken kullanmayı tercih ettiğim bir çok flash-back'li ve iç içe geçmiş konuşmalar ve olayları içeren yazı tekniği değildi.

    Pandemi dolayısıyla oyunlarımızda da ciddi aralar ve sorunlar yaşadık ve iletişimlerimiz zoom ile sınırlı kaldı. Ben oyuncuların nerelere giderlerse, nelerle karşılaşacaklarını aylar önce hazırlamıştım. Sorun, oyuncuların söz konusu karşılaşmalarda yapacakları şeylerin, geleceklerini de etkilemesiydi. İşte tam bu noktada hikayeler açısından benim için sorunlar da katlanarak büyümeye başladı çünkü oyuncuları 'benim' istediğim şekilde oynatmam doğru olmadığı gibi, oyunun da anlamını ortadan kaldırmış oluyordu.

    "Nefret Dökümü", "Ben, MAB", "Farstep" ve "1:33:017 – Elveda, Felishia.." hikayeleri üzerinde bu sebepten dolayı 600'e yakın düzeltme, silip tekrar yazma ve düzenleme yapmamın sebebi de bu oldu. Normal bir roman yazılırken nerelerde neler olacağına yazar karar verir ve oturup yazıp bitirir. Bu hikayelerde benim yapabildiğim tek şey, oyuncuların gidebilecekleri potansiyel yerleri hazırlamak, o kadar, zira gitmeyi seçtikleri yerlerde neler yapacaklarına ben değil, onlar karar veriyorlar.

     

    Hikayeleri bitirdiğimde günlerce parmaklarım sızladı..

     

    >.<

Leave a reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.