Showing: 1 - 2 of 2 RESULTS

A Bard’s Tale XII
“Tinker This! – III – Finalé”

Timeline:

Bir gnome ve onun sorun çıkarma kapasitesi ve bela potansiyelini anlatan bir hikaye: Gnine Tinkerdome.

Arashkan şehrine vardıktan kısa bir süre sonra, beklenmedik bir şekilde kaçırılan Gnine, kendisini şehir arenasının altındaki zindanlarda, zincirlenmiş bir şekilde bulur.

Karanlıkta sabahın, sonrasında ise muhtemelen arenaya çıkmayı ve hayatı için tek başına mücadele vermeyi beklerken geçmişi ve o güne kadar yaptıklarını değerlendirir..

..zira ölümü beklerken yapacak başka bir şeyi yoktur.

Bu hikaye, Gnine Tinkerdome hikayeler serisinin üçüncüsü ve belki de hayatının sonuncusudur..

Hikaye,
A Bard’s Tale XII, “Tinker This! – II” den sonra yer alır.

 

 

Kaçma edepsiz büc—”

“Kes şunu artık!”, diye harlar Gnine kendi kendisine.

Karanlıkta oturduğu soğuk, pis zeminde dişlerini sıkar. Bileklerini dikenleriyle yolan büyülü prangalara rağmen ellerini yumruk yapar ve onları da sıkar.

Gnine hayatında birçok şey olmuştur..

Ne var ki, gerçekte iki şey bunlar arasında asla yer almamıştır;

Korkaklık ve bücürlük!

 

“Kendi kendine konuştuğunun farkındasın, değil mi?”, diye hafif hırıltılı, tok bir kadının sesi gelir karanlıkta.

“Evet, noolmuş?”, diye cevap verir Gnine.

“Bunu sadece delilerin yaptığını bildiğini umuyorum..”, diye gülüyormuş gibi bir ses tonuyla gelir kızın sesi.

“Hayır..”, der Gnine.

“Hayır?”

“Hayır.”, diye tekrarlar Gnine ama bu sefer sesi daha katidir.

 

İster sesli, ister sessiz, herkes kendi kendisine konuşur. Ya geçmiş diyalogların işimize gelen, rafine edilmiş versiyonlarını tekrarlarız, ya da gelecekte olabileceğini düşündüğümüz, ancak ve muhtemelen asla gerçekleşmeyecek konuşmaları canlandırırız.

..diye açıklar gnome.

Karanlıktan bir ‘fırk’lama sesi duyulur..

“Hiçbir şey seninle basit olmuyor, Efendi Tinkerdome. Seçeneklerin arasında bu yok sanırım!”, der kız.

“Ne diyebilirim ki? Ben basit biri değilim.. Olmak için de çaba sarf etmedim —ki bu da kendi içerisinde başlı başına bir ironi; çaba sarf ettiğiniz anda ‘basit’, zaten daha ‘karmaşık’ oluvermiş oluyor!”

“Sen hangisini canlandırıyorsun peki, geçmişi mi, geleceği mi?”, diye aynı, gülüyormuş izlenimi veren tonla sorar tok, cüretkar sesiyle kız.

Gnine, kızın mesleğine olmasa da, onun yüzü ve duruşundaki asî, gözüpek, küstah, cüretkar hatlarının kümülatif cazibesine hayran olmuştur.

Dahası, kızın kendisine özel, o keskin zarafetle çizilmiş yüz hatlarının aksine çıkan hırıltılı, gırtlaktan gelen, tok ve dolgun sesinin oluşturduğu tezat, Gnine’ı nedense büyülemiştir.

Sanki yüzler ve sesler dağıtılırken birileri bir yerde beklenmedik bir hata yapmış ve ona tamamen yanlış bir ses vermişler ancak farkında olmadan, belki de bir milyonda bir olabilecek bir karşımı da gerçekleştirmişler ve ortaya hiç kimsenin beklemediği bu yakıcı kombinasyon çıkmıştır.

Ortam farklı olmuş olsa, Gnine bu kızın sesini muhtemelen bir salak gibi sabahtan akşama kadar dinleyebileceğini düşünür.

Tek sorun; sabah neredeyse olmuştur ve akşamı da olmayacaktır!

..ve Gnine, geçmişini değiştiremeyeceğini bildiği için, onu tekrar yazmakla uğraşmaz. Sadece elinde bir fırsat olmuş olsa, yaptığı şey dolayısıyla özür dilemenin dışında bir isteği yoktur. Geleceği ise.. bir şekilde eline fırsat geçerse, yine özür dilemenin dışında da bir dileği yoktur.

 

✱ ✱ ✱

 

Bugün ne oluyoruz?”, diye sorar küçük, daha çok kocaman bir pamuk şekeri bulutunu andıran pembe saçlı şirin gnome.

 

“Bugün”, der küçük Gnine, “Berduş olacağız!”

“Umm.. Bir; Berduş ne? İki; Neden?!”, diye sorar minik kız.

“Sevgili Terrah Doodlebellz, berduşluk dünyanın en asil mesleğidir.. öyle ki, istediğin yere gider, istediğin şeyi yapar, istediğin gibi giyinir, istediğin yerde yatar, istediğin yerde kalkarsın..”, diye grant bir şekilde sırıtarak açıklar genç Gnine..

“Bana daha çok, izin verilen yere gider, bulduğunu giyer, bayıldığı yerde yatar, ayıldığı yerden kalkar, gibi geldi.”, der cıvıldayan sincap gibi sesiyle Terrah Doodlebellz.

 

✱ ✱ ✱

 

Bugün ne oluyoruz?”, diye sorar küçük, şirin gnome.

Kızın pembe, tüleri, saçma sapan saçları, muhtemelen annesinin zoruyla taranmaya çalışılmış, ancak sabahın erken saatleri olmasına rağmen daha şimdiden isyan belirtileri göstermektedir.

“Bugün”, der küçük Gnine, “Kelle Avcısı olacağız!”

“Umm.. Bir; Kelle Avcısı ne? İki; Neden?!”, diye sorar minik kız.

“Sevgili Terrah Doodlebellz, kelle avcılığı dünyanın en heyecanlı ve tehlikeli mesleğidir.. öyle ki, kanundan kaçmayı başarmış ne kadar çapulcu, ne kadar hain, ne kadar katil, ne kadar cani varsa, onların peşi—”, diye grant bir şekilde sırıtarak açıklarken genç Gnine, Terrah Doodlebellz araya girer ve..

“Peki ne kadar..?”, diye kıkırdayarak sorar.

Gnine hiç bozuntuya vermez.

“Du bi dakka, ona da geleceğim.. —peşine düşer ve onları adalete teslim eder. Yada kellesini getirir.. hangisi daha hafifse!”, diye tamamlar Gnine.

 

✱ ✱ ✱

 

“Sevgili Terrah Doodlebellz, bilesin ki izcilik dünyanın en keskin mesleğidir.. öyle ki, kötünün karşına ilk ve son çıkan her zaman onlar olur..”, diye grant sesle açıklar genç Gnine..

 

. . .

 

“..bilesin ki, sevgili Terrah Doodlebellz, avukatlık dünyanın en eğlenceli ve rezil mesleğidir.. öyle ki, herkes senden nefret eder, taki sana ihtiyaç duyuncaya kadar.. ve işeri bitince de kaldıkları yerden nefret etmeye devam ederler! En iyi yalanları onlar söyler, en büyük gözyaşları onlara aittir, ‘dram’ onlar için icat edilmiş bir kelimedir. Zırnık onur ya da şerefleri yoktur ama bunun da zaten hiçbir önemi yoktur zira paraya para demezler!”, diye grant bir şekilde açıklar genç Gnine..

 

. . .

 

“Sevgili Terrah Doodlebellz, bilesin ki çöpçülük dünyanın en mütevazi mesleğidir.. öyle ki, toplumun en pis işini yapar, en az parasını alır ve eşin de gerçekte senin bir yazar kasa memuru olduğunu sanır!”, diye açıklar Gnine..

 

. . .

 

“..Bilesin ki hırsızlık dünyanın en eski ikinci mesleğidir!.. öyle ki, icabında fakirlerden çalıp zenginlere verir, zenginlerden çalıp kendi cebine koyar..”, diye sırıtarak açıklar genç Gnine..

 

✱ ✱ ✱

 

 

 

Bugün ne oluyoruz?”, diye sorar küçük, şirin gnome.

Belli ki kız bugün annesi onu ele geçiremeden evden sıvışmayı başarmıştır zira bulutumsu saçları tam anlamıyla ivmesini almış da terminal hıza ulaşmış bir ayaklanmayı andırmaktadır!

Kız nedense bugün daha bi zıpzıptır ve bir türlü yerinde duramaz.

“Bugün”, der küçük Gnine, “İstihkam Eri olacağız!”

“Umm.. Bir; İstihkam Eri ne? İki; Neden?!”, diye sorar minik kız.

“Sevgili Terrah Doodlebellz, istihkam eri dünyanın en çılgın, en milimetrik ve en güvenilmez mesleğidir.. öyle ki, bir araya getirdiğin yanıcı kimyasallar, büyük ihtimal elinde patlar, elinde patmamazsa muhtemelen koyduğun yerde, sen yeterince uzaklaşamadan patlar—”, diye grant bir şekilde sırıtarak açıklarken genç Gnine, Terrah Doodlebellz araya girer..

“Gnine! Madencilerin barut fıçılarından birisini mi aşırdın yoksa..?!”, diye haykırır bir anda yüzünde dehşet ifadesi oluşmuş Terrah Doodlebellz.

Gnine’ın bir kaşı kalkar..

“Elbette. Ne sandın beni, içi boş bir fıçıyı mı ateşliyecektim?”, diye hafif alınmış bir ifadeyle cevap verir Gnine.

Terrah Doodlebellz, yüzünde korku dolu bir ifadeyle döner ve evine doğru koşmaya başlar..

..ama oraya yetişemez.

 

Yer altından, derinlerden bir yerden, davulun tek vurgusunu andıran bir ses gelir.

 

 

Ardından, muazzam bir harlamayla yer, ayağa kalkmaya çalışan dev bir gergedanın sırtındaymış gibi ağır çekim yükselir.. sonra da, üstündeki her şeyi beraberinde aşağı sürükleyerek çöker!

 

✱ ✱ ✱

 

Eveeet! En sonunda hatırlamak istemediğin anıyı hatırladın..”, der karanlıktan Lilly Venom.

“Neden bahsettiğin hakkında en ufak bir fikrim yok!”, der Gnine boğuk bir sesle.

“Hiç şüphesiz..!”, diye cevap verir imalı bir şekilde Venom. “Bana o küçük süprüntü hakkında verdiğin ukala konuşmadan sonra, sana anlayış gösteresim gelmiyor, Efendi Tinkerdome.”

 

Bana anlayış göstermene gerek yok, sevgili Lilly.. Aslına bakılırsa ihtiyacım da yok!”, der Gnine sakince. “Olan oldu.. Döndürülemez, geri getirilemez, değiştirilemez, eklenip çıkartılamaz, modifiye edilemez, kaynatıp kurutulamaz ve soğutulup dondurulamaz bir şekilde.. Ve geçmişte kaldı. Bu konuda anlayış gösterilmeye ihtiyacım olmadığı gibi, gösterilmesi gerektiğini de düşünmüyorum.

Uzaklardan bir yerden, çok cılız bir şekilde bir horozun ötüşü duyulur..

“Aferin sana. Sabahı etmeyi başardın.”, diye hicveder Venom.

“Son yemeği, son uykuya tercih ederdim zaten.”, der Gnine omuzlarını silkerek.

 

✱ ✱ ✱

 

Arenanın devasa, kalın parmaklıklı kapısı ağır bir ritüelle yükselir.

Tam bir gündür zifiri karanlıkta oturmuş olan cücenin gözleri, yükselen dev kapının ardından süzülen gün ışığı ile kamaşır. Ellerini gözlerine siper eder ve alışıncaya kadar gözlerini kırpıştırır.

Neden sonra arkasından hafif hırıltılı, cüretkar ve feminen bir fısıltı, “Yapmayı düşündüğün şeyi yapmaya kararlı mısın, Efendi Tinkerdome?”

Fısıltı, dışarıdan gelen kalabalığın heyecan dolu haykırışlarında neredeyse kaybolur.

“Evet..”, der Gnine.

Arenanın iki yüz altmış yardalık boyunun diğer tarafında bir başka demir parmaklıklı kapı daha yükselmektedir.

Kapının ardından, neredeyse dört metre boyunda, bir elinde bir şövalye-biçer, diğerinde ise iki buçuk metre uzunluğunda çıbanlı bir gürz olan iki kafalı bir dev belirir.

“..sanırım.”, der Gnine.

“Sen tahmin ettiğimden daha farklısın, Efendi Tinkerdome.”, der fısıltı.

“Teşekkür ederim.”, diye cevap verir Gnine.

“..ve ahmaksın!”, diye ekler Venom.

“Olabilir. Ama kimse bir Tinkerdome’u eğlencesi olarak kullanmayacak. Bu bir prensip meselesi.”, der Gnine kararlı bir sesle.

“Ne zamandan beri Nimbletyne Tinkerdome için prensipleri bu kadar önemli oldu?”, diye inanmaz bir sesle sorar Venom.

Gnine bir süre sessiz kalır.

Ancak uzun bir aralıktan sonra cevap verir.

“Göçükten beri ..”, der ve ekler;

“Ve Lilly.. Lütfen o kıza bir daha süprüntü deme!”

“Derdin bu mu şimdi?”, diye tıslar Venom.

“Az sonra çıkıp arenanın ortasında oturmam dışında yapacak başka bir şeyim yok.”, der Gnine. Karşılaşacağı dev yaratıktan dolayı yüzü çekilmiş cüce, çok kısa, düşünceli bir aradan sonra sessizce devam eder.

“Hayatımda en azından iki yanlışı düzeltme fırsatım oldu..”

“İlki neydi?”

“Themalsar!”

Lilly Venom olduğu yerde durur..

Kız, hiç beklemediği ancak çok önemli bir gerçeğin farkına varmış olmanın verdiği hışımla harlar;

“Nimbletyne Tinkerdome hiçbir zaman Themalsar’a gitmedi! KİMSİN SEN?

“Hiçbir zaman Nimbletyne Tinkerdome olduğumu söylemedim.”, der Gnine omuzlarını silkerek. “Kim olduğuma gelince, o da bu akşamın hikayesi olsun, sevgili Lilly..”, diye gülümser, yüzünde ironik bir ifadeyle.

Hayret içerisinde Gnine’a bakar Lilly Venom.

Gnine ‘Ninehundredandninetynine’ Tinkerdome arkasına bakmadan, “Çok öznel, özel ve özgün bir sesin var. Gitmeden bunu söylemek isterim.”, der.

Sonra sessizce geçmişe ve belki gerçekleşir umuduyla da geleceğe özür diler ve arena meydanına açılan devasa, parmaklıklı kapıdan çıkar.

 


Şövalye-biçer: İki-iki buçuk metre boyunda, gelen atlı şövalyeleri biçmek için kullanılan dev kılıç.

 

Çıbanlı gürz: Çividen çok küt çıbanları andıran, bir çeşit çıkıntılı gürz.

 

 

 
 

A Bard’s Tale XII
“Tinker This! – II”

Timeline:

Bir gnome ve onun sorun çıkarma kapasitesi ve bela potansiyelini anlatan bir hikaye: Gnine Tinkerdome.

Arashkan şehrine vardıktan kısa bir süre sonra, beklenmedik bir şekilde kaçırılan Gnine, kendisini şehir arenasının altındaki zindanlarda, zincirlenmiş bir şekilde bulur.

Karanlıkta sabahın, sonrasında ise muhtemelen arenaya çıkmayı ve hayatı için tek başına mücadele vermeyi beklerken geçmişi ve o güne kadar yaptıklarını değerlendirir..

..zira ölümü beklerken yapacak başka bir şeyi yoktur.

Bu hikaye, Gnine’ın hikayeler serisinin ikincisidir ve
A Bard’s Tale XII, “Tinker This! – I” den
hemen sonra yer alır.

 

 

Kaçma edepsiz bücür!”

Karanlık zindanın soğuk zemininde oturan Gnine, bu ifadeye ne kadar alışkın oluşunu bile, oldum olası sinir bozucu bulmuştur..

Birincisi, asla kendisinin bir bücür olduğunu düşünmemiştir ve kendisini bir bücür olarak görmemiştir.

Gnine bir bücür değil, bir gnome’dur.

‘Bücür’, küçük ‘insanlar’ için kullanılan bir tanımlamadır zira ve en nihayetinde bücür olmayan bir gnome yoktur, dolayısıyla bu, anlamsız ve biraz da düşüncesizce kullanılan bir ifadedir.

Gnine bu ifadeyi oldum olası PC bulmamıştır!

Gnine bir anda Anglenna’ya ‘sivri kulak’ diye hitab etmemesi gerektiğini, zira kategorik olarak bunun kendisi gibi bir gnome’a ‘bücür’ denmesinden pek de bir farkı olmadığına ayılır.

Genç gnome derin bir iç çeker. ‘Şu işe bak. Sefil bir zindanda ölümü bekliyorum ve ırksal hakaretler üzerine felsefe yapıyorum.. İşsizlik nelere kadir!’, diye düşünür.

 

✱ ✱ ✱

 

Sen kimsin?”, diye sorar genç gnome, önünde dikilip durmuş kıza.

Bu, genç Gnine’ın, annesini, babasını, altı erkek ve dokuz kız kardeşiyle yaşadıkları Tinker Hills’deki evlerine yeni komşu gelmiş gnome ailesinin on iki üyesinden birisiyle ilk karşılaşmasıdır.

“Benim adım Terrah..”, der küçük gnome kız sincap gibi bir sesle Gnine’a.

“Terrah Doodlebellz.”

Küçük kızın tüy gibi hafif, pamuk şekeri pembesi saçları,  saçma sapan bir şekilde her bir yana savrulmuştur. Çekik, iri, parlak silik-yeşil gözleri, daha çok bir düğmeyi andıran burnu, küçük, kırmızı ağzı, bir bebeğinkini andıran mini minnacık parmakları ve mütemadiyen nefes nefese kalmış, tiz sesiyle harika şirin bir yumağı andırmaktadır..

..ve Gnine’a altı atlı bir araba gibi çarpmıştır!

Gnine, kendisinden muhtemelen sadece iki yaş küçük olan bu fevkalade şirin yaratığa anında vurumuş ve öylece, alık alık ona baka kalmıştır.

“Sen.. çok şirinsin!”, diye ünler istemsizce.

Önünde duran küçük kız, pembenin muhteşem bir tonu ile minik, kedi-patisini andıran pabuçlarından tüy-saçlarının uçlarına kadar kızarır.

“Te.. Teşekkür ederim!”, diye fena halde utanmış bir şekilde afallar.

Muhtemelen ikisi de farkında değildir, ama o gün, ağzından kaçırdığı bu basit gibi görünen ifadeyle Gnine Tinkerdome da, Terrah Doolebellz de kalıcı bir arkadaş edinmiştir.

Gnine, ailesini ondan alan ve hayatını tamamen değiştiren göçükten sonra, en az annesi, babası, altı erkek ve dokuz kız kardeşi kadar Terrah Doodlebellz’i de özlemiştir zira göçük ile yıkılan evler arasında, onunkisi de mevcuttu..

 

✱ ✱ ✱

 

Uyumuyorsun!”, der hafif hırıltılı, tok, cüretkar bir kadın sesi karalığın içinden sessizce.

“Nereden biliyorsun uyumadığımı? Sen bir insansın. Karanlıkta görme özelliğin yok!”, diye söylenerek cevap verir Gnine.

“Sen de bir gnome’sun ve belli ki aklını kullanma özelliğin yok!”, diye cevap gelir.

“Neden yaa?”, diye yine söylenir Gnine alınmış bir şekilde.

“Bana cevap vererek, ilk söylediğimi tasdik etmiş oldun!”, diye ‘fırk’lar tok ses.

Gnine kaşlarını çatar ve buna verecek ‘muhteşem’ bir cevap düşünür ama tatmin edici bir şey gelmeyince yüzü kararır.

“Neden bir kesici olmayı seçtin?”, diye bir şey, bir anda frensizce bir şekilde ağzından kaçar.

Uzun bir süre, öldürdüğü adamın yerini almış kızdan bir ses çıkmaz.

Neden sonra kızın yüzü Gnine’ın dibinde belirir.

“Neden öğrenmek istiyorsun?”, diye sorar kız ona.

“Neden soruyorsun, neden öğrenmek istediği mi? Bu önemli mi?”, diye kendisi de sorar.

“Tabii önemli. Önemli olmasa sorar mıydım?”, diye hırlar kız ona.

“Ben nerden bilebilirim ki? Seni yeterince tanımıyorum.. Senin için neyin önemli olup olmadığını bilme ihtimalim nedir sence?”, diye cevap verir Gnine ama kızın cevabını beklemeden ekler; “Yaa bak.. sorulara soruyla cevap verme işini ertesi sabaha kadar yapabilirim ama bıçağı olan sensin. Neden bana senin kısmını söylemiyorsun? Ben de sana benim kısmını söyleyim. Sen cevabını almış olursun, bende hayatta kalmış olurum.. ironik bir şekilde!”, diye hicveder Gnine hafifçe, içinde bulunduğu duruma ithafen.

Kız derin bir nefes alır sonra burnundan soluyarak tıslar; “Çünkü nedenler her zaman önemlidir. Öldürmediğim nadir ‘müşterilerim’, doğru nedenlerinden ötürü hala hayattalar. Hayatta kalmaya devam etmeleri de doğru nedenlerin devamına bağlı olduğunu bilmelerinden kaynaklanıyor!”

“Ne yani, sen bir çeşit vicdan şerifliği mi yapıyorsun?”, der Gnine, şansını zorlayan bir üslupla.

“Benim vicdanım yok!.. Şimdi.. Nedenimi rica edeceğim!”, der kız tekrar burnundan soluyarak.

“Ben geçmişimde çok şey denedim. Bugün yaptığım işi yapıyor olmamın sebebi de bunların kümülatif sonuçları, sanırım..”, diye cevap verir Gnine. “Senin, yaptığın şeyi yapmana sebep olan sonuçları merak ettim.”

Venom bir süre önünde, zincire vurulmuş, soğuk taşların üstünde oturan cüceye bakar.

“Bu çenesi düşük halin, fabrika ayarın mı yoksa sadece ben özel miyim?”, diye sorar soğuk bir şekilde.

“İkisi de.., sanırım.”, diye hiç bekletmeden cevap verir cüce.

Venom’un gözleri kısılır.

“Hey.. Bana kızma.. Ben söylediklerimin arkasındayım.. ama konumuzun biraz dışına çıktık sanırım.”

“Benim geçmişim de çok şey deneme lüksüm olmadı. Ya bunu yapacaktım, ya da Madam’ın emrinde, hayatımı leş kokan hayvanların altında geçirecektim!”, der kız hırıltılı bir sesle.

“Evet.. *Öhöm!*.. Fazla bir şansın yokmuş, sanırım. Ama Terrah Doodlebellz’in dediği gibi; ‘Üçüncü seçenek, aramak istemediğimiz seçenektir!'”, der Gnine sessizce. Terrah’yı şu anda, şimdi hatırlamış olması ona dokunmuştur nedense.

“Hayatını tok geçirmiş biri gibi konuştun, cüce.”, diye hırlar Venom.

“Çocukken göçük altında geçirdiğim altı günü hesaba katmazsak, evet, genelde tok geçirdim hayatımı. Bu beni bir şekilde suçlu mu yapıyor? Ya da söylediklerimi kusurlu mu kılıyor?”, diye sorar Gnine, kıza.

Gnine, retorik sorusuna cevap beklemez ve devam eder.

“Tokluk ile haksızlık, açlık ile doğruluk arasında hiçbir alaka ve birbirini destekleyen bağ yoktur. Aç insanların, tok’ların yapmayı tercih ettikleri davranışları seyrederken, yaptıklarını, yapanların iradelerine değil, midelerine bağlamaları, anlaşılır olmakla beraber, kusurlu bir yaklaşım.. ve ironik!

..ve kötü bir bahane.”

“Bahane mi?”, diye sorar kız. Tinkerdome’dan aldığı bu açıklama, Venom’un beklentilerinin oldukça üzerindedir ve onu rahatsız etmiştir.

 

Evet. Aramak istemediğimiz üçüncü seçeneği aramamamız için bir bahane. Açlar, tokları, tok olmakla suçlar ve ana hedef ve sebep olarak da bunu onların tok oluşlarına bağlarlar. Asla bir başka sebep ya da seçenek aramazlar. Çoğunlukla da bir başka seçenek yok gibi görünür ama sayısız ‘sebepler’ hala oradadır. Tokluğun kendisinin gerçekte bir sebep değil, kümülatif bir sonuç oluşu gibi.. Bizim dar bakış açımızı istismar etmek isteyenler de, bize seçeneklerimizin sadece bize sunulmuş haliyle sınırlı olduğunu ikna etmeye çalışmaları gibi.. Söz gelimi, yarınki turnuvaya çıktığımızda, hiç dövüşmemeyi seçebiliriz. Ve karşımızdakileri de buna ikna edebilirsek sanırım ortalık yeterince karışmış olur.

..der Gnine, sanki en başta istediği ve planladığı buymuş gibi..

Venom ‘fırk’lar.

Ama bir an sonra pis zeminde sırıtarak oturan cücenin söylediklerinde samimi olduğunu görür ve öylece kalakalır.

“Bu.. kimsenin işine gelmez..”, der Venom sessizce.

“Benim hayatımdan bahsettiğimizi düşünürsek, burada, şu anda, düşüncesi gerçekte önemli olan tek kişi benim. Ama kimse zahmet edip de bana bir şey sormadığına göre, sanırım ben de onlara neyin işlerine gelip gelmeyeceğini sormayacağım!”, der Gnine umarsızca.

“Seni öldürürler.”, diye cevap verir Venom kati bir sesle.

Gnine omuzlarını silker ve bu hareketiyle bileklerine bağlı pranga ve zincirler istemsizce şıngırdar.

Şıngırtı, Gnine’ın söylediklerini, söyleyeceklerine bağlıyormuş gibi, manalı bir şekilde karanlık zindanda yankılanır.

“Bu, sevgili Lilly, zaten olacak!”