You can enable/disable right clicking from Theme Options and customize this message too.



Book Online

* Please Fill Required Fields *

 

Timeline:

Lilly Venom’un bazı gerçeklere ayılma zamanı gelmiştir.

Aager Fogstep, uzun yıllar aradığı, ancak bir yangında feci bir şekilde can verdiğini sandığı kız kardeşini grubun diğer üyeleri ile tanıştırmaya karar verir.

Herkes tedirgin ve temkinlidir zira Aager’in kendisi gibi, kız kardeşi de Drashan doğumludur ve fevkalade tehlikelidir.

Gnine ağzından kaçırdığı kadarıyla da ‘hafif kaçık’tır!

Aager tanışma faslının çok da mutlu gerçekleşeceğini düşünmese de, asgari medeni koşullar altında geçeceği umudunu taşımaktadır.

 

Kız kardeşine karşı gazap, hiç beklemediği birisinden gelecektir.

 

Bu hikaye, “Ondan işte..” den birkaç gün önce başlar..

 

DÖRT GÜN ÖNCE..

Lady Magella gördüğü rüyanın etkisiyle uyanır. Lady, gördüğü rüyanın etkisiyle dağlanmış gibi uyanır.. Kırılmış gibi hissettiği ruhu, kerpiç gibi olmuş yüzüne yansımıştır. Titreyen elleriyle yüzünü ovalayıp ayılmaya, kendine gelmeye çalışır ancak bunun herhangi bir etkisi olmaz. Ruhunun en derinliklerine kadar işlemiş olan rüyada kendisini ve hayatının en önemli anlarını yaşadığı sevgililerini düşünür; beraber ekmek kırıp kanadığı gençleri.. Evet, bu gençler Lady Magella’nın hayatında bildiği tek sevgilileridir.. Bu gençler onun hayatıdır ve çocuklarıdır. Bu gençler onun tapınağıdır ve gördüğü rüya ile gerçekte tapınağının da yıkılışına şahit olmuştur.

“Inshala.. Küçük bebeğim.. Nasıl kıydım sana..”, diye kasılmış, zapt edemediği bir hıçkırık kaçar boğazından ve karanlık odada zorlukla seçebildiği, yerde kedi yavrusu gibi kıvrılmış bir şekilde uyumakta olan küçük kıza yönelir.

Küçük kız uyurken bir topak olmuş ve bu haliyle bütün güzelliğini.. ve saflığını sergiliyor gibidir. Yüzü uyanıkken varamadığı bir huzura ulaşmış, derin, hafif zorlanarak aldığı nefesi, darmadağınık bir şekilde etrafa saçılmış uzun, ipeksi saçları, tiril tiril olmuş battaniyesinden dışarı kurtulup soğuktan yumru haline getirdiği minik ayakları ve sıskası çıkmış vücudunun acınası kıvrımlarıyla daha çok bir toplama kampından yeni kurtarılmış bir mülteciyi andırmaktadır —ki kızın gerçekte halide budur; bu dünyada doğuştan bir mülteci..

Gördüğü bu manzara Lady’nin sadece daha kötü hissetmesine sebep olur. Yavaşça eğilir, kızı yerden kaldırıp kucağına alır ve bu onun için hiç de zor olmaz zira küçük kızın yükü anca içi pamukla doldurulmuş oyuncak bir bebek kadar ya vardır, ya yoktur..

 

..ve buna ayılması, Lady’nin kırılmasına sebep olan son nokta olur.

 

 

 

✱ ✱ ✱

 

 

 

Öylece duruyor. Saatlerdir ona sımsıkı sarılmış, öylece duruyor.”, diye boğuk bir sesle açıklamaya çalışır Lorna. Genç, güzel kız üstüne doğru düzgün bir şeyler alamadan, Laila ile bu ürkütücü manzarayı seyretmektedir.

Kızın üstünde sadece kalçalarına kadar inen, kenarları dantelli silik eflatun bir kombinezon vardır. Laila’nın da üstünde uzun gömleği dışında bir şey yoktur.. Ve o da tırsmış bir ifadeyle hemen ilerisindeki manzarayı seyretmektedir.

Aralarında makul görünen sadece High Lady Anglenna’dır. Elf kadın sanki hiç kıpırdamadan ayakta uyumuştur zira kıyafetleri her zamanki ‘mükemmel’ haliyle üstündedir. ‘Belki’ uyumuş olabileceğine dair tek ip ucu saçlarıdır..

Anglenna’nın her daim bakımlı ve görünmez hizmetçileri tarafından imtina ile örülmüş topuzu eksiktir. Kadının platin sarısı saçları hafif dağınık bir şekilde yüzünü çerçevelemiş, oradan da omuzlarına ve sırtına dökülmüştür. Kadının her zamanki kibirli, küçümseyen ifadesi de yüzünden eksiktir.

High Lady Anglenna’nın yüzü olağan dışı bir şekilde gerilmiş, gözleri çökmüş ve dudakları ise rengini tamamen kaybetmiş, olanları herkesin üstünden seyretmektedir.

Bu haliyle, daha önce kendisinde görülmemiş bir sıcaklığa, içtenliğe ve güzelliğe ulaşmıştır.

Bir başka ayrıntı da, High Lady Anglenna, Lorna’nın hemen arkasındadır ve iki eli de, her an onu geri çekecekmiş gibi kuzeninin omuzlarındadır..

 

Aager Fogstep bütün bu ayrıntıları fark eder ve özlü bir sonuca varır; bu gece burada görünenin dışında, görünmeyen başka bir şeyler daha olmuştur.

 

Udoorin odaya girer. Beraberinde getirdiği battaniyelerden birisini, “Afedersin Haş Teyze.”, diyerek onun yanından Lorna’nın omuzlarını ve gerisini örter..

Sonra ikinci bir battaniyeyi ‘Haş Teyze’nin omuzlarına yerleştirir.

Anglenna hayret ve şaşkınlıkla bu iri, kaba görünümlü çocuğa bakar.. ve ona gülümser..

 

High Lady Anglenna.. Gülümser!

 

Belli ki bu gecenin getirdiği tek garip ve ürkütücü şey, bu ölü saatte herkesin uyanmasına sebep olan şey değildir..

 

“Teşekkür ederim delikanlı. Çok naziksin..”, der Anglenna.

“Umm.. Bi şey değil..”, diye yüzü kızarır Udoorin’in, sonra Laila’ya ‘pıst’lar ve kalan son battaniyeyi ona doğru atar!

Laila hiç sektirmeden battaniyeyi yakalar ama gözleri kısılır. “Demek öyle..”, diye burnundan solur. “..mesaj alınmıştır ‘delikanlı’!”

“Ne?”, diye şaşırmış bir şekilde ona bakar Udoorin.

“Nesini sana daha sonra gösteririm ben..”, diye tıslar Laila.

“Neler oluyor?”, diye Gnine girer odaya. Saçı başı darmadağınık olmuş cüce belli ki yanlış bir açıyla uyumuştur çünkü suratının bir yanında zemin desenleri mevcuttur. Sonra o da loş odanın diğer ucundaki manzarayı görür be hayretle bakakalır.

“Lady?”, diye fısıldar ve bir anda beş ayrı kişinin “Şşşşt!”iyle muhatap olur.

‘Şşşşt’lemeyen bir tek Lorna olmuştur çünkü Lorna kimseyi öylece susturan biri değildir.

 

 

 

✱ ✱ ✱

 

 

 

Ne zaman oldu bu?”, diye fısıldar Aager.

“Ağlama seslerine ayıldım.”, der Anglenna. “Trans halindeydim ve hıçkırıkları duyunca kuzenimi uyandırdım. O da izciyi uyandırdı..”

 

Aager, nüansları yakalamak konusunda her zaman iyi olmuştu. Nevarki yakaladığı bu küçük ayrıntıların ne anlama gelebileceğine ayılmak ise ayrı bir bilgelik seviyesi gerektirir. Aager’de eksik olan bu bilgelik değil, doğru sonuca varabilmesi için gerekli bilgi eksikliğidir..

An itibariyle fark ettiği ‘nüans’, bu kibirli kadının ilk defa Prenses Lorna için ‘kuzenim’ ifadesini kullanmış oluşudur. Yakaladığı diğer bir nüans ise bu kadının Laila’dan bahsederken de ilk defa yüzünde ve sesinde oluşan o kindar vurgunun eksikliğidir.

Evet, kadın Laila’ya adıyla hitap etmemişti ama ondan ‘izci’ diye bahsetmesi, bir sebepten dolayı kadının sadece Lorna’ya karşı değil, Laila’ya karşı tutumunda da muazzam bir bakış açısı değişikliğinin gerçekleşmiş olduğunun göstergesiydi..

Aager bu bulgularını umursamazlık etmez. Sadece anlık olarak bir kenara koyar.

“Darly nerde?”, diye sorar sessizce.

“Bilmem?”, diye cevap verir Udoorin. “Bir iki saat önce birden irkilerek uyandı. Onun ani hareketine de ben uyandım. Tek gördüğüm, garip sesler çıkartarak kendisini camdan dışarı atığıydı.. Sonra damdan ağlama sesleri geldi..”

“Gidip kontrol et salak naapıyor diye..”, der Aager.

“Gerek yok..”, diye omuzlarını silker iri genç. “..Merisoul yanında. Onun damda ne yaptığını, yada hangi ara oraya çıktığını ise bilmiyorum.”

“Huh..”, diye bir ses çıkartır Aager. Sonra uzun bir süre burada olma sebebini izler.

 

Ve yavaşça herkesin ilgi odağı olan kişiye yaklaşır..

 

 

 

✱ ✱ ✱

 

 

 

Hepsi benim suçum.. Lorna’nin ölmesi.. O hanım hanım kız ilk defa benim Udoorin’ime hayat getirdi.. İlk defa çocuğuma bir hedef verdi.. ve ben onun ölmesine göz yumdum.. Ve benim küçük bebeğim. Daha ilk karşılaşmamızda onun bana teslim edilmiş bir yetim olduğunu bilmeme rağmen ona göz kulak olamadım. Deli kız atalarımızın yaşamasına göz yumduğu bir şerri temizlemek için bedenini verdi. Ardında bu küçük cesedini bırakacak fedakarlığı yaptı. Ama ben onu başkarına terk ettim.. Sonra da kendi ellerimle öldürdüm onu..”, diye anca duyulur bir fısıltıyla inler Lady.

 

Lady Magella..

Her zaman vakarlı duruşu, bükülmez inancı ve koruyucu, şefkat dolu, iyileştirici eliyle herkesi hayatta tutmayı başarmış bu dağ kadar sabit dwarf kızdan bir gecede eser kalmamış gibidir, kucağındaki sımsıkı sarıldığı küçük kızla bir ileri, bir geri sallanır ve kırık fokurtularla ağlar..

 

“Beceriksiz!”, der bir ses Magella’ya.

“Hep arkada. Hep pısırık. Hep ezik!”

“O kızı sen öldürdün. Ve bunu sadece pısırıklığın ve beceriksizliğinle yapmadın. Onu bu atıl ve uyuşuk duruşunla öldürdün.”

“O küçük kızın bile senden daha sağlam bir omurgası vardı. O, şerri temizlemiş olmakla yetinmedi. O, şerrin Themalsar’da tekrar iltihaplanmasına kati olarak son verdi. O, kesilmiş bir kolu senin yapmaya çalıştığın gibi yara bandıyla kapatmadı. Onu aldı.. VE ONU DAĞLADI!

“En başta gerekli önlemleri; ciğerlerindeki nefesinle, bileğinin gücüyle, çelik gürzünün ağırlığı ile ezmiş olsaydın, bunların hepsi önlenmiş olabilirdi.”

“Sen gerçekten dwarfların yüz karasısın.”

“İnancın da, temsil ettiğin ‘hayat’ da, mumu bitmiş bir fitil kadar sönük!”

“Sen, ‘sonuçları’ teselli edip avutmakla yetinen, ve bununla da kendini kandıran bir ahmaksın..”

“Hayatın gerçeklerinden kopmuş, isimsiz bir sarhoştan farkın kalmamış acınası bir ahmak!”

“Sonuçları teselli etmek yaşlı, eli tutmayan kadınların işidir.. GERÇEK ADALETİ ARAYANLARIN DEĞİL!”

“Kendine sorman gereken şey, buna nasıl göz yumduğun değil, NEDEN GÖZ YUMDUĞUN!”

“Gerçek Lady, BENİM BİLDİĞİM LADY, böyle bir şeye asla müsaade etmezdi. Ben onu hatırlıyorum.. Yıllar önce onun, küçük kız kardeşine musallat olan o adama neler yaptığını.. Çok iyi hatırlıyorum çünkü bu bizim en mutlu anlarımızdan biriydi.. Benim bildiğim Lady, TEK HAMLEDE O ŞEREFSİZİN NESLİNİ KURUTMUŞTU!”

“Şu haline bak.. Hayatımda senin kadar acınası bir şey görmedin..”

“Sen bitmişsin..”

“Sen artık sadece ilgilenilmesi gereken bir ‘SONUÇSUN!'”

 

 

 

✱ ✱ ✱

 

 

 

Abla?”, diye hafif korkmuş bir ifadeyle Lady’ye bakar Inshala.

Arenada yaşadıkları, özellikle sonunda çağırdığı dev ağaç ‘Snare’, belli ki kızın zaten sıskası çıkmış bedenini, görünenden çok daha fazla yormuştur. Kız gündüzleri olabildiğince neşeli ve enerji dolu görünmeye çalışsa da, gece başını yere koyduğu anda kendinden tamamen geçmesi, onun gerçek halini göstermekteydi.

Küçük kız uyandığında kendisini mengene gibi tutmuş kolların arasında bulmuş, önce ne olduğunu anlamamış, daha bi kıvrılıp tekrar uyumuştu!

 

Inshala hayatında hiç sıcak bir kucakta uyumamıştı..

 

Sonra, çok daha sonra, biraz daha kendine geldiğinde, sıcak kucağın sandığı kişiye değil, bir başkasına ait olduğuna ayılmıştı çünkü sandığı kişi kendisini hiç bu kadar sıkarak tutmamıştı. ‘O’ kendisine hep, her an kırılacakmış gibi sarılan biriydi..

Tamam, kendisi de eski mukavemetinin olmadığının açık bir şekilde farkındaydı ama, ‘dokunsa kırılacak’ kadar da acınası değildi yani..

Inshala defalarca bunu ‘ona’ söylemiş olsa da, bunun onda pek az etkisi olmuştu.

Kız gözleri açtığında kendisini Lady’nin kucağında bulmuştu..

..ve bu onu biraz korkutmuştu.

“Ne yaptım bu defa acaba?”, diye geçirmişti içinden zira hatırladığı son şey, ‘Aş Teyze’ dışında odadaki herkese; Lorna ablası, Laila ablası ve Lady ablasına sarılmış, sarılırken hepsine teker teker, ‘Seni seviyorum abla’, demiş, sonra da bi köşede sızıp kalmıştı.. O kadar!

Hatırladığı en son şey buydu işte..

Merisoul ablasına da sarılmak istemişti çünkü ellerini onun kanatlarındaki tüylerin arasında gezdirmeye bayılıyordu. Ama arenadan beri o gecelerini damda geçirmeyi tercih ediyor gibiydi.

 

“Ne oldu abla?”, diye yineler küçük kız.

 

Gerçekte Inshala, ablası Lady’den korkmaz. Çünkü o korkmasını gerektirecek biri değildir. Sadece bazen, çok nadiren, arada bir, bir şeylere kızdığında biraz ürkütücü olabilmekteydi. Lady abla sadece bir sefer kendisine azar çekmişti bugüne kadar ama o zaman da Aager yanında olduğu için ikisi de azarı paylaşmışlardı..

Lady abla genelde ya Gnine abiye, ya Udoorin abiye, ya da Laila ablaya azar çeken biriydi.

Gnine’a, içtiği o dumanlı çubuktan yada o imkansız ve hayret verici fikirlerinden dolayı, Udoorin abiye ondan yapmasını istediği, ancak bazı konularda Udoorin abisinin fazla temkinli oluşundan, ve Laila ablaya ise, her şeye itiraz edişinden dolayı..

Lady abla Merisoul ablaya da azar çekmeye kalmıştı.. Bİ SEFER..

Nevarki succubi melezinin verdiği cevaplar, daha da kötüsü, ortaya koyduğu sebepler o kadar uçuk, kaçık ve mantık ötesi olmuştur ki, o olaydan sonra Lady abla mevzu Merisoul ablası olunca ona, varlığından haberdar olunan ancak hiç bahsedilmeyen akraba muamelesi yapmaya karar vermiş gibiydi..

..biraz Inshala’nın akrabaları gibi; hiç bahsedilmeyen.. Ama zaten onun hiç akrabası yoktu ki!

 

“Sen.. sen iyi misin, abla? Böyle de çok sıcacık oluyormuş. Üstümü yine açtım sanırım. Ayaklarım buz gibi olmuş..”, diye hafif tırsmış bir şekilde söylenir küçük kız.

Lady’den bir ses gelmeyince, Inshala devam eder.

“Söz bir yere gitmeyeceğim. Beklenmedik bir şeyler yapmamak için de elimden geleni yapacağım. İnan ki.. Hatta istersen yapmadan önce yapacaklarımı sana söyleye de bilirim. Örneğin bugün sabahtan akşama kadar yan odada olacağım. Misafirimizin durumu nedir, ona bakacağım..”

Lady’den hala bir ses çıkmayınca, kız gözlerini kapatır ve uyuma taklidi yapar.

 

“A.. Ager Fogstep.. İmdat?”, diye yankılanır kızın sesi Aager’in zihninde.

“Ummm..”, diye karşılık verir Aager.

“Ne.. Neler oluyor? Lady ablamın nesi var? Yanlış bi şeyler mi yedi acaba? Yoksa ben mi farkında olmadan bi şeyler yaptım?”, diye dertlenir biraz küçük kız.

“Sanmıyorum..”, diye cevap verir Aager düşünceli bir şekilde. “..hepimiz aynı şeyi yedik. Sana ‘kaç kurtar canını’, diyesim geliyor!”

“AAGER FOGSTEP!”, diye ünler Inshala.

“İnan bilmiyorum sorunun ne olduğunu. Tamam, arenadan sonra biraz fazla durağanladı Lady ama.. hepimiz biraz yorulmuştuk.”, der Aager kaşlarını hafif çatarak.

“Benim için sorun değil aslında..”, diye teskin eder Inshala. “Gürzünün sapı biraz batıyor sırtıma ama onun dışında burası sıcacık. Lady ablanın bu kadar sıcak olduğunu ve beni kucağına alacağını daha önce bilseydim kendim isterdim ondan ki!”

Aager istemsizce ‘fırk’lar.

“Hatırlıyor musun? Sizin Serenity Home’a dönüşünüzde bir şölen verilmişti de sende o akşam yanıma gelmiştin.. Sonra beraber dans etmiştik ve ben farkında olmadan uykuya dalmıştım.. Ertesi sabah uyandığımda ne kadar utanmıştım bilemezsin.. Yer yarılsa da içine girsem, diye düşünmüştüm. Kim ayakta dans ederken uyuya dalar ki?“, diye kızın utanmış düşüncelerini duyar Aager.

“Sanıyorum, ‘yer yarılsa da içine girsen’ kısmını zaten o ay gerçekleştirmiştin. Ayda birden fazla ‘yer yarılma – içine girme’ olayı kabul etmiyoruz, Inshala hanım!”, der Aager yarı şaka, ama diğer yarısı ise hiç de şaka olmayan, sessiz bir seziyle.

Inshala düşüncesizce söylediği bu laftan dolayı kendisine kızar..

“Ö.. Özür dilerim. Öyle demek istememiştim. Seni üzdüm..”, diye fısıldar Aager’in zihninde.

“Biliyorum..”, diye cevap verir Aager. “..ben özür dilerim. Şölen gecesinden bahsediyordun..”

“E.. evet.. Uyandığımda senin arkamda olduğunu fark etmiştim. Sırtımı kendine yaslamış, pelerinini bana sarmıştın.. Ve bütün gece hiç uyumamıştın..”, diye fısıldar küçük kız.

“Evet.. Bana yaslanmış olmandan dolayı ne kadar büyük bir keyif almış olduğumu anlatamam. Kollarımın arasındaydın, sırtını bana vermiştin ve o kadar sıcaktın ki.. Ve uyurken o kadar huzurlu görünüyordun ki, bütün gece seni seyretmekten kendimi alamamıştım. Bunu itiraf etmek için pek de doğru bir zaman sayılmaz ama, o gece boyunca büyülenmiş gibi saçlarını kokladım. Ve benim için o gecenin tek hayal kırıklığı gün doğumuydu.. İnsanlar genelde benden hoş olmayan şeyler yapmamı ister ve bu konuda bana güvenirler. Ama asla bana sırtlarını dönmezler ve asla bana yaslanmazlar.”, der Aager sakince.

“Neyse ki ben insan değilim!”, der kız mutlu bir şekilde!

“…”

“Ama o gece için bir dileğim daha olsaydı ne olurdu biliyor musun, Aager Fogstep?”

“Ne olurdu?”

“Senin de uyumuş olman.”, der kız anca hissedilir bir hayıflanmayla..

Aager’in zihni kızın bu ‘dileği’ karşısında tıkanır ve biraz yutkunur zira bu küçük, sıskası çıkmış kızın her hali, bildiği hiç bir norm’a, hiç bir alışkanlığa ve hiç bir ‘bildiğine’ uymadığı gibi kendisini en çok etkileyen özelliklerinden biri, onun öylece söylediği, basit gibi görünen ifadelerinin, nasıl olup da bir çok anlam içerebildiği olmuştu..

Aager kızın bu ‘dileği’ hakkında an itibariyle herhangi bir yorum yapmamayı tercih eder.

‘Zihinsel boğazı’ temizler ve devam eder.

“..Diğer dileğin neydi?”

“Diğer dileğim oldu zaten ki.. Benim.. benim saçlarımı çözüp gerçek halimi görmen.. ve yine de bunun senin için sorun olmamasıydı!”, der Inshala, içinde çocukça bir mutluğu gizleyen bir seziyle..

 

 

 

✱ ✱ ✱

 

 

 

Lady’nin gözleri odaklanır.

Ve başını önüne eğdiğinde, kollarında sımsıkı tuttuğu kızı fark eder.

Inshala ona bakar ve gülümser.

“Bize geri döndün mü abla?”

“Daha değil..”, diye kurumuş bir ses kaçar Lady’nin boğazından.

Sonra yavaşça, kucağında Inshala olduğu halde ayağa kalkar.

Udoorin’den büyük bir rahatlama sesi duyulur.

“Oh.. Geldi kendisine çok şükür..”

“Bir daha kimse senin canını yakmayacak.”, der Lady, kararlı, ve daha önce kendisinden duyulmamış bir sesle.

“Hayır.. Hayır kendisine hiç bir şekilde gelmedi..”, diye tıslar Aager, kısılmış gözlerini Lady’ye dikmiş bir şekilde.

“Merak etme abla. Kimse benim canımı yakmadı ki.”, diye içsel bir seziyle Lady ablasını teskin etmeye çalışır küçük kız.

“Bir daha kimse benim çocuklarıma dokunamayacak..”, der aynı kararlı hırlamayla ve Inshala’yı bırakır.

Herkesin hayret bakışlarını fark etmemiş gibi, ağır adımlarla kapıya yönelir Lady.

“Kimse benim tapınağıma girip talan edemeyecek..”

“EDENLERİ CİĞERLERİMDEKİ NEFESİMLE, KOLUMUN GÜCÜYLE VE ÇELİĞİMİN AĞIRLIĞIYLA EZECEĞİM!”

..diye vahşi bir gürleme kopar Lady’den!

..ve kendisinden beklenmeyen bir hışımla kapıya doğru atılır.

 

Aager en sonunda ayılır ve..

MAB..! NE YAPTIN SEN?!

..diye küfreder içinden!

 

Lady Magella kapıyı menteşelerinden sökerek yolar.

Vahşi bir intikamla yan odanın kapısını kırar ve ağır, çelik gürzü elinde olduğu halde içeri dalar..

KİMSE! KİMSE BENİM ÇOCUKLARIMA BİR DAHA EL SÜRMEYECEK!“, diye çığlar..

..ve hanı inleten bir gazapla, arenanın sonunda başına yediği darbeden dolayı hala kendisine pek gelememiş olan..

..Lilly Venom’un üzerine çığ gibi çöker!

 

 

 

✱ ✱ ✱

 

 

 

Udoorin!“, diye bağırır Aager ve Lady’nin arkasından odaya dalar.

“Nooluyo yaa?”, diye şaşkına dönmüş Udoorin, Aager’in peşinden gelir ama gerçekten ne olduğu hakkında en ufak bir fikri yoktur.

Aager yapması gereken, dahası, yapması gereken kişiden ötürü yapmak zorunda bırakıldığı şey, kendisinden nefret etmesine yeterli olur, ama yinede yapar.

Var gücüyle Lady’nin üstüne atlar ve onu yere devirmeye çalışır, zira dwarf, elindeki koca gürzüyle iğreti yatakta uyuyan kıza ulaşması halinde, oyunun bitmesi anlamına geleceğini anlar.

 

Ve anladığı bir şey daha varsa, Lilly Venom’u birisi öldürecekse, bu kendisi dışında kimse olmayacaktır.

 

Ancak Lady Magella onu şaşırtır.

Lady Magella peşinden koşan herkesi şaşırtır..

Kendisinden hiç beklenmedik bir çeviklikle döner..

..ve kıyamet gibi bir uğultuyla gürzünü Aager’in karın boşluğuna indirir!

 

“KİMSE! HİÇ KİMSE!”

 

..diye hırıltılı bir çığlık çıkar Magella’nın buruşmuş yüzünden.

Aager ne olduğunu anlamaz.

Kendisini koridorun dışında, duvara yapışmış bulur.

Karnına isabet eden gürzün ağırlığını fena halde boşluğunda hisseder.

Aager’in gözleri kararır.. ve öylece kalır.

Geldikleri odadan Inshala’nın çığlığı duyulur ve küçük kız başını iki eli arasına almış bir şekilde o da yere yığılır.

“Aager.. Aager kör oldum! Hiç bi şey göremiyorum.. Ve başım çatlıyor!”, diye inler kızın korku dolu sesi Aager’in zihninde..

Karanlığın içinden Aager kendi sesini duyar.

“Udoorin. İndir onu yere.. İndir onu yere!”

“Ne? Benim Lady’ye dokunmamı, ve onu yere sermemi mi istiyorsun? Sen aklını mı kaçı—”, diye hayretle ünler Udoorin.

“İNDİR ONU YERE UDOORIN SHIELDHEART!”, diye dağlanmış bir sesle bağırır Aager.

Odanın içinde, Lady’nin arkasında karanlık, kapı gibi bir delik açılık ve içinden Gnine fırlar. Elinin bir hareketiyle anca görünür dev bir ‘EL’ belirir ve Lady’nin önünü keser!

 

“HİÇ KİMSE!”

 

..diye çığlar Lady ve olduğu yerden kaybolur!

..ve dev ‘el’in öbür yanında, Gnine’ın dibinde belirir.

Hiçbir tepki veremeden Gnine’a elinin tersiye çarpar.

Gnine’ın ayakları yerden kesilir ve pencerenin yanındaki duvara yapışır.

 

Bir ok, Lady’nin bacakları arasından vınlayar geçer ve yere saplanır. Saplanmasıyla birlikte okun kendisinden her bir yana kalın, dikenli sarmaşıklar yayılır.

Ve Lady’yi kıskıvrak yakalar.

 

“Kİ.. KİMSE!”

 

..diye gıcırdıyan bir sesle sarmaşıklardan kurtulmaya çalışır Lady.

“Bu onu fazla tutmaz!”, diye bağırır Laila ve elindeki yaya bir ok daha yerleştirir.

“Inshala.. bana gel.. sesime gel..”, diye inler Aager.

Küçük kız sürünerek odadan çıkar ve Aager’in yanına gelir.

“Ne yapabilirsin? Ben de bir şey göremiyorum.. Gürzüyle vururken bi büyü yaptı.”, der, zorlukla nefes alırken.

“Sen.. sen iyi misin?”, diye acıyla büzüşmüş yününü karalar içindeki adamın göğsüne gömer.

“Ben önemli değilim şu an. Lilly.. Lilly’yi öldürmeye çalışıyor. Ne yapabilirsin?”, diye yineler.

“O.. onu durdurmak için bir büyüm var ama işler mi bilmiyorum. Lady’nin zihni çok güçlü. Diğer büyülerim ise çok ‘büyük’ büyüler. Yaparsam bu hanın yerinde kalacağını sanmıyorum..”, diye hayıflanır küçük kız.

“Yap. O büyünü yap o zaman.”, der acil bir sesle.

“Göremiyorum!”, diye neredeyse mızmızlanır Inshala.

“Laila. Inshala’ya yardım et. Onun Lady’ye işaret etmesini sağla!”, diye bağırır Aager.

“Neden ben?”, diye söylenir Laila.

“ÇÜNKÜ SANA EMREDİYORUM!”, diye yine bağırır Aager.

“Tamam yaa!”, der Laila ve Inshala’nın çöp gibi konunu tutar ve onu Lady’ye doğru döndürür.

 

“KİM.. SE!.. HİÇ.. KİMSE!”, diye inler Lady yerinde.

 

“İşe yaramadı..”, diye ağlamaklı bir sesle söylenir Inshala. “Lady ablanın zihni çok güçlü ki..”

“Lorna—”, diye başlar Aager ama buna gerek kalmaz.

Peşinde kuzeni Anglenna ile Lorna Feymist kapıda belirir.

Kızın üzerinde Udoorin’in ona verdiği battaniye olduğu halde elinin bir hareketiyle Lady’nin bulunduğu odaya mutlak bir karanlık çöker.

“Efendi Gnine. Hala ayıksanız, sizden ricam, iki adım solunuza kaymanız. Bu şekilde daha güvende olursunuz.”, der sakince Lorna. “Efendi Aager. Sizde sevgili Inshala’mızı alıp kapıda ihtiyaç duyulması halinde sevgili Udoorin için yer açarsanız, sanıyorum ikinize de daha fazla zarar gelmesini engellemiş oluruz. Sevgili Dorin. Lütfen sizde benim yanımda durun. Bize yada Lilly hanım’a doğru hareket etmesi durumda size güveneceğim.”

“Tabii ki.”, der Udoorin, ciddi ve gizleyemediği bir hayranlıkla.

“Abla..”, der en sonunda ve kenara çekilir. “..sıra sende. Odanın ortasında. Çok hafif sağında.. biraz daha.. evet. Tam orası..”

High Lady Anglenna seri, zarif el hareketleriyle büyüsünü salar.

“Bir daha..”, der Lorna aynı sükunetle.

Anglenna yaptığı büyünün bir kopyasını daha bırakır.

“Oldu.”, der Lorna ve oda tekrar aydınlanır. “Bu bize biraz zaman kazandıracaktır.”

 

Aydınlanan odada Lady Magella yoktur!

 

Prenses, sakin adımlarla Gnine’ın yanına gelir ve zarif bir hareketle onun önüne çömelir. “Efendi Gnine. İyi misiniz?”, diye sorar.

“Siz sorduğunuz için iyiyim Leydi Lorna. Zarafetinizle yine aklımı çeldiniz..”, der Gnine sırıtarak. “..Nevarki aynı şeyi bizim Lady için söyleyemeyeceğim. En son ne zaman bu kadar ağır bir tokat yediğimi hatırlamıyorum bile.. Ama düşünürsek, bu kadar ağır bir tokat yedikten sonra HERHANGİ bir şey hatırlıyor olmam bile hayret verici olurdu.”

Prenses Lorna ona gülümser. Sonra yavaşça ayağa kalkar, döner ve pencereyi açar.

“Lady Merisoul. Size ihtiyacımız var.”, diye, sanki hemen yanındaki biriyle muhabbet ediyormuş gibi aynı sakin sesiyle konuşur.

Aradan çok kıza bir süre geçer ve Merisoul pencereden içeri süzülür. Odaya ve odadakilere bakar.

“Nooldu size böyle? Dostlar arasında kavga olmaz. Bunu bilmiyor musunuz?”, diye söylenir.

“Ama dostlar arasında yanlış anlaşılmalar olabilir..”, der Lorna. “..ve sanıyorum şu anda olan da bu.”

“Benden ne istiyorsunuz? Kavga ettiyseniz aranızı bulabilirim ama sana dokunamam..”, der ve hemen önünde duran Lorna’yı gösterir.

“Ona da dokunamam.. “, der ve Udoorin’e işaret eder.

“Ona ise dokunmayı bırak, yakşabileceğimi bile hiç sanmıyorum. Pis adam gözlerimin içine baka baka bana sınır çizdi!”, der ve odanın dışında, yerde oturan Aager’i gösterir.

“Buna.. buna da dokunamıyor olmam lazım..”, der ve Inshala’ya işaret eder. “..ama, her nedense normal kurallar onun için geçerli değil. Belki de gerçekten beni söylediği kadar sevdiği içindir.. Biraz hayret verici bir durum.. Canımı yakar ama çok istersen, buradaki herkesi birbirine sevgili yapabilirim!”

“Aaa.. Hayır, Leydi Merisoul. Sizden öyle dramatik bir şey istemeyeceğim..”, der Lorna ve dönüp, onca arbedenin içinde uyumaya devam etmiş olan kıza başıyla işaret ederek “..Lilly hanım. Onu alıp birkaç saatliğine saklamanızı isteyeceğim. Korkarım güvenli olup olmadığına göre ne zaman geri dönebileceğinize siz karar vermek zorunda kalacaksınız.”

Merisoul burnunu çekip ‘hıf’lar.

“Can sıkıcı, bebek bakıcısı işi..”, diye hayıflanır. “..Bari yanıma birini verin. Muhabbet edecek birim olsun. Biz yokken uyanırsa, bu kaçığın benimle konuşmak isteyeceğini hiç sanmıyorum ve küçüklüğümde yeterince hakaret işittim..”

“Tabii..”, der Lorna gülümseyerek.

Merisoul başını pencereden dışarı sarkıtır.

“DARLY.. DARLİİİİİ!”, diye seslenir.

‘Darliiii’, örümcek gibi damdan aşağı tırmanır ve pencereden içeri girer.

Tek bakışta odadaki herkesi, bulundukları durumu ve hallerini algılar.

“Buyur Soul..”, der sakince ve damda Merisoul ile ne yaptığı hakkında hiçbir şey söylemez. Ama yüzündeki ifadeye bakılırsa, bu sanıldığı şey değildir. Darly pencerenin hemen yanında duran Lorna’yı görünce yüzü olduğundan daha da çekilir ve başını önüne eğer.

 

Darly, Lorna’ya bakmaz.

Darly, Lorna’ya bakamaz..

 

Ama Merisoul’un ‘tavan’da açtığı gizli boyuta Lilly Venom’u taşımadan önce, prensesine döner ve kahır dolu bir sesle “Siz.. Sizden özür dilerim.. Bütün benliğim, varlığım ve kalbimle, sizden özür dilerim, hanımım.”, der.

Ve kendisine hayretle bakan kızın cevabını beklemeden Lilly Venom’u omuzlar ve onu Merisoul’un açtığı gizli boyuta taşır.

Üçünün de içine girmesiyle gizli boyut kapanır ve kaybolur.

 

“Vakit dolmak üzere..”, diye özlü bir hatırlatmada bulunur Anglenna.

“Sanırım hepimizin de odalarımıza çekilme vakti geldi..”, diye onaylar Lorna.

“Eee..? Lady’yi ne yapacağız?”, diye sorar Laila, Gnine’ı yerden kaldırırken.

“İnanın bilmiyorum..”, der Lorna. “..Ama şu anda daha fazla üstüne gitmemizin bir faydasını da göremiyorum.”

“Korkarım Lady’nin sorunu kendi içinde..”, der Anglenna fısıltılı bir sesle. “..Gördüğü bir şey onu çok derinden etkilemiş olmalı.”

“Bizim bilmediğimiz bir şey mi biliyorsun?”, der Laila haşin bir sesle.

Bir an.. çok kısa bir an, Anglenna’nın gözleri parlar ve önündeki bu çapulcu insan müsvette—

Anglenna gözlerini kapatır ve derin bir nefes alır.

“İzci Onbaşı Laila. Bu sadece bir öngörü, o kadar. Kuzenim haklı. Onu cebren alaşağı etmeyi düşünmüyorsanız, kendi haline bırakmakmanız en doğru olanı. Dahası, Lady Magella bu odaya çok kati bir amaç için girmişti. Prensesin planı da, uygulaması da kusursuzdu. Zira Lady’nin artık bu odada bir amacı kalmadı. Hedefi olmayan bir ok, ancak uçabildiği kadar gider, sonra atıl bir şekilde yere düşer. Sizin kadar marifetli olmasam da, bütün Bari Na-ammen elfleri ok atmasını öğrenirler.”, der ve çekilmiş yüzünde garip, biraz da ürkütücü bir gülümseme belirir.

 

“Huh!”, diye hayretle inler Aager.

 

 

 

 

 


 

Oyun terminolojisi ile, son sahne:

  • Aager Fogstep, Lady Magella’yı Grapple etmeye çalışır ama Lady save eder.
  • Gözü dönmüş Lady Magella ona gürzünü savurur (birinci saldırı), Aager Evade etmeye çalışır ve Inshala ile bağlı olduğundan dolayı sadece kısmi hasar alır ama Lady’nin kullandığı Blinding Smite etkisinden kurtulamaz ve geçici olarak Blind/Kör olur. Aager’in aldığı hasar ve körlük, bağlı olduğu Inshala’da aynı kısmi hasar ‘zihinsel’ olarak yansır ve o da geçici olarak Kör olur.
  • Gnine Tinkerdome, Dimention Door açarak Lilly Venom’un yanına gelir ve Arcane Hand ile Lady’nin önünü bloke etmeye çalışır ancak Lady (bir şekilde) Misty Step yapar (bonus action) ve Gnine’ın çağrıdığı dev elin öbür yanına sıçar ve ona Thunderous Smite geçirip (ikinci saldırı) onu duvara yapıştırır (teknik olarak bu gürzüyle yaptığı bir saldırıydı ama ben olayı biraz yumuşatıp, ‘elinin tersiyle’ diye değiştirerek Gnine’ın kafasını kırmaktansa, biraz gurunu kırmayı tercih ettim. Ayrıca 300 ft. çapındaki bütün pencereleri de kırmak istemedim).
  • Laila Wolvesbane, Lady’nin kendisini vurmaktansa, oku hemen onun ayaklarının dibine atar. Oku saplanmasıyla beraber Ensnaring Strike devreye girer ve geçici de olsa Lady’yi yakalayıp olduğu yere mimler.
  • Inshala Frostmane Hold Person yapar Lady’ye ama kendisinin de tahmin ettiği gibi, Lady Wisdom Save Check de başarılır olur ve büyü etkisiz kalır.
  • Lorna Feymist’in de Hold Person büyüsü vardır ama o da Inshala gibi düşünür ve hiç onunla uğraşmaz bile. Onun yerine herhangi bir save gerektirmeyen, alan etkili Darkness büyüsü atar ve bu şekilde oda ve koridordaki herkes bir anda kör olur. Ancak bir warlock özelliği dolayısıyla kendisi kör karanlıkta bile görebildiği için herkesi yönlendirir (bunu bir sefer daha, Arashkan yolu üzerinde gerçekleşen Orken baskınında da yapmıştı).
  • Anglenna Sunsear Banish etmeye çalışır ancak Lady Charisma Save Check de 27 roll eder ve başarılı olur.. Anglenna bir sorceress olması dolayısıyla Meta Magic özelliğini kullanır ve Twin Spell’ini devreye sokar. Bu şekilde Banish büyüsünü ikinci kere cast eder. Bu seferli Charisma Save Check de Lady ne yazık ki 11 roll eder ve fail olmuş bir şekilde 1 dakikalığına Banish edilir.
  • Lorna, Merisoul Xyrotwu’dan Lilly’yi alıp gitmesini isteyince, Merisoul basit bir Rope Trick büyüsü yapar, Lilly ve Darly Dor ile birlikte gizli ‘bölmeye’ kaçarlar.

 

Bu da yazdığım en uzun combat sahnesi olmuş oldu. Combat’in tamamı gerçekte bir, bir buçuk turn sürdü sanırım. (Udoorin’in ‘done guard’ yaptığını da hesaba katarsak), herkes bir şeyler yapmış oldu. Lady round da iki saldırı (1 action) ve Misty Step ile bonus action hakkını kullanmış oldu. Burada sadece Gnine’a karizma olsun diye işin içine Dimension Door ekledim (çıktıkları odadan, saldırının olduğu odaya). Bir de Laila’nın Lady’yi gerçekte vurmak istemeyeceğini düşünerek, ona ikinci okunu attırmadım.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

< önceki | sonraki >

1 Comments
  • deja nim / September 21, 2020 / Reply

    Lady Magella’yı oynatan arkadaşın, diğer oyuncuların olan olaylar hakkında fazla bir şey bilmediklerini, dolayısıyla ayrıntılarının da hikayede geçmemesini gerektiğini düşündü. Ben de kendisiyle hem fikir olduğum için sebep-sonuç ilişkilerini biraz muallak bıraktım bu hikayede..

    Öyle görünüyor ki Arena sonrası olaylardan etkilenen tek kişi Aager Fogstep değil..

Leave a reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.