Showing: 1 - 2 of 2 RESULTS

Neye bulaştın, Felishia? (18+)

Timeline:

Bu hikaye, Anglenna Sunsear’ın Arashkan şehrine, annesi High Lady Angrellen’in First Lord, Princeps Kaladin’e verilmek üzere gönderdiği hediyenin takibi için, High Spires efendisi Philius Silveroak’u ziyaretinden sadece birkaç gün önce gerçekleşir.

Anglenna Sunsear’ın o dönemdeki Arashkan ziyareti ve Efendi Philius ile aralarında geçenler için
bkz. Hikaye: A Bard’s Tale XIII, “Searing Perspective”

 

 

Seni tekrar görecek miyim, Darling?”, diye kedi gibi mırlar orta yaşlarındaki uzun bukleli sarışın kadın.

Daha tam olarak uyku uyuşukluğundan silkinememiş olan alımlı kadının gözleri hoş bir şekilde kayıktır ve üstünde, dağılmış, ince bir gecelik dışında pek de bir şey yoktur..

“Tabii ki, en güzelim!”, diye gülümseyerek karşılık verir, önündeki kadından en az on beş yaş daha genç olan yakışıklı çocuk.

“Eminim bunu beraber olduğun bütün kadınlara söylüyorsundur.”, der kadın, sesinde çok hafif bir hayıflanmayla.

“Sadece en güzellere..”, der genç adam.

Kadın, önünde sırıtarak duran yakışıklı gencin gözlerindeki samimiyeti görünce içi biraz olsun rahatlar..

..ve burkulur.

Gerçekte Felishia Fremier, Arashkan zenginleri ya da aristokratları arasında ne en genç olanıdır, ne de en güzeli. Yaşı otuzun üstündedir ve hayatı tam anlamıyla ve tamir edilemez bir şekilde kırıktır. Ama en azından ve bir geceliğine de olsa, şu anda olduğu gibi— girdiği pencereden çıkmakta olan genç onu, kendi kategorisinde bile ‘en’ güzel olarak görmüş, görmese de, bir yalan olarak bunu söyleme nezaketini göstermiştir.

Bu bile, yaşadıkları geceden daha kıymetlidir Felishia Fremier için.

..Neredeyse!

 

Darly Dor, pencerenin diğer tarafındaki hanımefendinin elini, tam bir centilmene yakışır şekilde öper.. ve kendisini üç katlı malikanenin camından yer çekimine bırakır ve gözden kaybolur.

 

✱ ✱ ✱

 

O kadına aşık olduğunu söylemeyeceksin, değil mi evlat?”

Darly, az önceki dramatik ayrılışından beri, yanındaki yaşlı hırsızla beraber sessizce yürümektedir.

Gün daha tam olarak doğmamıştır, dolayısıyla bölge şerifi, adamları ve daha da önemlisi diğer hırsızlardan emin bir şekilde loncaya, sırtlarındaki ‘kaldırılmış’ malları içeren çuvallarla yürümektedirler.

“Hayır”, der Darly. “Sadece..”

“O cümleyi bitirme istersen, evlat. Aslına bakılırsa hiç başlama bile.. O bir hedefti. Başka bir şey değil. Yaptığımız basit bir ticaretti, o kadar. O ‘bi şeyler’ aldı, bizde karşılığını tahsil ettik. Nokta.”, der yaşlı hırsız, genç adama.

“Biliyorum, efendim. Sadece, o kadını tanıyordum.. Eskiden. Eski hayatımda. İyi biriydi ama çok yanlış kişiye aşık oldu ve bu onu bitirdi. Kırdı!.. O zamandan beri yalnız. Hep yalnız ve acı içinde. Ve benim ona yaptığım, yıllar önce onu kıran, o şerefsiz piç kurusundan hiç de farklı olmadı.

 

Felishia hiçbir zaman çok da zeki bir kadın olmadı. Ama gündüzleri oturup beraber keyifle yemek yiyip muhabbet edebileceğin, yüzünde salak bir gülümseme, kolunda o kız, gezip tozabileceğin, geceleri usulca fısıldaşıp onun sıcacık kalbine sevgiyle sarılabileceğin ve mutlu, güzel bir gün yaşamış olarak yanında uyuyabileceğin, dürüst, samimi, içten, her şeye rağmen başkalarına karşı iyimser, kendisine uzanıp dokunmak için can attırtan ve buna da müsaade eden cinsten bir kadındı. Felishia Fremeir’in her zaman ve tamamen kendisine özel bir yer çekimini vardı. En güzeli de, asla senden o muhteşem gülümseyişini esirgemezdi.

 

Hayatımda, etrafı onunki kadar kalabalık olup da gerçekte onun kadar yalnız bir başkasıyla karşılaşmadım. O kız, o hergelenin ona yaptığını da, benim ona yaptığımı da hak etmiyordu..”, diye, sessizce ve kararmış bir yüzle yürümeye devam eder Darly.

“Bu yüzden sana o cümleye hiç başlama, demiştim.”, der yaşlı hırsız. “Ama içini rahat ettirecekse, o kadın hakkında yaptığın tarife bakılırsa gerçek bir hergele olman dışında, seninle o herif arasında çok büyük iki fark var.”

“Varsa da bunları ben göremiyorum, efendim.”, der Darly.

“Birincisi, senin menşeyin belli, dolayısıyla bir piçin kurusu değilsin..”, der yaşlı hırsız, sırtındaki ağır bohçadan dolayı yorulmuş ve nefes nefese kalmış bir şekilde.

Darly acı bir şekilde ‘fırk’lar.

“İkincisi neymiş?”

“O kadına hiç bir vaatte bulunmadın —bir gecelik eğlenti dışında.. Onu da yaptın.”, der adam. Sonra, “..Yaptın di mi? Bana çok mutlu gibi görünüyordu!”, diye sırıtır ihtiyar hırsız.

Darly’nin yüzü kızarır ama bir şey demez.

“Aferin sana. Bir erkek her zaman verdiği sözü tutmalı. Özellikle de kadınlara verdiği sözleri.”

 

✱ ✱ ✱

 

Felishia Fremier, dağıtılmış odaya öylece bakar.

Solmuş, kerpiç gibi bembeyaz olmuş yüzünde daha herhangi bir ifade oluşmamıştır. Gözleri, ne kadar dolap, ne kadar çekmece varsa açık.. ve boş duran oda da gezer. Neden sonra bulduğu ilk koltuğa, ruhu çekilmişçesine çöker..

Yüzünü ellerine gömer ve hüngür hüngür ağlamaya başlar.

“Neden? Neden bunu bana yaptın, Darling?”, diye inler.

“Çünkü ben basit bir hırsızım, yaşadığımız şey bir yalandı ve sende sadece aptal bir kızsın!”, diye bir monolog cevap verir kızın zihninde..

“Onlar High Woods’dan gelmeydi.. Princeps Kaladin’e verilmek üzere Ri’si adına High Lady Angrellen’in gönderdiği şahsi hediyelerdi!”, diye korku içinde titreyerek ağlar Felishia.

“Bunu bilmiyordum Felishia. Seni iyi hissettirecekse, özür dilerim.”, diye cevap verir, zihnindeki monolog.

“Beni öldürdün, Darling.”

“Bunu asla istemedim, Felishia.”

 

 

✱ ✱ ✱

 

 

Lanet olasıca kesiciler”, diye, yüzünde çirkin bir ifadeyle küfreder Darly Dor. “Ne zamandan beri Hırsızlar Loncasının kaldırması olduğunu bilmelerine rağmen bizden çalmaya kalkılıyor?! Bilmiyorlar mı, bu aradaki tüm anlaşmalara aykırı. Bir loncanın işine bir başka lonca karışmaz, müdahale etmez, musallat olmaz, onlardan çalmaya kalkmaz.. Eski, sokak çatışmalı günlere mi dönmek istiyorlar? Onlar iyi olabilir ama bizden çok daha fazla var!”

“Boşuna nefes tüketiyorsun, evlat.”, der yaşlı hırsız, yüzünde göstermemeye çalıştığı acı ifadesiyle.

Yaşlı hırsız kalçasına tuttuğu kanlı ve kirli bir bez parçasını, bir yandan üstüne ucuz rom dökerek sabitlemeye çalışmaktadır.

“Neden?”, diye huysuzca sorar Darly.

“Seni duyamazlar..”, diye acıyla buruşmuş bir sırıtışla cevap verir yaşlı hırsız.

Darly yaşlı hırsıza bakar. Neden sonra ‘hıf’layıp yaşlı adamın yanına gelir.

“Ver şunu!”, der ve yaşlı hırsızın elinden kanlı, pis paçavrayı alır.

“Senden çok şey öğrendim, yaşlı sansar. Ama yaralara nasıl müdahale edilir, asla bilmediğin bir şeydi.”, diye söylenir Darly.

“Bu sansar, yaşlı olacak kadar uzun yaşamayı başardı, evlat.”, diye cevabı yapıştırır, ihtiyar hırsız.

“Gel benimle. Seni revire götürelim. Şu pis romu da döküp durma yaranın üstüne. Bi bok işe yaramadığı gibi, yaranın iz bırakmasına sebep olacak.”, der Darly ve yaşlı hırsızı nazikçe kolundan tutup kapıya yönlendirir.

“Eminim kırışık kalçamdaki bir yara izini kimsenin fark edeceğini sanmıyorum.”, diye büzüşük bir şekilde kıkırdar.

“Öyle deme. Yaranın kendisini ‘Büyük Anne’ye’ nasıl açıklayacaksın, asıl sen onu düşün.”, diye sırıtır Darly.

“Bu çok acımsızcaydı, Darly.”, diye çelimsiz, cılız bir sesle cevap verir yaşlı hırsız.

Darly, yaşlı adamı götürmeden önce, manalı bir şekilde odadaki diğer hırsızlara bakar.

“Mallara dokunmayın. Bunlarda bir şey var. Ederleri Felishia’nın sahip olabileceğinden biraz fazla.. Çok daha fazla.”, diye kati bir şekilde talimat verir ve yaşlı efendisini revire götürmek üzere odadan ayrılır.

 

Aradan bir saat kadar geçmiştir.

Darly, yaşlı hırsızı revirdeki lonca hekiminin kirli ellerine bırakmış, o gece kaldırdıkları malları incelemek için geri dönmektedir.

Kapının önüne geldiğinde odanın biraz fazla sessiz olduğuna ayılır. Fark ettiği diğer şey ise, burnuna gelen pis, lağım kokusuna karışmış yarı pişmiş et kokusudur.

Genç hırsız, temkinli bir şekilde kapıyı aralar ve bir anda daha önce aldığı koku, muazzam bir katla ona çarpar.

Kokudan Darly’nin gözleri yaşarır ve içeride gördüğü şeyin ne olduğunu ilk anda algılayamaz. Algıladığında ise çok geç kalmıştır ve gördüğü şeyi hayatı boyunca asla zihninden silemeyecektir.

Odanın her yerine —yere, duvarlara, tavana— her yerine kanlı, yanmış, yolunmuş ve kopmuş kızıl insan parçaları yapışmıştır. Sanki odanın ortasında bir şey, muazzam bir şiddetle bir anda patlamış ve odadaki herkesi parçalamıştır. Ne var ki, odada bir patlama olduğuna dair hiçbir iz ya da yanık yoktur. Dahası, çaldıkları mallar tertemiz bir şekilde odanın ortasında durmaktadır.

Üzerinden sadece çok hafif bir şekilde tüten koyu bordo, mel’un duman olmasa bile bu katliamın mümessilini tahmin etmek çok da zor değildir.

Darly, arkasından gelen koşturmalara aldırmaksızın öylece odaya, parçalanmış cesetlere ve hepsinin ortasında sessizce duran ‘suçluya’ bakar.

Neden sonra, koşup gelen diğer hırsızların dehşet ve korku dolu çığlıklarıyla kendisine gelir. İstemsizce boğazına kadar gelen ekşi suyu yutkunur ve fısıldar.

“Neye bulaştın, Felishia?”

 

 

✱ ✱ ✱

 

 

Nereye gidiyorsun, evlat?”, diye tıslar yaşlı hırsız, Darly’nin kolunu tutarak.

“Onu uyarmalıyım!”, diye fısıldar Darly.

“Bu senin sorunun değil, evlat. Bırak peşini.. Burada ‘büyüklerin’ bir oyunu var ve bizim gibi küçük insanları ilgilendirmez!”, diye harlar yaşlı adam.

Odada olanları ve geride kalanları Hırsızlar Loncasındaki bütün hırsızlar görmüş ve dehşet içerisinde kalakalmışlardır.

“Felishia saraydaki sanat eserlerinden, antikalardan ve asilzadelere gelen hediyelerden sorumluydu. Sence o mel’un şey nereye gidiyordu sanıyorsun?”, diye kaşları çatılı bir şekilde sorar Darly.

“Bu bizleri ilgilendirmez, evlat. Bırak gitsin..”, diye ısrarını yineler yaşlı sansar.

“Sence o şey sarayda.. her ne yaptıysa, orada yapmış olsaydı bu bizi etkilemez miydi? Düşün ki bu Princeps’e gönderilmiş olsun ve içerde gördüğün, dokunmamaları söylenmiş olmalarına rağmen kurcalayan bir avuç salak değil de Princeps’in kendisi olsun.. Bunun için suçlu aramayacaklar mı? Sence, “Bu sizin yapacağınız türden bir iş değil, rahat olun!”, deyip bize dokunmayacaklarını mı sanıyorsun. Emin ol bir günah keçisi arayacaklar. Onu buluncaya kadar da bizden yüzlercesini asarlardı..”, diye haşin bir şekilde fısıldar genç adam.

Yaşlı hırsız bir süre sessizce durur.

Neden sonra, “Bazen çok düşündüğünü sana hiç söylemiş miydim?”, der ve Darly’nin kolunu bırakır.

“Müteaddit defa..”, der Darly.

“Git.. Git ve kurtar sevgilini.. Kimsenin seni görmediğinden de emin ol.”, der yaşlı hırsız, yılmış bir şekilde.

“O sevgilim değil..”, der Darly hafif alınmış bir şekilde. “Sadece sevdiğim birisi, o kadar.”

“Ben yaşlı bir ahmak olabilirim ama halk arasında ‘sevdiğin’ bir kadına ‘sevgili’ dendiğini unutmuş olacak kadar da yaşlı bir ahmak değilim.”, der ihtiyar hırsız.

Darly çok kısa bir an sırıtır. Sonra kaşlarını çatar ve kararlı bir şekilde Hırsızlar Loncasının en az bilinen ‘arka kapı’larından birinden, sevgili Felishia Fremier’i uyarmak için sıvışır..

 

 

✱ ✱ ✱

 

 

Kapı aralanır ve ardında yaşı biraz geçkin, hizmetli kıyafetleri içinde bir adam belirir. Adamın saçları kırlaşmış ve kısa kesimlidir. Koyu mavi gözlerinin kenarları, geride bırakılmış yılların etkisiyle kırışmış ve çatallanmıştır.

Hizmetli, anca araladığı kapının arkasından, Darly’ye, Darly’nin kıyafetlerine ve.. gençliğine bakar!

“Buyrun?”, der hafif soğuk bir şekilde.

“Ben..”, der Darly ve durur. Kendi içinden, ‘Ben ne?!’, diye geçirir..

‘Ben dün gece evin hanımını ayartıp sonra da evini soyan hayvanım!’

“Ben evin hanımının bir tanıdığıyım ve kendisiyle görüşmem gereken önemli bir husus var.”, der.

“Evin hanımı şu anda müsait değil ve kimseyi görmek istemiyor.”, diye soğuk bir şekilde cevap verir hizmetli.

“Lütfen. Konu önemli olmasaydı ısrar etmezdim.”, diye rica eder Darly

Kapının arkasındaki hizmetli tereddüte kalır ve kısa bir anlığına gözleri seyirir gibi olur.

“Bu mümkün de—”, diyerek kapıyı Darly’nin yüzüne kapatmaya kalkar ama genç hırsız keskin çevikliğini ortaya koyar;

Bir ayağını kapının arasına sıkıştırır, sonra da kapıyı aşırı güçle omuzlar ve bunu beklemeyen hizmetli geri düşer..

..ve düşerken Darly çizmesinden çektiği ince, uzun hançerini hizmetlinin gözüne sokar!

Hizmetlinin ağzından hayretle karışık bir acı çığlığı kaçar ama Darly işini yarım bırakmaktan hoşlanan biri değildir; hançeri hizmetlinin gözünden çıkartır ve üç hızlı hareketle adamın boğazına, kalbine ve karnına sokup çıkartır.

Hizmetli yere düşmeden ölmüştür!

..ve kapının arkasında sakladığı diğer elinde tuttuğu geniş ağızlı hançeri de, onunla beraber yere yuvarlanır.

“Seni adi kesici.. Bir hizmetli asla kapıyı yarım açmaz. Kapıya geleni de ya kovar, ya da efendisine bildirir. Kendisi düşünüp karar vermeye kalkmaz zira zenginler ve aristokratlar, kendi kafalarına göre davranan hizmetlilerden nefret ederler. Ayrıca bir aristokrat hizmetlisi saçlarını berberde kestirir, kavgada tutulup çekilemesin diye seninkisi gibi satırla kendisi kesmez.. Ve kapıyı açan hiçbir hizmetli ‘Buyrun.’ demez. ‘Buyrun efendim.’, der. Öğrenin bu ayrıntıları artık!”, der Darly kindar bir şekilde ölü kesiciye.

Sonra kapıyı kapatır ve yukarda karşılaşacağı şeyi bilmesine rağmen, malikanenin geniş merdivenlerine yönelir.

 

 

✱ ✱ ✱

 

 

Darly, yerde yatan, uzun bukleli sarı saçları her bir yana dağılmış kadına bakar.

Kadının göğsünde kesicinin geniş ağızlı hançeri ebadında bir yarık mevcuttur ve kadının kanı yarıktan hala sızmaktadır.

 

Darly yavaşça kadının yanına çömelir ve onu yerden kaldırıp kucağına çeker ve onun yüzüne bakar.

Kadının simasını seyrederken, dağılmış, uzun bukleli saçlarını düzeltir sonra da yanağına dokunur.

Kadının yanağı hala yumuşak ve..

..ılıktır.

 

Darly’nin içinde bir şeyler kırılır.

Kadının siması bulanıklaşır ve Darly’nin gırtlağından bir hıçkırık kaçar.

“Özür dilerim, Felishia.. Çok, çok özür dilerim..”, der kırık bir sesle.

“Üzülme, güzel Darling. En nihayetinde ben sadece basit, aptal bir kızdım ve yaşadığımız da bir yalandı ..”, diye bir monolog cevap verir Darly’nin zihninde..

“Senden çaldıklarımızın ne olduklarını ve kimin için olduklarını bilmiyordum. Seni uyarmak istedim ama geç kaldım..”, diye inler genç hırsız.

“Bunu bilemezdin ki, Darling.. Seni iyi hissettirecekse, iyi ki de çalmışsın. Farkında olmadan bir savaşı engellemiş oldun.. Bunun için aptal bir kızı kimse özlemez.”, diye cevap verir, zihnindeki monolog.

“Seni öldürttüm, sevgili Felishia..”

“Bunu asla istemedin, Darling.”

 

 


 

Darling; Sevgili/Sevgilim. Felishia Fremeir’in, adını bile bilmediği Darly’ye verdiği isim.


“Do nots w’rry thyself, mine quite beautiful Darling, f’r I was allweyes and m’re a foolish girl with an unhealthy desire f’r a warme heart and delusions of a devotious love.

I have died and nones shalt miss mine hand nor shall I be wont f’r mine tender embrace. But shall I miss thine wh’re I go, mine beautiful Darling, f’r I have lived but a mere night in this world.”

— from the letter Darly found, clutched in Felishia Fremeirs’ hand.

 

Bu olaydan sonra, ‘kaldırılmış’ malların imhası için odaya giren hırsızlar da feci bir şekilde can verince, büyük paralar karşılığına lonca bir büyücü tutar ancak o ve ondan sonra çağrılan papaz, işi kesin yapabileceğini iddia eden bir druid ve son olarak da işi yapması halinde serbest bırakılacağı garanti edilen bir paladin kanlı et yığınına dönüşünce, hırsızlar odayı mühürler. Odanın civarındaki koridorlar ve odalar boşaltılır ve bulabildikleri her tuzak, büyü, yığma kum torbası, tahta ve çiviyle onları da mühürlerler. Zamanla mühürlü yerler terk edilir ve unutulur.. Uzun aralıklarla mühürlü koridor ve odalardan ürpertici inlemeler, nahoş kokular eşliğinde sürünme sesleri ve mel’un, kahır dolu çığlıklar duyulur.

Bu duruma daha fazla dayanamayan hırsızlar yer değiştirmeye karar verir ve Darly Dor’un, kesicilerin iyi olduklarına, ancak hırsızların sayı olarak çok daha fazla oluşlarıyla ilgili söylemi bir kehanet kabilinde gerçekleşir; arkasında üç yüze yakın ceset bırakan büyük bir sokak, ardından da yer altında gerçekleşen kanlı, uzun çatışmalardan sonra Hırsızlar Loncası, Lanet Piçler olarak bilinen kesiciler loncasını yok eder ve onların merkezine taşınır. Arashkan’da yeni bir kesiciler loncasının ortaya çıkması neredeyse beş yıl alacaktır. Bu süre, Arashkan şehri tarihinde herhangi bir kasıtlı cinayet ya da suikastın gerçekleşmediği tek dönem olacaktır.

 


Hikayeye, hikayenin konusuna ve içeriğine uygun bulduğum için bu şarkıyı seçtim:

Indila, Dernière Danse

 

 

 
 

A Bard’s Tale I
“Darly Dor”

Timeline:

Bu hikaye, Darly Dor’un kısa geçmişini ve grup ile karşılaşmasından birkaç gün öncesine kadar başından geçen olayları kendi açısından anlatmaktadır.

 

 

Darly Dor, ilginç bir şekilde Bari Na-ammen’den, yıllar önce Arashkan şehrindeki High Spires’a yönetici olarak atanmış bir High Elf (yüksek elf) baba ve tanınmış, aristokratik bir ailenin kızı olan insan anneden olmadır.

Darly, varlıklı ailenin tek evlatlarıydı..

Darly’nin neden evden kaçtığına yada atıldığına dair bir çok rivayet vardır. Bunlardan biri, onun babası hakkında bazı nahoş şeyler öğrenmiş, daha da kötüsü, görmüş olduğuna dair ve bu sebepten dolayı kaçtığı, bir diğeri ise (ve daha olası olan sebep) ise;

 

Can Sıkıntısı + Paranın Fazlası + Kötü Arkadaşlar = Darly Dor!

 

Sebebi her ne idiyse, Darly’nin ayrılması annesinin kalbini kırmıştır. Yıllar sonra bile Darly, geçirdiği nadir yalnız gecelerde annesini bitiren sebep olarak hep kendisini suçlamış ve bundan dolayı da utanç duymuştur.

 

Gel zaman git zaman, Darly pazarcılardan çürük elma çalmaya kadar düşer ve birileri onu fark etmemiş olsa, muhtemelen bir lağım sıçanı olarak, genç yaşta ölüp gitmiş olurdu.

Küçükken bile ne denli yakışıklı ve eli hızlı olduğunu fark eden, Arashkan Hırsızlar Loncası üyesi ‘Yaşlı Sansar’ onu bulur ve ona kol-kanat gerer. Yaşlı Sansar, Darly’yi tekil anlamda özel bir eğitimlerden geçirir,ve onu ait olduğu eski aristokrasinin üzerine salar.

Darly kısa zamanda birçok genç (her zaman da o kadar genç olmayan) zengin bayanı, mücevherlerinden ve pahalı takımlarından eder..

20’li yaşlarna kadar, sadecede güzel yüzü ve bayanlarla ağzı iyi laf yapan biri değil, üstlerine pıçak ve kılıçla olduğu kadar,hırsızlığın bir çok başka alanlarında da kendini ispatlamayı başarır.

Darly, genç olması dolayısıyla Hırsızlar Loncasında üst kademelere ulaşmasına daha yıllar vardır, ancak prestiji hayli yüksektir. Nevarki Darly’nin gözü zaten o kadar da yükseklerde değildir.

Onun için hayat keyif ve kadınlardan ibarettir ve günlerini karnı tok ve umarsız bir şekilde geçirmeyi tercih eder.

Darly için ikinci düşüş beklenmedik bir açıdan gelir.

 

Yaklaşık iki, iki buçuk ay önce bağlı olduğu hırsızlar loncası, çok, ama çok nadir bir şekilde
olduğu anlardan birini yaşar; şehir dışından gelen bazı kesiciler, pahalı bir iş için kendileriyle iletişime geçer ve hırsızlar loncasından, söz konusu iş için çevik, becerikli ve sessiz bir hırsızı ‘ödünç’ isterler. İş, uzaklardaki bir kasabadan bir şeylerin alınması ve yerine bir başka paketin bırakılmasından ibarettir!

Darly olaydan haberdar olduğu andan itibaren hep, o kadar uzaktaki bir işin ta Arashkan Hırsızlar Loncasına gelinmesini biraz garip bulmuş olsada, Loncanın isimsiz lideri, muhtelif sebeplerden dolayı işi çoktan kabul etmiş ve Yaşlı Sansar vasıtasıyla da kendisine bildirilmiştir.

Bütün becerilerine rağmen, Darly, Loncanın kendisine olağan dışı bazı müsamahalar gösterdiğinin de farkındadır. Bu sebepten ötürü bu garip ‘iş’i kabul eder.

Lonca kodamanları ne düşünürse düşünsün, Yaşlı Sansar, Dary’liye ısrarla temkinli ve uyanık olması gerektiğini, ve işin içinde kendilerine söylenmeyen bazı şeylerin olabileceğini telkin eder.

Darly, yeni katıldığı grupta kendisine arkadaş bulamaz ve aramaz da zira grubun geri kalanı, hiç sevmediği kesicilerden oluşmaktadır.

 

Grup, Arashkan’dan ayrılır ve ana yolları takip etmez. Sessizce ve saklanarak önce kuzeye, sonra da doğuya yönelir ve geceleride ateşsiz, soğuk kamp kurarlar.

Yola çıkmadan önce Darly’ye anlatılan plan aslında çok basittir: Serenity Home diye bilinen bir kasabada yaşayan, Tinkerdome adında bir cüce mucitten, yapmış olduğu bir icadı çalınacak, ‘ödeme’ olarak da adamlardan ikisinin devamlı kolladığı, uzun silindirimsi ‘paket’ bırakılacaktı.

Bundan sonra ise seri bir şekilde kasabanın hemen kuzeyindeki ormana doğru kaçılacak ve bir hafta kadar düz kuzeye gidilecek, orada ikinci bir grupla buluşulacak ve iki grup birleşip kasabanın 10-15 gün kuzey, kuzey doğusundaki, Themalsar denen bir harabenin yakınlarında bekleyecek olan birine teslim edileceklerdi..

 

Darly, “Bu mu basit plan?”, diye geçirmişti içinden..

Hırsızlar Loncasının birden fazla kolu vardı; sokak çocukları, yan kesiciler, şantajcılar, Darly gibi, diğer hırsızların züppe ve pembenin alaycı bileşimi olan “züppemsiler”, dayakçılar ve fahişeler gibi..

..ve gruptakilerin hiç biri bu kollardan değildir.

 

Bir kaç yıl önce aralarında gerçekleşen ve son derece kanlı biten çatışmalar sonucunda Araşkanda herhangi bir kesici loncası kalmamıştı.
Bu sebepten dolayı bu yabancılara Darly bir türlü ısınamamıştı..

Darly kesicilerden nefret ederdi.

Onun bu nefreti, planda gördüğü saçmalıklar ve boşluklar, kafasında birçok sorunun da oluşmasına sebep olmuştu; neden bir şeyin çalınması için bu kadar çok adam tutulmuştu ki? Neden bir şeyin çalınması için bu kadar uzaktan adam tutulmuştu? Dahası, neden bir mucit için bu kadar kesici tutulmuştu? Ve her şey bir yana, neden çok daha yakındaki -o bölgeyi iyi bilen- ve çalınacak şey her ne ise, onu çalabilecek birileri bulunmamıştı? Madem iş basit bir hırsızlık işiydi, neden en baştan herhangi bir kesiciye ihtiyaç duyulmuştu? Ve bu Themalsar harabelerinde buluşma işi de neyin nesiydi?

“Hangi salak bi harabede buluşur ki?”, diye kara kara düşünür Darly.

..ve neden ‘devamlı izleniliyorum’ hissi gün be gün artıyordu?

Bu kadar kesicinin olduğu yerde Darly gibi bir hırsıza ne gibi bir ihtiyaç duyulabilir di ki?

“Belki de ince hırsızlık, yan kesicilik, tüy tuzak yada hassas bazı kilitlerin açılması için benim yeteneklerime ihtiyaç duyacaklardır.”, diye düşünürken, sebebini ancak söz konusu kasabaya gelince anlar Darly..

Şerefsizler bırakılacak paketi son anda ona taşıttırırlar!

 

Darly paketin şekli dışında ne olduğunu çıkaramaz.. şekli ve fevkalade ağır olduğu!

Darly ve kesiciler kasabaya, kasabayı çevreleyen odun duvarları aşarak girerler ve genç hırsız bir kaç şeyi o anda farkeder; dışarıdan basit gibi görünen kasaba aslında şaşılacak kadar düzenli ve temizdir. Evleri gelişi güzel, boş bulunan yerlere kurulmamış, belirli bir düzene göre inşa edilmiştir. Çoğu evin, güzel, mütevazi bir bahçesi vardır ve evlerin hepsinin duvarları temizdir ve iç açıcı renklerle boyanmıştır.. Darly kasaba hakkında bu ve bunun gibi birçok ayrıntıyı fark eder. Bunlardan kendisini ilgilendiren en önemli ayrıntı ise, bir kasabadan beklenmeyecek derecede de temkinli bir güvenliğinin oluşudur.

Kesiciler oldukça sessiz ilerlemelerine rağmen, dört farklı noktada bekçiler tarafından fark edilmişler, ancak herhangi bir alarm veremeden etkisiz hale getirilmişlerdi.

İşte bu noktada Darly, kendisiyle kesiciler arasındaki açık farkı anlar ve neden kesicilerden nefret ettiğini hatırlar; kendisi gibi bir hırsız için ‘etkisiz hale’ getirmenin anlamı, ağır, içinde kurşun tozu olan bir kese yada en kötüsü bir odunla muhatabını yere yıkıp bayıltmak anlamına gelirken, bir kesici için bu, muhatabının boğazını bir kulağından diğerine yarmak anlamına geldiğini görmesidir.

Darly tiksinti içerisinde ağır paketi hedefine doğru taşır.

Kasabanın diğer tarafında garip, üç katlı, kubbemsi binaya yaklaştıklarında kesiciler hiçbir nezaket ya da incelik örneği göstermeksizin, kapıdan içeri dalarlar ve kısa darp seslerinden sonra ellerinde paçavralara sarılmış bir şeyle tekrar dışarı çıkarlar – biri Darly’ye işaret eder ve paketi binanın içine götürüp oraya bırakmanı söyler.

Sonra hepsi geldikleri gibi kaçarlar..

..ve bunu oldukça adice bir şekilde, Darly’yi beklemeksizin yaparlar.

 

Darly üç katlı, kubbeli binadan çıkıp kasabaya girdikleri noktaya daha ulaşamadan, arkasından gün ışığı kadar göz kamaştırıcı bir parlama olur. Genç hırsızın arkası parlamaya dönük olmasına rağmen gözleri bir anlığına kör olur ve genç hırsız tökezler..

..ve belki de hayatını kurtaran şey de bu olur zira parlamanın ardından gerçekleşen patlamayla, üç katlı binanın kubbesi tamamen ve hiçbir ön uyarı olmaksızın yok olur!

Patlama o kadar şiddetle gerçekleşir ki, Darly tökezleyip yere doğru meyletmemiş olsa, muhteme patlamanın şiddetinin tam etkisiyle muhatap olmuş olacakken, sadece, sanki dev, görünmez bir el onu alır..

..ve iki sokak ilerideki bir bahçenin ortasına bırakır!

 

Darly’nin gözleri kıpraşır, kulakları çınlar bir halde yerden kalkar ve arkasına bakmadan titreyen bacakları üzerinde zorlukla kasaba duvarlarına doğru koşar. Oraya vardığında ise duvardan inmek için kullandıkları ip merdivenlerin çoktan çekilmiş olduğunu görür.

Genç hırsız belinden çektiği bıçakları kullanarak kendisini yukarı çekerken ister istemez söylenir.

 

“Sanki birileri beni arkada yem olarak bırakmak istiyor..!”

 

Darly duvarı aşıp aşağı kendisini bırakmadan önce bir defalığına mahsus, mahvettiği kasabaya ve marifetine bakar..

..ve kasabanın, üç katlı o kubbeli binanın etrafındaki evlerin tamamını yerle bir olmuş olarak görür. Arkada bıraktığı silindir şeklinde pakette her ne var idiyse, gökyüzüne doğru, dikine, yüksek basınçlı, yeşilimsi ve ürkütücü bir ateşin harlayarak hala geceyi aydınlattığını görür.

Genç hırsız gördüğü manzara karşısında ister istemez dona kalır.

O anda içine, bu olayın burada bitmeyeceğine, sonuçlarının tahmin bile edemeyeceği kadar büyük olacağına dair bir korku düşer.

Ve kendisini gecenin karanlığına salar..

 

Darly, kesicilerle birlikte ormanda olaysız bir şekilde günlerce yol alır, ancak içindeki “birileri bizi izliyor”, duygusunu bir türlü üstünden atamaz.

Yılların oluşturduğu hırsızlık alışkanlıkları onda bazı keskin hislerin ve duyuların oluşmasına sebep olmuştur ve geçmişte yaşadığı bir çok tehlike ona bu duygularını asla kulak ardı etmemesini öğretmiştir.

Yaktıkları kasabadan ayrılmaları üzerine ormanda geçirmekte oldukları bir gece, bu hisleri genç hırsızın hayatını bir defa daha kurtaracaktır..

Hayatında daha önce hiç görmediği, kocaman, vahşi görünümlü kalabalık bir grup yaratık, kamplarını basar ve kanlı, acımasız bir mücadele başlar.

Başta kesicilerle omuz omuza verip bu yaratıklarla çarpışsada, Darly gözünün ucundan bazılarının kaçtığını fark eder..

Kahramanca çatışıp dramatik bir şekilde hayatını verme olayı asla genç hırsızın olayı olmamıştır; Darly hiç düşünmeden ve hiç sektirmeden savaşan kesicileri terkeder ve savaştan kaçar!

 

Kaçan kesiciler, çaldıkları şey dışında yük oluşturabilecek üzerlerinde ne varsa atıp gizli ve saklı bir şekilde ormanda yollarına devam ederler.

Darly, en kötüsünü arkalarında bıraktığını umarken bir kaç gece sonra aynı yaratıklar grubun kampına ikinci bir baskın daha düzenlerler.

Ancak bu sefer Darly hazırlıklıdır.

Darly bu baskında hiç beklemeden ve anında ormana kaçar.

 

“Nasıl bir planlamadır bu? Başından beri bir bokluk vardı bu işin içinde..”, diye hırlar genç hırsız sessizce kaçarken.

Darly yeterince uzağa gidemeden, yerde can çekişen bir kesiciyle karşılaşır. Belliki adam yaralı bir şekilde kaçmaya çalışmış ancak kan kaybından olduğu yere kadar uzaklaşabilmiştir.

Yaralı kesici yattığı yerden Darly’ye sırt çantasını uzatır ve kırık, fokurtulu bir sesle “Kaç burdan züppemsi! Al bunu ve kaç.”, diye hırlar acı içerisinde. “Diğer grubu bul ve onlara olanları anlat..

Bu baskınlar tesadüf değildi.. Bunun arkasında–”, diye devam ederken gecenin karanlığından uğursuz bir uğultuyla koca bir mızrak iner ve kesicinin göğsüne saplanır.

Darly adamın uzattığı çantayı kaptığı gibi kaçar ve ölen kesicinin suratında oluşan hayret, korku, acı ve şaşkınlık ifadesiyle vakit harcamaz.

 

Genç adam bir züppemsidir ama aynı zamanda da bir hırsızdır ve ancak hayatının çoğunu tehlikeli işler yaparak geçirmiş olmanın verebileceği bir ‘kaşar’a da sahiptir.

Buna rağmen hayatının hiçbir anında bu kadar korktuğunu da hatırlamaz.

“Lanet olsun! Bu ne ya..! Ben zengin kızları ve kadınları tavlarım. Pıçağımı, ‘kim hedefi vuracak’ – kumarında çekerim.. Yıllar önce bi salak dışında da kimseye pıçak çekmişliğim yok! Lanet, salak, geri zekalı, kıçı kuruyasıca herifler! – neye bulaştırdınız beni?!”

Darly, bu kesicilerle haftalardır yollardadır ve her gün ormanda onlarla yol almış, onlarla gecelemiştir ancak tam o anda artık şehirde olmadığını, dünyanın zengin kadınları mücevherlerinden etmekle sınırlı olmadığını, hayatının bir anda sona erbileceğini, babasını çok da umursamasa da, annesini bir daha göremeye bileceğini anlayıverir!

Üstünde ne kadar o güne değin önemli sandığı fiyakalı ipek gömlekleri, kadife pelerinini, pahalı yüzük ve takılarını, tarak, traş seti ve güzel kokulu parfümlerini aceleyle kazdığı bir çukura gömer ve züppemsiliğini bir kenara atıp paslanmış hırsızlık becerilerini çıkartır ve hayatta kalmak için bildiği her tekniği kullanmaya başlar.

Günlerce ormanda kuzeye ilerler ama o “izlemiyorum” duygusu hala onu terk etmez bir türlü.

Bir ara geri durup ormanı izlemeye alır ve yeni bir sorunu olduğunu anlar. Peşinde artık sadece o vahşi yaratıklar yoktur. Bir grup insan, cüce ve en kötüsü, şöhretlerini hayal meyal duyduğu ve “ormanda bir izciden asla kaçamazsın” atasözünü hatırlatan, iki de izci kızdan oluşan karma bir
grubun, arkasında bıraktığı kırıntı izleri takip ettiğini öğrenir.

Darly, bitmek bilmeyen şanssızlığına lanet eder ve tekrar kaçmaya başlar. Bütün bu olanlarda olumlu olan tek şey, ardından kendisini takip eden grup temkinlidir ve onu geceleri takip etmemektedir.

Genç hırsız, gece gündüz kaçar ve bildiği her türlü “leke sökme” tekniğini kullanır ancak o lanet olasıca izci kızlardan bir türlü kurtulamaz..

 

“Lanet şeyler.. bari çirkin olsalardı!”, diye geçirir içinden ama bir yandan da izci kızları takdir etmekten de kendisini alamaz zira ikisi de genç, güzel, kendilerinden emin ve vazgeçmez bir nitelikle onu takip etmektedirler.

İşin aslı, Darly söz konusu kızlar olunca ayrıntıları tek bakışta fark etmesini iyi bilen biridir. Söz gelimi kızlardan biri ince belli, hafif çekik gözlü – muhtemelen senin gibi bir yarı-elf, öbürü ise uzun boylu, uzun bacaklı ve son derece atletiktir..

“Belkide saklanmaktan vazgeçip onları çapkınlığım ile etkim altına alabilirim.”, diye yorgunluğunu dağıtmaya çalışır ama gerçekte bunun bir hayal olduğunun da farkındadır zira o “güzel” kızların hedeflerini yüz yardalık bir mesafeden delik deşik ettiğine açık bir şekilde müşahade etmiştir.

Muhtemelen ve ancak genç hırsızın oklarla doldurulmuş cesedine vardıklarında “Ayy yazık oldu ya.. Pek de şirin bi şeymiş”, derler, diye homurdanır içinden.

Darly bir şekilde kendisini takip eden grupla arasındaki mesafeyi korumayı başarır. Günler sonra diğer grupla buluşma yerine vardığında, kendisini kimsenin beklemediğini görür.

Genç hırsız bir an panikle karışık bir hiddetle “Hepinizin canı cehenneme!” deyip, yola devam etmeyi ve bulunduğu ormandan, bulaştığı pislikten ve tercihen yaşadıkları krallıktan olabildiğince uzaklarda bir yerlere gitmeyi düşünür.

Nevarki Darly bir gerçeği çok iyi bilir; hırsızlar arasında en değerli şey, kendi aralarında verdikleri sözdür ve sözünü tutmayan bir hırsıza tutması için ikinci şans verilmediğidir.

Darky beklediği her saat, onu takip edenlerin yaklaştığını bilse de, yine de beklemeyi tercih eder.

Ve en sonunda beklemesi sonra erer. İki hırpani adam, paldır küldür Darly’nin bulunduğu yere yaklaşır.

Gelen iki acınası kesicinin halini gören Darly içinden, “Ne amatör tipler bunlar yaa.. Alnınızda hedef tahtasıyla gezin bari..”, diye geçirir zira adamların çıkardığı gürültü, ölümleri için açık birer davetiye gibidir..

Genç hırsız, bir grup beklerken karşısında sadece iki tane, fena halde hırpalanmış adamla karşılaşınca ister istemez içinde hissettiği korku daha da artar.

İki taraf da tanışıp hikayelerinizi paylaştıktan sonra genç hırsız, korkularının gerçekte ne kadar ‘az’ olduğuna ayılır çünkü onlardan öğrendikleri hiçte iç açıcı değildir.

Darly, iki kesicinin hikayesini dinledikten sonra öylece kalakalır. Sonra derin bir nefes alıp, “Durun bi doğru anlamışmıyım..”, der. “Sizlerlerin de buradan on beş gün mesafede, ormanın batısındaki bir orman elf köyünün yakınlarında yaşayan yaşlı bir druid’den birşey çalıp buraya gelmeniz gerekiyordu ve malı çalıp kaçmatkansa, yaşlı adamı öldürmeyi tercih ettiniz, öyle mi? Off yaa.. sizler tam olarak ne kadar geri zekalısınız?Kimse size “mal kaldırma” işinde adam öldürülmeyeceğini öğretmedi mi?”, diye horlayarak bakar iki kesiciye.

“Çalmak başka, öldürmek başka.. çalan adama yapılan muamele ve ceza ayrı, cinayetin muamele ve cezası ayrıdır. Birinde bi tomar dayak yersin ve bir süreliğine hapse atılırsın. Diğerinde ise iş ipte biter! Her şey bir yana, hırsızlık için gittiğin yerdekileri öldürmek profesyonelce değil!”

Darly midesinin bulandığını hisseder. Eğitimin bir parçası olarak, en seri ve en etkili bir şekilde nasıl can alınır bilse de, bu hiç sevmediği bir şeydir ve bu iki dangalakla baş başa kalmıştır.

Darly, kendilerinin kasabadan çaldığı şeyin içinde bulunduğu çantayı kesicilere verir ve Themalsar denen harabelere doğru yola koyulurlar..

“Hangi salak bi harabede takas için buluşur ki?”, diye geçirir içinden.

İki kesiciden biri kaçarken düşmüş ve çenesini kırmış, diğeri ise yarılmış alnını pis bir paçavrayla sarmıştır. Başı sarılı olan kesici, kısık, muallak bir sesle başlarından geçenleri anlatır;

“Yola çıktığımızda on altı kişiydik. Sorunsuz bir şekilde yaşlı druid’in olduğu yere ulaştık ve gece olmasını bekledik. Bize yaşlı adamın tehlikeli olabileceği söylenmişti, biz de işi garantiye almak için onu kestik ve ’emaneti’ aldık. Hepi top yıldırım çarpmış bir odundu.. Yaşlı adamı kestikten kısa bir süre sonra, bir gece aniden baskına uğradık. Hayatımda hiç görmediğim kadar büyük orklar ansızın daldılar aramaza ve bizleri kesmeye başladılar. O kadar ani oldu ki, ayağa kalkıp silahlarımızı çekinceye kadar yarımızdan fazlasını öldürmüşlerdi çoktan.. Biz kaçtık, onlar da peşimizden geldi. Kedi fare gibiydik ve biz hep fare olduk.. Yetmiyormuş gibi, bir şey daha takıldı peşimize. Ne olduğunu asla göremedik ama çok büyük ve çok sinsi bir şeydi.. Ve hepsi ne için? Yanık bir odun parçası içinmiş..”, diye acı bir şekilde ‘hıh’lar.

Darly bu noktada adamın söylediklerine hayret etmekten kendisini alamaz. Anlattığı yaratıklar kendilerine saldıranlarla aynı gibidir ama o da hayatında bu kadar büyük, vahşi, güçlü ork görmemiştir. Dahası, orklar küçük, kendilerine karşılık veremeyecek gruplara saldırmayı tercih eden yaratıklardır. Ama en önemlisi ise orklar zekalarıyla bilinen yaratıklar değildiler. Bu yaratıklar ise hem zeki, hem kurnaz, hem de fevkalade organize bir şekilde hareket edip saldırmışlardı..

Darly olaya bir de başka açıdan bakar. Evet, kendisi kesicilerden hiç haz etmesede, onlar hırsızlara göre silah eğitimleri çok daha kapsamlı olurdu ve her zaman tetikte olurlardı.

Kendisinin bile bir kesiciye kendisini farkettirmeden yaklaştığını, çok şanslı koşullar altında düşünebilirken, bu yaratıklar, on altı tane kesiciye baskın yapabilecek kadar onlara yaklaşabilmişlerdi..

Genç hırsız bu düşünceyi oldukça rahatsız edici bulur zira cüsselerine rağmen bu devasa orklar, nokta atışı yapar gibi her iki grubu da bulmuşlar ve hiç tereddüt etmeden saldırmışlar, kendileri neredeyse hiçbir zayiat vermeden otuzu aşkın kesiciyi parçalamışlardı.

İşin ürkütücü yanı, iki farklı grup, iki farklı şeyi çalmak için gönderilmişler ve çaldıktan kısa bir süre sonra ikisi de müteahhit defa baskına uğramışlardı.

Darly o güne kadar dünya politikalarıyla pek de de ilgilenmemiş olsada, son iki haftada yaşadıkları bas bas “BU TESADÜF OLAMAZ!” diye bağırıyordur. Defalarca bu orkların baskınlarına uğradıktan sonra ve arkalarından gelen izcili grubu ekemedikleri sürece bu ormandan kurtulamayacağını anlayan Darly, o anda temkini boş verip ivedilikle malları teslim edip olabildiğince uzaklarda bir yerlere yerleşmeye kadar verir.

İki kesici ve bir hırsız, günlerce ormanda koşup harabelere doğru ilerler. Yolda daha fazla bir şeyle karşılaşmadan, karşılaştıkları şeylerden ise çarpışmaktansa saklanmayı, sinmeyi ve sürünerek uzaklaşmayı tercih ederler. Aç, susuz ve pis içerisinde üç adam en sonunda ormandan çıkarlar.

Nevarki Darly, temkinlidir zira geçen son bir kaç haftada olan olaylardan ve bu olayların gelişiminden oldukça keskin iki sonuca varır; birincisi, birileri onlara fena halde ihanet etmiş ve satmıştır, ikincisi ise “Daha fazla birilerinin köpeklerine yem olmayacağım!”, diyerek bu işin makul bir ‘takas’ ile bitmeyeceğine olan kati inancıdır.

Bu düşünce genç hırsızın zihninde bir kere yer ettikten sonra bir daha da aklından çıkmaz. Darly, bu düşüncelerini hiç tanımadığı ve güvenmediği bu iki kesiciyle paylaşmaz ve kendisini her an kaçmaya hazırlar.

 

İki kesici, bir hırsız o gece ormanın dışında kamp yaparlar. Darly uyuyor numarası yapar ve geceyi uzandığı yerden temkinli bir bekleyişe geçirir. Darly’nin bu temkini onu bir daha kurtarır..

Gecenin derin saatlerinde, iki kesicinin ortasında aniden kara cüppeler içerisinde biri peydah olur ve genç hırsız “Lanet büyücüler!”, diyemeden cübbelinin elinden ard arda yıldırımlar çakar ve bir kesicinin göğsünde koca bir delik açılır, diğerinin ise sol kolu ve kafasının sol yanı bir anda kömür oluverir..

Göz açıp kapayıncaya kadar iki kesici de ölmüştür!

Karalar içindeki adam kesicileri yıldırımlarıyla yakarken Darly beklemez.

Darly battaniyesinin altından yuvarlanır ve sessiz adımlarla gecenin karanlığında kendisini kaybettirir..

Saatler sonra geri döndüğünde iki kesicinin de mutlak bir şekilde ölmüş olduklarını ve çaldıkları mallarında gitmiş olduğunu görür. Genç hırsız bütün başına gelenlere ve getirenlere lanet eder ve hışımla söylenir;

“İşte bu yüzden harabelerde buluşulur… Gelip seni seyircisiz gebertsinler diye!”

 

Aç, susuz ve takatsiz bir şekilde ormana bakar Darly ve bir durum değerlendirmesi yapar, sonra da bir karara varır.

Ya tekrar ormana girecek ve ardından gelenleri bir şekilde atlatmaya çalışacak ya da onlara teslim olacaktır..

Ama Darly bu iki seçeneği de değerlendirmez.

Bitkin adımlarını hızlandırarak lanetli Themalsar haraberine doğru koşmaya başlar.

Açlığının getirdiği kramplarla canı fena halde kakaolu kek, yanında da sıcak bir fincan çay çeker. Ama o, gece boyunca hiç durmadan harabelere doğru koşar ve karanlıkta eski Themalsar tapınağından kalma yıkıntıların arasında bulduğu ilk deliğe saklanır.

Darly ancak sabah olduğunda saklandığı deliğin gerçekte bir delik olmadığını, sadece tavanı çökmüş, duvarları da yıkılmış bir bina olduğunu görür. Dahası, binanın içinde de bir çeşit giriş olduğununa ayılır.

Genç hırsız, girişi takip edince aşağı doğru inen merdivenleri fark eder.

 

Genç züppemsi bir şeye kati olarak inanıyordur; o lanet izci kızlar onu buraya kadar takip edeceklerdir ve onun kasabalarına yaptıklarını düşünülecek olursa, kendisine çok ihtiyacı olan o çayı ısmarlamayacaklarıdır..

“Off.. Çay!”, diye hayıflanır içinden Darly.

“Şu anda sıcak bir çay için nelerimi vermezdim ki?”, diye düşünür ama o sıcak çay için verebileceği pek de bir şeyi yoktur artık.

 

Darly yolun sonunda olduğunu en sonunda anlar. Kaçacak pek de bir yeri kalmamıştır. Ya orklar onu yakalayacak, ya da lanet izci kızlar..

“Gökler adına! O iki vahşi, gözü dönmüş kızların bana neler yapacaklarını düşünmek bile istemiyorum.”, diye acıklı bir sesle söylenir.

Darly o anda bir daha şeyi anlar.

Onu kurtaracak şey, hırsız oluşuyla alakalı marifetleri değil, bir züppemsi oluşundan dolayı elinde barındırdığı ‘ikna’ kapasitesidir.

Darly Dor, uzun yıllar boyunca kadırdığı onca zengin kadınlar üzerine kullandığı teknikleri ve yöntemleri gözden geçirir ve neredeyse tamamını çöpe atar zira o yöntemlerin hiç birisinin o iki vahşi izcinin üzerinde etki edeceğini düşünemez zira kandırdığı kadınların neredeyse hepsi şımarık, yalnız, canları sıkılmış ve pohpohlanmış salak kadınlardı.

Bu kızlar ise fevkalade ciddi, haftalarca takip edişlerinden, işlerini hiçte savsaklamayan, hayatlarında muhtemelen hiç pohpohlanmamış kızlardır!

Darly, bir şekilde iki izciyi, kendisini öldürmelerine engel olsa bile bunun yeterli olmayacağının da farkındadır zira izcilerle beraber gelen diğerleri de vardır.

Belliki özgürlüğü ve bir fincan çay için Darly gelenlerin hepsini ikna etmesi gerekmektedir.
İçinden, kendisini takip eden diğerlerini hatırlamaya çalışır; pek de espriden anlamayan biri gibi görünen bir dwarf, hafif salak olduğunu düşündüğün bir gnome cüce, neredeyse o lanet orklar kadar iri bi adam, hiç gülümsemeyen bir şövalye hatun (lanet bi şövalyeleri eksikti, ellerinden ondan da var!) ve ortalıkta sinsi sinsi dolaşan o karanlık tip.. muhtemelen bi kesici!

“Lanet kesiciler!”, diye geçirir Darly içinden ve kalıntıların arasında bulduğu merdivenlerden sessizce aşağı iner..